

Dr. John Dolittle

Archer Dolittle

Dr. Mark Weller

Calloway

Dr. Gene Reiss

Lisa

Dr. Fish

Maya

Charisse

Dr. Litvack
John Dolittle, çocukluğunda hayvanlarla iletişim kurabilen ancak bu yeteneğini babasının müdahalesiyle unutmuş başarılı bir doktordur. Harika bir kariyeri, mutlu bir ailesi ve konforlu bir yaşamı vardır. Ancak bir gece geçirdiği küçük bir trafik kazası, uyuyan bu yeteneğini aniden tetikler. Artık mahallesindeki köpeklerden mutfağındaki farelere kadar her canlının ne dediğini duymaya başlar. John, başlangıçta aklını kaçırdığını düşünse de gerçek çok geçmeden ortaya çıkar: O, hayvanların dilinden anlayan tek insandır.
Bu mucizevi yetenek, John’un hayatını bir kaosa sürükler. Hastalarıyla ilgilenmesi gerekirken evini dolduran hasta hayvanlar, ameliyat masasında depresif bir kaplan ve sürekli dert yanan bir kobay faresiyle uğraşmak zorunda kalır. Meslektaşları ve ailesi John'un akıl sağlığından şüphe etmeye başlar. Doctor Dolittle, bir adamın bu garip yeteneğiyle barışma sürecini, ailesine kendini kanıtlama çabasını ve doğayla yeniden bağ kurmasının samimi hikayesini konu alıyor.
Filmin kalbinde, komedi dünyasının efsane ismi Eddie Murphy yer alıyor. Murphy, başlangıçta yeteneğinden korkan, ardından onu kabullenen şaşkın doktor rolünde sergilediği performansla filmin enerjisini sürekli yukarıda tutuyor. Onun hayvanlarla olan doğal etkileşimi ve karakteristik yüz ifadeleri, bu yabancı film deneyimini eşsiz kılan temel unsur.
Filmin en büyük sürprizi ise hayvanları seslendiren dev kadrodur. Chris Rock, sarkastik tavırlarıyla Rodney isimli kobay faresine hayat verirken; Norm Macdonald sadık köpek Lucky’yi, Albert Brooks ise ameliyat edilmesi gereken kaplanı seslendiriyor. Oyuncuların seslendirme performansları, hayvanlara editoryal bir karakter derinliği kazandırarak onları sadece birer görsel efekt olmaktan çıkarıp filmin asıl kahramanlarına dönüştürüyor.
Yönetmen Betty Thomas, 1967 yapımı klasiği modern bir dille yeniden yorumlayarak 90'ların sonuna damga vuran bir aile filmi ortaya koymuş. Film, ileri teknoloji görsel efektler ve gerçek hayvanların kullanımı arasındaki dengeyi çok iyi kuruyor. Anlatım dili, çocukların ilgisini çekecek kadar renkli ve neşeli olsa da yetişkinler için de modern hayatın karmaşasına dair ince espriler barındırıyor. Filmin temposu, hayvanların yarattığı absürt durumlarla bir an bile düşmeden finale kadar başarıyla ilerliyor.
Hayvanseverler, çocuklarıyla birlikte kaliteli ve eğlenceli vakit geçirmek isteyen aileler için bu film tam bir biçilmiş kaftan. Eğer Eddie Murphy’nin o kendine has mizah tarzını seviyorsanız ve gündelik dertlerden uzaklaşıp saf bir eğlence arıyorsanız, Doctor Dolittle listenizde mutlaka yer almalı. Hem nostaljik bir tat arayanlar hem de hayvanların iç dünyasına dair komik bir bakış açısı merak edenler için harika bir komedi filmi seçeneği.
Filmi benzerlerinden ayıran en büyük fark, hayvanları sadece sevimli birer figür olarak değil, her birinin kendine has kişiliği, dertleri ve espri anlayışı olan bireyler olarak resmetmesidir. "Kendin olma" ve "özel yeteneklerini kucaklama" gibi alt metinleri başarıyla işleyen yapım, izleyiciye sadece kahkaha değil, aynı zamanda sıcak bir aidiyet hissi de aşılıyor. Eddie Murphy'nin altın çağındaki performanslarından birine tanıklık etmek için bile izlenmeye değer.
Kendini Kabul Etme: Toplumun "deli" demesine rağmen sahip olduğu yeteneği bir armağan olarak görme.
Doğa ve İnsan Bağı: İnsanoğlunun diğer canlılarla kurması gereken empati ve anlayış köprüsü.
Aile Bağları: Zor zamanlarda ailenin birbirine olan güveni ve desteği.
İletişim: Dinlemenin ve anlamanın sadece kelimelerle sınırlı olmadığı.
Bu tarz hayvanların konuştuğu veya merkezde olduğu eğlenceli yapımları sevdiyseniz, Babe veya Stuart Little (Küçük Stuart) filmlerine mutlaka göz atmalısınız. Ayrıca Eddie Murphy'nin yine fantastik unsurlarla süslü bir diğer başarısı olan Nutty Professor (Çatlak Profesör) de benzer bir editoryal tona sahiptir. Bu yapımlar, 90'lı yılların sonundaki o sıcak ve samimi macera filmi ruhunu başarıyla yansıtıyor.
Film, Hugh Lofting’in ünlü çocuk kitabı serisinden esinlenilerek beyazperdeye uyarlanmıştır.
Çekimler sırasında hem animatronik kuklalar hem de gerçek eğitimli hayvanlar kullanılmıştır; bu da sahnelerin gerçekçiliğini artırmıştır.
Film vizyona girdiği yıl o kadar büyük bir başarı elde etmiştir ki, sonrasında pek çok devam filmi ve yan hikaye çekilmiştir.
Evet, film genel izleyici kitlesine hitap eden, çocuklar için oldukça eğitici ve eğlenceli mesajlar içeren bir yapımdır.
Film evreninde John Dolittle gerçekten hayvanlarla konuşma yeteneğine sahiptir, ancak diğer insanlar bunu sadece hayvan sesleri olarak duymaktadır.
Eddie Murphy, özellikle hayvanlarla olan yakın temas sahnelerinin çoğunda bizzat yer almış, bazı zorlu aksiyon sahnelerinde ise profesyonel ekiplerden destek alınmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...