

The Prime Minister

Harry

Karen

Daniel

Natalie

Jamie Bennett

Billy Mack

Sarah
Aurelia

Mark
Noel’e beş hafta kala Londra’da başlayan hikaye, birbirinden farklı hayatlar yaşayan bir grup insanın aşkla olan imtihanını merkezine alıyor. Yeni seçilen İngiliz Başbakanı'nın (Hugh Grant) çalışanlarından birine aşık olması, karısını yeni kaybetmiş bir babanın üvey oğluyla bağ kurma çabası ve dili diline uymayan bir yazarın Portekizli bir kadına gönlünü kaptırması gibi iç içe geçmiş on farklı öykü anlatılıyor. Her bir karakter, hayatın karmaşası içinde sevginin farklı bir yüzüyle karşılaşıyor.
Film, aşkın sadece romantizmden ibaret olmadığını; dostluk, aile bağları ve bazen de hüzünlü vedalar içerdiğini kanıtlıyor. Noel arifesi yaklaştıkça bu bağımsız gibi görünen hayatlar, beklenmedik noktalarda birbirine teğet geçmeye başlıyor. Heathrow Havalimanı’ndaki o meşhur kavuşma sahneleriyle açılan yapım, izleyiciye "aşkın aslında her yerde" olduğu mesajını vererek kalpleri ısıtan bir finale doğru ilerliyor.
Sinema tarihinin en zengin kadrolarından birine sahip olan filmde Hugh Grant, karizmatik ve dans etmeyi seven Başbakan rolüyle ışıldıyor. Emma Thompson ve Alan Rickman, evliliklerindeki sadakat sınavıyla filmin en hüzünlü ve gerçekçi performanslarını sergiliyorlar. Bill Nighy ise gözden düşmüş eski bir rock yıldızı olan Billy Mack karakteriyle hikayeye muazzam bir mizah katıyor.
Kadroda ayrıca Liam Neeson, Colin Firth, Keira Knightley ve o dönem henüz çok genç olan Thomas Brodie-Sangster gibi dev isimler yer alıyor. Her bir oyuncu, kısıtlı süresine rağmen karakterinin duygusal derinliğini izleyiciye geçirmeyi başarıyor. Özellikle Andrew Lincoln’ün kartonlarla aşkını ilan ettiği sahne, romantik sinemanın en ikonik anlarından biri olarak kabul ediliyor.
Richard Curtis’in yönetmenliğini üstlendiği Love Actually, romantik komedi türünün modern zamanlardaki en başarılı temsilcisidir. Filmin en büyük gücü, çok karakterli yapısına rağmen izleyiciyi yormadan her hikayeye ortak edebilmesidir. Duygusallığın dozunu çok iyi ayarlayan yapım, yer yer kahkahalar attırırken yer yer de gözyaşlarına boğabiliyor.
Filmin müzikleri ve Londra’nın büyüleyici Noel atmosferi, hikayenin sıcaklığını pekiştiren unsurlar arasında yer alıyor. Yönetmenlik dili, hayatın içindeki o küçük tesadüfleri ve mucizeleri abartısız ama etkileyici bir şekilde sunuyor. Bu yapım, sadece bir film değil, her yıl Noel zamanı yeniden izlenen bir gelenek haline gelmiştir.
Hayata dair umudunu tazelemek isteyen, aşkın iyileştirici gücüne inanan herkes bu filmi izlemelidir. Hem hüzünlü hem neşeli anlar barındırdığı için bir aile filmi olarak da tercih edilebilir; ancak bazı hikayelerdeki yetişkin temaları nedeniyle ebeveyn kontrolü önerilir. Romantik türün meraklıları için bu film, türün ders niteliğindeki zirve noktasıdır.
Love Actually’yi izlemek için en büyük neden, hayattaki karmaşanın içinde sevginin hala en güçlü motivasyon kaynağı olduğunu hissetmektir. Film, aşkın sadece gençlere veya kusursuz hayatlara özgü olmadığını; yaşlılara, çocuklara, dertlilere ve hatta başbakanlara bile uğradığını samimiyetle anlatır. Birbirinden farklı hayatların nasıl birleştiğini görmek, izleyiciye benzersiz bir huzur verir.
Sevginin Evrenselliği: Aşkın sınır, dil ve statü tanımadığı gerçeği.
İletişim ve Cesaret: Duyguları dile getirmenin ve risk almanın önemi.
Noel Ruhu: Paylaşmanın, affetmenin ve bir arada olmanın kutsanması.
Fedakarlık: Başkalarının mutluluğu için kendi duygularını dizginleyebilme becerisi.
Bu tarz çok karakterli ve iç içe geçmiş hikayelerden keyif alıyorsanız, yine benzer bir kurguyla hazırlanan Valentine's Day veya New Year's Eve filmlerine göz atabilirsiniz. Daha İngiliz mizahı odaklı bir romantizm arıyorsanız, yönetmen Richard Curtis'in bir diğer harikası olan About Time veya klasikleşmiş Notting Hill filmi harika birer benzeri film seçeneği olacaktır.
Filmin açılışındaki havalimanı sahneleri gizli kameralarla çekilen gerçek insan kavuşmalarıdır; prodüksiyon ekibi daha sonra bu kişilerden kullanım izni almıştır.
Hugh Grant, meşhur dans sahnesini çekmekten o kadar nefret etmiştir ki çekimleri son güne kadar erteletmiştir.
Filmdeki "kartonla ilan-ı aşk" sahnesi, aslında yönetmen Richard Curtis’in kendi hayatındaki bir anıdan esinlenilmiştir.
Film aslında 2003 yılında vizyona girmiştir; ancak dünya genelindeki popülaritesi ve televizyon gösterimleriyle 2008 ve sonrasında bir "modern klasik" olarak her dönem izlenmeye devam etmiştir.
Hayır, film gerçek hayatı yansıttığı için bazı hikayeler hüzünlü veda veya kabullenişlerle sonuçlanmaktadır, bu da filme derinlik kazandırır.
Filmin neredeyse tamamı Londra'da çekilmiştir. Heathrow Havalimanı, Somerset House ve Notting Hill gibi şehrin ikonik mekanları filmde geniş yer tutar.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...