

Nicolas

Daniela

Teresa

Garrido

Victoria

Susi

Dra. Émilie Vermeiren

Dr. Raymond

Catalina

Taxista
Nicolas (Henry Golding), hayatının aşkı Daniela’yı (Beatrice Grannò) trajik bir kazada kaybettikten sonra derin bir yas sürecine girer. Hayata tutunmakta zorlanan Nicolas, çareyi henüz test aşamasında olan ve "bilinçli rüya görmeyi" sağlayan radikal bir klinik deneyde bulur. Bu teknoloji sayesinde Nicolas, uykuya daldığında Daniela ile kaldığı yerden devam edebileceği, her ayrıntısını kendi tasarladığı mükemmel bir dünya yaratır.
Ancak rüyalarındaki bu yapay cennet, zamanla Nicolas için gerçek dünyadan daha cazip hale gelmeye başlar. Daniela’yı rüyalarında "yaşatmak" için uyku süresini artırdıkça, zihni ile gerçeklik arasındaki bağ kopmaya yüz tutar. Film, "Sevdiğimiz birini geri getirme şansımız olsaydı, bunun bedeli ne olurdu?" sorusunu, romantizm ve melankoliyi teknolojik bir kabusla birleştirerek soruyor.
Duygusal Bilimkurgu: Eternal Sunshine of the Spotless Mind tadında, teknolojiyi insani duyguları ve acıyı irdelemek için bir araç olarak kullanan bir anlatım.
Henry Golding'in Performansı: Genelde romantik rollerle tanınan Golding, bu filmde yasın getirdiği çaresizliği ve saplantıyı büyük bir ustalıkla yansıtıyor.
Nacho Vigalondo Vizyonu: Timecrimes ve Colossal filmlerinden tanıdığımız yönetmen, yine alışılmadık bir fikri, görsel olarak çarpıcı ve zihin kurcalayan bir yapıya dönüştürüyor.
Gerçeklik vs. İllüzyon: Filmin görsel dili, Nicolas'ın rüyalarındaki canlı ve parlak dünya ile gerçek hayatın gri ve donuk atmosferi arasındaki zıtlığı etkileyici bir şekilde vurguluyor.
Derinlikli Hikâye Arayanlar İçin: Aşk, kayıp ve hafıza üzerine kafa yoran, felsefi altyapısı güçlü yapımlardan hoşlanıyorsanız.
Sıradışı Bilimkurgu Tutkunları: Uzay gemileri veya robotlar yerine, insan zihninin karmaşıklığını keşfeden bir bilimkurgu deneyimi için.
Görsel Bir Yolculuk: Rüyaların o akışkan ve sürreal atmosferini beyaz perdede görmek için.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...