
Komedi, Aksiyon, Macera

Bertie

Uschi

Mücke

Daniel

Klausi

Gunnar

Herr Werner

Eisverkäufer

Hauke

Leonie
1991 yapımı kült film Manta, Manta’dan tam otuz yıl sonra; hız tutkunu Bertie, Uschi ve Klausi yeniden bir arada. Ancak zaman, efsanevi yarışçı Bertie için pek de cömert davranmamıştır. Uschi ile yolları ayrılmış, o şaşaalı yarış günleri geride kalmış ve Bertie mütevazı bir araba tamircisi ile go-kart pisti işleterek hayatını sürdürmeye çalışmaktadır. Ne var ki, ekonomik kriz kapıya dayanır; bankaya olan borçları nedeniyle tüm mülkünü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalan Bertie, büyük bir paniğe kapılır.
Tam her şeyin bittiğini düşündüğü anda, Bilster Berg'de düzenlenen ve devasa bir para ödülü vaat eden büyük yarışı öğrenir. Bu yarış, sadece finansal sorunlarını çözmek için bir anahtar değil, aynı zamanda babasının izinden gitmek isteyen oğlu Daniel’a kendini kanıtlama fırsatıdır. Bertie’nin tek bir seçeneği vardır: Manta günlerinden kalma emektar Opel'ini bir ay içinde gerçek bir rokete dönüştürmek. Ancak eski karısı Uschi'nin, oğullarına bakması için aniden hayatına dahil olmasıyla, garajdaki işler pistteki yarıştan çok daha karmaşık bir hal alacaktır.
Filmin hem yönetmenliğini üstlenen hem de başrolünde yer alan Til Schweiger, Bertie karakterine kattığı olgun ama hala çocuksu ruhla hikayeyi sürüklüyor. Schweiger’in gerçek hayattaki kızı Luna Schweiger’in kadroda yer alması, filmdeki aile dinamiklerine samimi bir hava katıyor. Tina Ruland ve Michael Kessler gibi orijinal kadronun sevilen isimlerinin geri dönmesi ise nostalji dozunu zirveye taşıyor. Tim Oliver Schultz, babasının gölgesinde kendi yolunu çizmeye çalışan Daniel rolünde, genç kuşağın hız tutkusunu başarıyla temsil ediyor.
Til Schweiger, bu devam filminde hem nostalji meraklılarını hem de yeni nesil aksiyon severleri aynı paydada buluşturmayı başarıyor. 2 saatlik süresine rağmen film, dinamik kurgusu ve Opel Manta sahneleriyle temposunu koruyor. Yönetmenlik dili, 90’ların ruhunu modern sinema teknikleriyle harmanlayarak ortaya renkli ve sıcak bir atmosfer çıkarıyor. Araba sahnelerindeki ses tasarımı ve yarış sekansları, motor tutkunlarını heyecanlandıracak bir gerçekçilik sunuyor.
Hız tutkusuyla yanıp tutuşan, klasik araba modifikasyonlarına ilgi duyan ve 90'ların o kendine has atmosferini özleyen herkes bu filmi izlemeli. Hem kahkaha dolu anlar barındırması hem de baba-oğul çatışmasına odaklanmasıyla tam bir komedi ve aile seyirliği sunuyor. Eğer "Hızlı ve Öfkeli"nin daha samimi, Avrupalı ve mizah dolu bir versiyonunu arıyorsanız, Bertie’nin bu geri dönüş hikayesi tam size göre.
Bas Gaza Bas, sadece bir yarış filmi değil; aynı zamanda hayallerden vazgeçmemek ve aile bağlarını onarmak üzerine kurulu bir hikaye. Filmi benzerlerinden ayıran yönü, Opel Manta gibi bir otomobil ikonunu merkeze alarak bir alt kültürü selamlamasıdır. Til Schweiger’in karakteristik anlatımıyla birleşen bu sinema tecrübesi, izleyiciye hem adrenalin hem de sıcak bir tebessüm vaat ediyor.
İkinci Şanslar: Hayatın son demlerinde bile her şeyi düzeltmek için bir fırsatın olduğu.
Baba-Oğul Çatışması: Kuşaklar arası anlayış ve ortak bir tutku etrafında birleşme.
Otomobil Kültürü: Eski araçlara duyulan sadakat ve modifikasyon sanatının heyecanı.
Mali Direniş: Ekonomik zorluklara karşı yaratıcı ve cesur çözümler üretme çabası.
Efsaneleşmiş araba serüvenlerini seviyorsanız, bu filmin atası olan 1991 yapımı Manta, Manta’yı kesinlikle izlemelisiniz. Ayrıca benzer bir yarış atmosferi ve aile draması için Ford v Ferrari (Asfaltın Kralları) veya daha hafif ve eğlenceli bir ton arayanlar için Taxi serisi bu yapımla benzer keyifleri sunacaktır.
Orijinal ismi Manta Manta - Zwoter Teil olan film, Almanya'da vizyona girdiğinde büyük bir merakla karşılandı çünkü ilk film üzerinden tam 32 yıl geçmişti. Çekimlerde kullanılan Opel Manta araçları, orijinal modele sadık kalınarak film için özel olarak modifiye edildi. Til Schweiger, filmin senaryosunu yazarken hem ilk filmin hayranlarını tatmin etmeye hem de modern yarış dünyasına güncel eleştiriler getirmeye özen gösterdi.
Hayır, hikaye kendi içinde bütünlük taşıyor ancak ilk filmdeki karakterlerin geçmişine dair yapılan göndermeleri anlamak seyir keyfini kesinlikle artırıyor.
Evet, filmin büyük bir kısmı Bilster Berg gibi profesyonel yarış pistlerinde ve otomobil tutkunlarının uğrak noktası olan gerçek mekanlarda çekilmiştir.
Filmin ana gerilimi de tam burada yatıyor; teknolojik olarak çok daha üstün rakiplere karşı, bir ay içinde "rokete" dönüştürülen emektar bir Opel'in mücadelesi izleyiciyi sona kadar meraklandırıyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...