

Agent Rupert Anderson

Agent Alan Ward

Mrs. Pell

Deputy Clinton Pell

Mayor Tilman

Sheriff Stuckey

Townley

Frank Bailey

Lester Cowens

Agent Monk
1964 yılında Mississippi'nin küçük bir kasabasında, sivil haklar için mücadele eden üç aktivist (biri siyah, ikisi beyaz) gizemli bir şekilde ortadan kaybolur. Olayı araştırmak üzere iki FBI ajanı bölgeye gönderilir:
Ajan Ward (Willem Dafoe): Genç, idealist ve kurallara harfiyen uyan, modern yöntemleri savunan bir hukuk adamı.
Ajan Anderson (Gene Hackman): Eski bir şerif olan, güneyin kurallarını ve insanlarını yakından tanıyan, sonuç almak için kuralları esnetmekten çekinmeyen tecrübeli bir kurt.
Kasaba halkı, yerel polis teşkilatı ve özellikle Ku Klux Klan (KKK) üyeleri, ajanların araştırmasını engellemek için her türlü şiddete ve baskıya başvurur. İki ajan, aralarındaki yöntem farklarını bir kenara bırakıp, bu nefret sarmalını çözmek ve adaleti sağlamak için tehlikeli bir mücadeleye girişirler.
Gene Hackman (Anderson): Kariyerinin en iyi performanslarından birini sergiliyor. Sert, bazen kurnaz ama özünde adil karakteriyle filmin duygusal ağırlığını taşıyor. (Bu rolle Oscar adayı olmuştur).
Willem Dafoe (Ward): Hackman'ın zıttı olarak, sakin ve disiplinli duruşuyla muazzam bir denge sağlıyor.
Frances McDormand: Kasabadaki şerif yardımcısının eşi rolünde, vicdanı ile korkusu arasında kalan kadını harika canlandırarak Oscar adaylığı kazanmıştır.
Görsel Etki: Film, ismine sadık kalarak, kundaklanan kiliselerin ve evlerin yarattığı o cehennemvari "yanma" hissini sinematografisine başarıyla yansıtır. (En İyi Sinematografi dalında Oscar kazanmıştır).
Atmosfer: Güneyin boğucu sıcağını, gerginliğini ve her an patlamaya hazır nefretini iliklerinize kadar hissedersiniz.
Eleştiri: Film çıktığı dönemde, siyahi kahramanları arka plana itip "beyaz kurtarıcı" formülünü kullandığı için eleştirilse de, dönemin atmosferini ve ırkçılığın vahşetini anlatma gücü tartışılmazdır.
Irkçılık, adalet ve toplumsal cesaret üzerine çekilmiş en etkileyici yabancı filmlerden biridir. R yaş sınırı, içerdiği yoğun şiddet sahneleri, kullanılan nefret dili ve rahatsız edici görseller nedeniyle oldukça yerindedir; ancak bilinçli bir izleyici için mutlaka görülmesi gereken bir yapımdır.
Ajan Anderson: "Seni o kadar çok nefretle dolduruyorlar ki, geri kalan her şeye yer kalmıyor."
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...