
Suç, Dram, Gizem, Gerilim

Judge Costa Makantasis

Juez Beatriz Teller

Pablo Makantasis
Nicolás Makantasis

Ana Muro
Alejandro Makantasis

Francisco Muro

Yeti

Isabel Güemes

Mirta
Makarios ailesi, toplumun saygın bir kesimine mensup, dışarıdan bakıldığında sarsılmaz bağlara sahip bir ailedir. Ancak bir gün, iki trajik olay aileyi sarsar: Bir kadın yüksek bir binadan düşerek hayatını kaybederken, aynı gün ailenin babası olan yargıç Costa, ofisinde intihar etmiş halde bulunur. Soruşturma derinleştikçe, yargıcın üç oğlu da cinayeti işlediklerini itiraf ederler.
Genç ve kararlı yargıç Beatriz Cano, bu karmaşık davayı çözmekle görevlendirilir. Ancak ortada garip bir durum vardır: Üç kardeş de suçu üstlenmekte, ancak birbirlerini korumak için mi yoksa gerçek bir sırrı örtbas etmek için mi yalan söyledikleri bilinmemektedir. Olayın ardında, bir kadına duyulan ortak bir tutku ve babalarının karanlık siyasi geçmişi yatmaktadır. Bu suç gerilimi, izleyiciyi bir yandan adaletin peşinden sürüklerken diğer yandan bir ailenin çöküşünü hüzünlü bir tonda anlatıyor.
Filmin başrolünde, Arjantin sinemasının en karizmatik isimlerinden biri olan Leonardo Sbaraglia yer alıyor. Sbaraglia, kardeşlerden biri olarak sergilediği performansla hem suçluluk duygusunu hem de aile sadakatini izleyiciye iliklerine kadar hissettiriyor. Leticia Brédice, olayların merkezindeki gizemli kadın Ana rolünde, hikâyeye büyüleyici ve tekinsiz bir "femme fatale" havası katıyor.
Usta oyuncu Héctor Alterio, baba ve yargıç Costa rolünde, kısa sahnelerinde bile otorite ve gizem dolu bir imaj çiziyor. Yargıç Beatriz rolündeki Cecilia Roth ise, davanın içindeki duygusal boşlukları dolduran ve gerçeği arayan rasyonel sesi temsil ediyor. Bu güçlü kadro, filmi sadece bir polisiye olmaktan çıkarıp, her karakterin kendi vicdanıyla savaştığı bir psikolojik dram seviyesine taşıyor.
Yönetmen Marcelo Piñeyro, Arjantin sinemasının o kendine has, puslu ve melankolik atmosferini bu filmde zirveye taşımış. Film, doğrusal olmayan bir kurgu kullanarak izleyiciyi sürekli tahmin yürütmeye zorluyor. Geriye dönüşler (flashback) sayesinde karakterlerin birbirleriyle olan karmaşık ilişkileri ve ortak geçmişleri yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor. Sinematografi, Buenos Aires'in gri ve soğuk yüzünü, ailenin içindeki kasvetli havayla birleştirerek etkileyici bir görsel dil yaratıyor.
Sürpriz sonlu polisiye kurguları, aile trajedilerini ve Latin Amerika sinemasının derinlikli dramlarını seven izleyiciler bu yapımı kaçırmamalı. Eğer "Gözlerindeki Sır" (El Secreto de Sus Ojos) gibi hem siyasi hem de kişisel hesaplaşmaların olduğu suç dramaları ilginizi çekiyorsa, Cennetin Külleri size benzer bir tat sunacaktır. Ayrıca kardeşlik bağlarının ve adaletin sorgulandığı yapımları sevenler için de harika bir seçim.
Film, suçun sadece bir eylem değil, bazen bir koruma kalkanı olabileceğini savunuyor. Bir kadının hayatı üzerinden üç farklı erkeğin ve bir babanın dünyasına bakmak, aşkın nasıl bir yıkıma dönüşebileceğini görmemizi sağlıyor. Senaryonun zekice örülmüş yapısı ve oyunculukların doğallığı, filmi çekildiği dönemin en önemli Arjantin yapımlarından biri kılıyor.
Aile Sadakati: Kardeşlerin birbirlerini korumak için neleri feda edebileceği.
Aşk ve Kıskançlık: Tek bir kadına duyulan tutkunun bir aileyi nasıl parçalayabileceği.
Yozlaşmış Adalet: Bir yargıcın kendi evinde ve mahkemesinde karşı karşıya kaldığı ahlaki çelişkiler.
Gerçeğin Göreceliği: Herkesin kendi gerçeğini anlattığı bir dünyada masumiyetin ne anlama geldiği.
Bu filmin sunduğu gizemli ve hüzünlü suç atmosferini sevdiyseniz, bir başka Arjantin klasiği olan The Secret in Their Eyes (Gözlerindeki Sır) veya İspanyol sinemasının başarılı gerilimi The Invisible Guest (Görünmeyen Misafir) filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca bir aile dramı ve suçun kesiştiği Before the Devil Knows You're Dead, harika bir film önerisi olabilir.
Film, 1998 Goya Ödülleri'nde "En İyi Yabancı İspanyolca Film" ödülünü kazanmıştır.
Marcelo Piñeyro, bu yapımıyla uluslararası arenada büyük ses getirmiş ve Arjantin sinemasının 90'lardaki yükselişinin öncülerinden biri olmuştur.
Filmdeki "Cennet" metaforu, ailenin başlangıçtaki korunaklı ve ayrıcalıklı yaşamına bir göndermedir.
Filmin gizemi bu soru üzerine kurulu; ancak finalde ortaya çıkan gerçekler, suçun kimin işlediğinden çok, suçun neden üstlenildiğinin önemini vurguluyor.
Film orijinal olarak İspanyolca (Arjantin lehçesiyle) çekilmiştir ve Latin Amerika sinemasının karakteristik duygusal yoğunluğunu taşır.
Evet, baba karakterinin yargıç kimliği üzerinden Arjantin'in yakın tarihindeki siyasi yozlaşmalara ve "dokunulmazlar" sınıfına dair ince eleştiriler barındırır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...