

Harry Pfarrer

Linda Litzke

Chad Feldheimer

Osborne Cox

Katie Cox

Ted

Sandy Pfarrer

CIA Officer

CIA Superior

Krapotkin
CIA analizcisi Osborne Cox, alkol problemi ve öfke kontrolü sorunları nedeniyle işinden kovulunca, intikam almak ve boşluğunu doldurmak için anılarını yazmaya karar verir. Ancak yazdığı taslakların ve gizli olduğunu sandığı bazı bilgilerin bulunduğu bir CD, bir spor salonunun soyunma odasında unutulur. CD'yi bulan spor salonu çalışanları Chad ve Linda, bu verilerin paha biçilemez devlet sırları olduğunu düşünerek büyük bir heyecana kapılırlar.
Linda’nın tek derdi, hayalindeki estetik ameliyatlar için gereken parayı toplamaktır. Saf ve enerjik iş arkadaşı Chad ile birlikte, CD'yi Cox'a geri satmak için amatörce bir şantaj planı kurarlar. Ancak işin içine Linda’nın internetten tanıştığı çapkın federal ajan Harry Pfarrer ve Cox’un aldatan eşi de girince, basit bir "buluntu eşya" vakası; ihanetlerin, yanlış anlamaların ve trajikomik cinayetlerin havada uçuştuğu küresel bir karmaşaya dönüşür.
Brad Pitt, canlandırdığı Chad Feldheimer karakteriyle kariyerinin en sıra dışı ve komik performanslarından birini sergiliyor. Sakız çiğneyişi, kendine has saç stili ve düşük IQ'lu bir "ajanlık" özentisi tiplemesiyle filmin her sahnesinde izleyiciyi kahkahaya boğuyor. Frances McDormand ise Linda Litzke rolünde, takıntıları uğruna her şeyi göze alan bir kadının trajikomik hırsını ustalıkla yansıtmıyor.
George Clooney, her an tetikte bekleyen, paronayak ve çapkın Harry Pfarrer rolünde harikalar yaratırken; John Malkovich, her geçen saniye sinir krizi eşiğine biraz daha yaklaşan Osborne Cox karakteriyle filme ağırlığını koyuyor. Tilda Swinton ise soğuk ve hesapçı eş Katie rolüyle kadronun devleşen isimleri arasında yer alıyor.
Coen Kardeşler, Aramızda Casus Var ile casusluk türünü tamamen tersyüz ederek, aslında hiçbir şeyin o kadar da önemli olmadığını vurgulayan nihilist bir komedi sunuyorlar. Film, "hiç kimsenin hiçbir şey öğrenmediği" bir olay örgüsü üzerine kurulu olmasıyla sinema tarihinde eşine az rastlanır bir cesaret sergiliyor. Yönetmenlerin kendine has kara mizah anlayışı, keskin diyaloglar ve karakterlerin inanılmaz aptallıklarıyla birleşince ortaya hem düşündüren hem de eğlendiren bir yapıt çıkıyor. Temposu hiç düşmeyen film, bürokrasinin ve insan hırsının ne kadar boş olabileceğini tokat gibi yüzümüze çarpıyor.
Zekice kurgulanmış kara komedi türünden hoşlananlar ve Coen Kardeşler sinemasına aşina olanlar için bu film bir başyapıt niteliğinde. Casusluk filmlerinin ciddiyetiyle dalga geçen yapımları seviyorsanız ve karakter odaklı absürt hikâyeler ilginizi çekiyorsa, Aramızda Casus Var listenizde ilk sırada olmalı. Ayrıca Brad Pitt ve George Clooney gibi isimleri alışılmışın dışında, komik rollerde görmek isteyenler için kaçırılmayacak bir suç filmi deneyimi sunuyor.
Film, izleyiciye "Önemli olan nedir?" sorusunu sordururken, aslında büyük gizemlerin arkasında bazen sadece insanların saçma sapan hataları olduğunu gösteriyor. Oyuncu kadrosunun her bir üyesinin, kendi karizmalarını bir kenara bırakıp bu kadar "aptal" karakterleri bu denli inandırıcı oynaması filmi benzersiz kılıyor. Orijinal adı "Burn After Reading" olan yapım, her izleyişte yeni bir detay fark ettiren, kurgusuyla ve şaşırtıcı finaliyle iz bırakmayı başaran bir modern klasik.
İnsan Aptallığı: Büyük olayların aslında ne kadar basit ve anlamsız hatalardan kaynaklanabileceği.
Gizlilik ve Paranoya: Bilgi çağında her şeyin gizli olduğu sanrısı ve bunun yarattığı güvensizlik ortamı.
Modern İlişkiler: Sadakatsizlik, internetten tanışma kültürü ve insanların birbirine olan yüzeysel yaklaşımları.
Bürokrasi Eleştirisi: Devlet kurumlarının bile aslında ne olup bittiğini tam olarak kavrayamadığı gerçeği.
Bu filmin kaotik yapısını ve mizah dilini beğendiyseniz, yine Coen Kardeşler imzalı Fargo veya Büyük Lebowski (The Big Lebowski) mutlaka listenizde olmalı. Casusluk türüyle dalga geçen bir başka yapım olarak Gözetle ve Rapor Et veya Guy Ritchie’nin yüksek tempolu Snatch gibi aksiyon komedi yapımları da benzer bir seyir zevki sunacaktır.
Coen Kardeşler bu senaryoyu yazarken, rollerin her birini doğrudan filmdeki oyuncuları düşünerek tasarladılar.
Brad Pitt, Chad karakterini yaratırken sahnelerdeki "aşırı enerjik" tavrı için iPod'unda sürekli hareketli şarkılar dinlediğini belirtmiştir.
Filmdeki CIA sahnelerinin çoğu, gerçekliğe sadık kalmak adına oldukça steril ve soğuk bir atmosferde çekilmiştir.
Aslında CD'de Cox'un yazdığı kişisel anılar ve pek de önemli olmayan bazı bürokratik veriler bulunmaktadır; ancak karakterlerin hayal gücü bunu bir devlet sırrına dönüştürür.
Brad Pitt, Chad karakterinin yüzeyselliğini ve spor salonu kültürüne olan bağlılığını vurgulamak için saçlarını sarıya boyatıp yukarıya doğru taratmış ve sürekli renkli spor kıyafetleri giymiştir.
Filmin sonu, yaşanan tüm o kaosun, ölümlerin ve harcanan paraların sonucunda aslında hiçbir anlamlı ders çıkarılmadığını ve sistemin saçmalığını vurgulayan ironik bir kapanıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...