

Osamu Shibata

Nobuyo Shibata

Aki Shibata

Shota Shibata

Yuri

Hatsue Shibata

4 Ban-san

Yuzuru Shibata

Yoko Shibata

Yasu Hojo
Shibata ailesi, Tokyo’nun gökdelenlerinin gölgesinde, derme çatma bir evde yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Ailenin babası Osamu ve küçük oğlu Shota, marketlerden "arakladıkları" malzemelerle evin geçimine katkıda bulunurlar. Bir gün, dondurucu soğukta balkonunda yalnız bırakılmış küçük bir kız olan Yuri’yi bulurlar. Başta tereddüt etseler de, kızın vücudundaki darp izlerini görünce onu ailelerine katmaya karar verirler.
Ancak bu sıradan bir "evlat edinme" hikayesi değildir. Yuri, ailenin bir parçası olup Shota ile kardeşlik bağı kurarken, Shibata ailesinin sakladığı sırlar yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başlar. Film, aileyi sadece kan bağının mı oluşturduğunu, yoksa paylaşılan yoksulluğun ve seçilmiş bir sevginin mi daha güçlü olduğunu sorgulayan sarsıcı bir sona doğru ilerler.
Usta yönetmen Hirokazu Kore-eda’nın bu başyapıtında, oyuncu kadrosu o kadar doğal bir performans sergiliyor ki, izleyici kendisini gizli bir kamerayla bir aileyi röntgenliyormuş gibi hissediyor. Osamu rolündeki Lily Franky, sorumsuz ama şefkatli baba figürünü mükemmel bir dengeyle sunuyor. Ailenin annesi Nobuyo rolünde Sakura Ando, özellikle filmin sonundaki sorgu sahnesinde gösterdiği performansla sinema tarihine geçecek bir oyunculuk sergiliyor.
Ailenin büyükannesi rolündeki usta oyuncu Kirin Kiki, vefatından önceki son performanslarından birini burada vererek filme derin bir bilgelik ve hüzün katıyor. Çocuk oyuncular Jyo Kairi (Shota) ve Miyu Sasaki (Yuri), masumiyet ile suç arasındaki o ince çizgiyi kelimelere ihtiyaç duymadan, sadece bakışlarıyla anlatıyorlar.
Arakçılar, modern Japon toplumunun görünmeyen yüzüne, yoksulluğa ve sistemin dışına itilmiş insanlara tutulmuş bir aynadır. Kore-eda, melodram tuzağına düşmeden, karakterlerini yargılamadan sadece onların insani yönlerine odaklanıyor. Filmin görselliği, sıkışık ev sahnelerindeki sıcaklık ile modern kentin soğukluğu arasında harika bir kontrast yaratıyor. Tempo ağır gibi görünse de, her bir karede karakterlerin arasındaki o görünmez bağın nasıl güçlendiğine tanık olmak izleyiciyi hikayeye hapsediyor.
Aile bağları, toplumsal adalet ve etik ikilemler üzerine kurulu derinlikli hikayelerden hoşlanan herkes bu filmi izlemeli. Japon sineması tutkunları ve Kore-eda’nın insancıl sinema dilini sevenler için bu film bir zirve noktasıdır. Eğer "Bir aileyi aile yapan nedir?" sorusu üzerine kafa yormak istiyorsanız ve duygusal açıdan sarsıcı ama bir o kadar da naif bir sanat filmi arıyorsanız Arakçılar tam size göre.
Arakçılar, 2018 yılında Cannes Film Festivali’nde en büyük ödül olan Altın Palmiye’yi kazanarak yılın en iyi filmlerinden biri olduğunu kanıtladı. Filmi izlemek için en büyük sebep, siyah ve beyazın olmadığı, sadece gri alanların ve insan olmanın getirdiği zaafların işlendiği muazzam bir senaryoya sahip olmasıdır. "Hırsızlık yapmak kötüdür ama bir çocuğu terk etmek daha mı kötüdür?" gibi etik soruları sormanıza neden olan bu yapım, bittikten sonra bile günlerce zihninizde yer edecek.
Aile Tanımı: Kan bağına karşı seçilmiş ailenin gücü ve sadakati.
Yoksulluk ve Görünmezlik: Modern metropollerde sistem dışı kalan insanların yaşam mücadelesi.
Etik ve Suç: Hayatta kalmak için işlenen suçların ahlaki boyutu.
Çocuk İstismarı ve Şefkat: Fiziksel bağdan öte, ruhsal bir yuva arayışı.
Eğer Arakçılar’ın yarattığı duygusal atmosferi sevdiyseniz, yönetmenin diğer önemli filmleri olan Nobody Knows (Kimse Bilmiyor) ve Like Father, Like Son (Benim Dünyam) yapımlarına mutlaka göz atmalısınız. Ayrıca toplumsal sınıf farklarını bir gerilim/dram ekseninde işleyen Güney Kore yapımı Parasite (Parazit), bu filmle çok farklı bir tonda olsa da benzer sosyolojik soruları sorar.
Yönetmen Kore-eda, hikayeyi Japonya'daki "emekli maaşı sahtekarlığı" yapan ailelere dair okuduğu gerçek gazete haberlerinden esinlenerek kurgulamıştır.
Filmin çekildiği ev o kadar küçüktür ki, çekim ekibi bazen sahneleri kaydedebilmek için duvarların dışına taşmak zorunda kalmıştır.
Film, 2019 Oscar ödüllerinde "En İyi Yabancı Dilde Film" dalında aday gösterilmiştir.
Shota, Yuri'nin de kendisi gibi bir suçluya dönüşmesini engellemek ve bu döngüyü kırmak için bilerek ve isteyerek yakalanacağı bir hareket yapar. Bu onun büyüme ve ahlaki uyanış anıdır.
Hayır, film ilerledikçe öğreniyoruz ki ailenin neredeyse hiçbir üyesi birbirine kan bağıyla bağlı değildir; her biri farklı travmalar ve terk edilmişlikler sonucu bir araya gelmiş "kafir" bir ailedir.
Filmin Japonca orijinal adı "Manbiki Kazoku"dur ve tam karşılığı "Dükkan Hırsızı Aile"dir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...