
İkinci film, izleyiciyi 1915 yılının o amansız günlerine, Gelibolu'nun barut kokulu siperlerine götürür. Yarbay Mustafa Kemal (Aras Bulut İynemli), "Size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum" sözüyle tarihin akışını değiştirirken; film, onun bu askeri başarılarının ardındaki stratejik zekayı ve omuzlarındaki ağır sorumluluğu odağına alır.
Film sadece savaş meydanlarını değil, aynı zamanda mütareke altındaki İstanbul’un karanlık günlerini de anlatır. İşgal altındaki payitahtta, her şeyin bittiği sanılan bir anda Mustafa Kemal’in "Geldikleri gibi giderler" diyerek Anadolu’ya yönelişi ve 19 Mayıs 1919 sabahı Samsun'da başlattığı o büyük yürüyüş, epik bir finalle taçlanır. Bu, bir imparatorluk subayının, bir milletin umudu haline gelişinin hikâyesidir.
Aras Bulut İynemli'nin Dönüşümü: İynemli, Mustafa Kemal'in Çanakkale'deki otoriter komutan duruşu ile İstanbul'daki düşünceli ve stratejik deha arasındaki geçişleri ustalıkla sergiliyor.
Savaş Sahneleri: Türk sinema tarihinde şimdiye kadar çekilmiş en gerçekçi ve görkemli Çanakkale savaşı sahnelerinden bazılarına ev sahipliği yapıyor.
İnsani Derinlik: Atatürk sadece bir "heykel" olarak değil; arkadaşlarıyla tartışan, annesine hasret duyan, memleketin hali için uykuları kaçan gerçek bir insan olarak tasvir ediliyor.
Tarihi Kadro: Enver Paşa (Sarp Akkaya), Zübeyde Hanım (Songül Öden) ve Madame Corinne gibi tarihi şahsiyetlerin Mustafa Kemal’in hayatındaki rolleri, hikâyeyi zenginleştiren diğer temel unsurlar.
Tarihi Destan: Bir ulusun kaderinin nasıl değiştiğini, en zorlu dönemeçlerden nasıl geçildiğini anlamak için.
Cumhuriyet'in 100. Yılına Saygı Duruşu: Türkiye'nin modern tarihinin başlangıç noktasına, dünya standartlarında bir sinematografiyle tanıklık etmek için.
İlham Verici Bir Yolculuk: "Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır" sözünün canlı bir kanıtını izlemek için.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...