

Eda

Cenk

Cihan
Kaan
Oya

Cenk'in Babası

Hemşire

Ameliyat Doktoru

Doktor

Psikiyatrist
Eda, üniversite yıllarında evli bir adamla yaşadığı yasak ilişkiden hamile kalmış ve toplum baskısı ile gelecek kaygısı nedeniyle bu bebeği yasa dışı yollarla aldırmak zorunda kalmıştır. Aradan geçen yıllar Eda’ya yeni bir hayat, huzurlu bir evlilik ve yeniden anne olma şansı sunar. Ancak geçmişin hayaletleri, yeni hamileliğiyle birlikte hiç beklemediği bir anda kapısını çalar.
Eda, karnındaki bebeği büyüdükçe, kürtajla son verdiği ilk çocuğunun "araf"ta kaldığına ve kendisinden intikam almak için geri döndüğüne inanmaya başlar. Evinin koridorlarında yankılanan çocuk sesleri ve açıklanamayan doğaüstü olaylar, genç kadını deliliğin eşiğine sürükler. Araf, Türk korku sinemasında vicdan azabını görsel bir dehşete dönüştüren, psikolojik katmanları güçlü bir yapım olarak öne çıkar.
Akasya Asıltürkmen, Eda rolünde sergilediği performansla filmin tüm gerilimini izleyiciye aktarmayı başarıyor. Karakterin yaşadığı derin suçluluk duygusunu ve sonrasında gelen histerik korku nöbetlerini oldukça etkileyici bir şekilde yansıtıyor.
Murat Yıldırım ise Eda’nın eşi Cenk rolünde, karısının yaşadığı olaylara mantıklı bir açıklama getirmeye çalışan ama durumun vahameti karşısında çaresiz kalan modern bir adamı canlandırıyor. Yıldırım'ın sakin ama kararlı oyunculuğu, filmin doğaüstü unsurlarıyla gerçek hayat arasındaki dengeyi sağlıyor. Ayrıca yardımcı rollerdeki oyuncuların gizemli tavırları, kasvetli atmosferi destekleyen en önemli unsurlardan biri.
Yönetmen Biray Dalkıran’ın ilk uzun metrajlı denemesi olan film, dönemine göre Türk korku sinemasında farklı bir yol izlemiştir. Cin ve büyü temalı klasik yerli korku kalıplarının dışına çıkarak; daha çok batılı bir tarzda, "vicdanın çığlığı" ve "lanetli çocuk" temalarına odaklanır. Atmosfer yaratımı konusundaki başarısı ve izleyiciyi sürekli bir belirsizlik içinde bırakması, yapımın akılda kalıcılığını artırıyor. Görsel efektlerin dönem şartlarına göre cesurca kullanılması, filmin tür içindeki yerini sağlamlaştırıyor.
Psikolojik derinliği olan korku filmlerini seven ve vicdan azabının bir insanı ne noktaya getirebileceğini merak eden izleyiciler bu filmi mutlaka görmelidir. Özellikle gerilim türünde Türk sinemasının farklı denemelerine ilgi duyanlar ve "geçmişin hayaletleri" temalı hikayelerden hoşlananlar için oldukça sarsıcı bir deneyim olacaktır.
Film, izleyiciyi sadece korkutmakla kalmıyor, aynı zamanda ahlaki seçimler ve bu seçimlerin bedelleri üzerine düşünmeye zorluyor. Kürtaj gibi hassas bir konuyu korku sineması estetiğiyle birleştirerek toplumsal bir tabuya farklı bir mercekten bakması, yapımı benzerlerinden ayıran en güçlü yönü.
Vicdan Azabı: Yapılan hataların insan ruhunda açtığı derin ve kapanmayan yaralar.
Anne Şefkati ve Korku: Anneliğin hem koruyucu hem de suçluluk duygusuyla nasıl bir dehşete dönüşebileceği.
Araf Kavramı: Yaşam ile ölüm arasında sıkışıp kalmış ruhların huzursuzluğu.
Bu filmin yarattığı tekinsiz atmosferi ve vicdan temalı korkuyu sevdiyseniz, yine bir kürtaj sonrası yaşanan olayları konu alan Tayland yapımı The Unborn Child (2011) veya batı sinemasından The Orphanage (Yetimhane) filmlerini izleyebilirsiniz. Yerli sinemada ise benzer bir huzursuzluk hissi için Ses filmi iyi bir tercih olabilir.
Araf, Türk sinemasında görsel efektlerin yoğun olarak kullanıldığı ilk korku denemelerinden biri olarak kabul edilir. Filmin yönetmeni Biray Dalkıran, bu çalışmasıyla uluslararası festivallerde dikkat çekmiş ve yapım birçok ülkede gösterim şansı bulmuştur. Ayrıca film, çekildiği dönemde konusu itibarıyla medya ve toplum nezdinde çeşitli etik tartışmaları da beraberinde getirmiştir.
Film gerçek bir yaşam öyküsünden ziyade, evrensel vicdan azabı ve dini/metafiziksel "araf" inancı üzerine kurulu bir kurgudur.
Araf, görsel bir vahşetten ziyade atmosferik ve psikolojik bir gerilime odaklanır; ancak bazı sahneler sarsıcı görsel efektler içerir.
Filmin temel mesajı, geçmişte yapılan hataların ve alınan zor kararların ne kadar süre geçerse geçsin insanı takip edeceği üzerinedir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...