
Komedi, Dram

Danny Rose

Tina Vitale
Lou Canova

Sandy Baron
Corbett Monica

Jackie Gayle
Morty Gunty

Will Jordan

Jack Rollins

Howard Storm
Film, bir grup komedyenin New York’taki ünlü Carnegie Deli’de oturup birbirlerine efsanevi menajer Danny Rose hakkında hikâyeler anlatmasıyla başlar. Danny Rose, gösteri dünyasının "en dibindekilerin" menajeridir; tek bacaklı tap dansçıları, kör akrobatlar veya piyano çalan papağanlar gibi kimsenin yüzüne bakmadığı yeteneklerle çalışır. Danny için başarı, paradan ziyade sanatçısına duyduğu sarsılmaz sadakattir.
Danny’nin hayatı, yıllardır emek verdiği ve tam parlamak üzere olan nostaljik şarkıcı Lou Canova’nın kariyerini kurtarmaya çalışırken karışır. Lou, büyük bir konser öncesi metresi Tina’nın yanında olmasını ister. Danny, metresi konsere getirmekle görevlendirilir ancak işler planlandığı gibi gitmez. Tina’nın eski sevgilisi kıskanç bir mafya üyesidir ve Danny, kendisini bir anda mafyadan kaçarken bulur. Film, New York sokaklarında geçen bu kovalamacayı, Woody Allen’a özgü nevrotik mizah ve derin bir hüzünle harmanlar.
Filmin başrolünde, Danny Rose karakterine hayat veren Woody Allen yer alıyor. Allen, her zamanki telaşlı ve konuşkan personasını bu kez fedakâr ve iyi kalpli bir adam portresiyle birleştiriyor. Mia Farrow ise sarı peruğu, büyük güneş gözlükleri ve sert tavırlarıyla metres Tina rolünde tanınmaz bir haldedir. Farrow’un bu "sert mahalle kadını" performansı, kariyerinin en şaşırtıcı ve başarılı işlerinden biri olarak kabul edilir.
Lou Canova rolünde gerçek bir şarkıcı olan Nick Apollo Forte, performansıyla filme büyük bir otantiklik katar. Ayrıca filmde kendilerini oynayan gerçek Broadway komedyenleri, anlatılan hikâyeye belgeselvari bir samimiyet kazandırır. Oyuncuların her biri, gösteri dünyasının parıltılı olmayan, tozlu ve hüzünlü arka sokaklarını başarıyla temsil eder.
Woody Allen’ın hem yazıp hem yönettiği Broadway Danny Rose, siyah-beyaz sinematografisiyle 1940’ların ve 50’lerin New York atmosferine bir aşk mektubu niteliğindedir. Film, tipik bir komedi olmanın ötesinde, vefa ve nankörlük temalarını ustalıkla işler. Gordon Willis’in muazzam görüntü yönetimi, New York’un o dönemki ruhunu her karede hissettirir. Anlatım dili, bir masal ile bir fıkra arasında gidip gelirken, Danny Rose karakteri sinema tarihinin en "kaybeden ama onurlu" figürlerinden biri olarak hafızalara kazınır. Film, 1985 yılında En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo dallarında Oscar’a aday gösterilmiştir.
Woody Allen sinemasını sevenler, New York hikâyelerine bayılanlar ve gösteri dünyasının mutfağındaki trajikomik olayları merak edenler için bu film kaçırılmaması gereken bir yapımdır. Klasik komedi unsurları ile edebi bir derinliği birleştiren yapımlardan hoşlanıyorsanız, Broadway Danny Rose size hem kahkaha hem de hüzün vaat ediyor. Eğer karakter odaklı, siyah-beyaz estetiği güçlü bir platform filmi arıyorsanız, bu yapım doğru bir tercihtir.
Bu film, başarının sadece şöhret ve parayla ölçülemeyeceğini, dürüstlüğün ve dostluğun her şeyden daha kıymetli olduğunu hatırlattığı için izlenmelidir. Danny Rose’un "yeteneksiz" sanatçılarına gösterdiği şefkat, insan ruhunun nezaketine dair umut verici bir tablodur. Mia Farrow ve Woody Allen’ın ekran uyumu ve filmin finalindeki o buruk ama tatlı duygu, sinema severler için unutulmaz bir deneyim sunar.
Vefa ve Nankörlük: Danny’nin sanatçılarına olan bağlılığına karşılık, onların başarıyı bulunca Danny’yi terk etmeleri.
Sadakat: Tehlikeli durumlar karşısında bile dürüstlükten ödün vermeme çabası.
Şöhretin Bedeli: Gösteri dünyasının ışıltısı altındaki yalnızlık ve bencillik.
İyimserlik: Tüm talihsizliklere rağmen hayata ve insanlara küsmeyen bir karakterin portresi.
Bu filmin mizahını ve atmosferini beğendiyseniz, şu yapımlara da göz atabilirsiniz:
The Purple Rose of Cairo: Yine bir Woody Allen klasiği olan, gerçeklik ve sinema arasındaki çizgiyi işleyen hüzünlü bir komedi.
Manhattan: New York’un siyah-beyaz estetiğini ve karmaşık ilişkileri anlatan bir başka başyapıt.
The King of Comedy: Gösteri dünyasına ve şöhret tutkusuna daha karanlık bir pencereden bakan etkileyici bir dram filmi.
Filmdeki Carnegie Deli’de oturan komedyenlerin çoğu, gerçek hayatta da Woody Allen’ın arkadaşı olan ünlü stand-up sanatçılarıdır.
Mia Farrow, Tina rolüne o kadar iyi bürünmüştür ki, çekimler sırasında bazı New Yorklular onu gerçekten mafya bağlantılı bir kadın sanmıştır.
Film, Woody Allen’ın en sevdiği kendi yapımlarından biri olarak bilinir.
Woody Allen, 1950'lerin ve 60'ların nostaljik New York atmosferini ve komedyenlerin anlattığı hikâyelerin "eski zaman" tadını daha iyi yansıtmak için bu tercihi yapmıştır.
Karakter tamamen kurgusal olsa da, Woody Allen bu karakteri yaratırken kendi kariyerinin başlarında tanıdığı, küçük bütçeli ve fedakâr menajerlerden esinlenmiştir.
Orijinalinde bir sinema filmi olan yapım, günümüzde klasik film koleksiyonu sunan dijital platformlarda sıklıkla karşımıza çıkan bir "art-house" klasiğidir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...