

Jim Lovell

Fred Haise

Jack Swigert

Ken Mattingly

Gene Kranz

Marilyn Lovell

Pete Conrad

Henry Hurt

Dr. Chuck

CAPCOM 1
Apollo 13, insanlık tarihinin en büyük "başarılı başarısızlık" öykülerinden birini, 1970 yılındaki Ay görevini odağına alarak anlatıyor. Astronotlar Jim Lovell, Fred Haise ve Jack Swigert, Ay'a iniş yapmak üzere yola çıkarlar ancak rotanın ortasında bir oksijen tankının patlamasıyla her şey kabusa dönüşür. Artık asıl hedef Ay'a ayak basmak değil, dondurucu soğuk ve azalan enerji kaynakları altında sağ salim Dünya'ya dönmektir.
Film, uzay boşluğundaki klostrofobik daralma ile Houston’daki kontrol merkezindeki zamana karşı yarışı paralel şekilde ilerletir. Bir yandan uzay aracındaki astronotlar kısıtlı imkanlarla hayatta kalmaya çalışırken, diğer yandan dünyadaki mühendisler ellerindeki sınırlı malzemelerle imkansız görünen matematiksel çözümler üretmeye çalışır. Apollo 13, insan zekasının ve ekip ruhunun en zorlu anlarda nasıl devleşebileceğini anlatan destansı bir serüvendir.
Filmin başrolünde, soğukkanlı kaptan Jim Lovell rolüyle Tom Hanks yer alıyor. Hanks, karakterin üzerindeki ağır sorumluluğu ve babacan otoriteyi her zamanki ustalığıyla yansıtıyor. Kevin Bacon ve Bill Paxton, aracın içindeki gerilimi ve fiziksel yıpranmayı izleyiciye hissettiren astronot arkadaşları olarak mükemmel bir performans sergiliyorlar.
Yerdeki operasyonun kalbinde ise Gene Kranz rolüyle Ed Harris karşımıza çıkıyor. Harris, "Başarısızlık bir seçenek değildir" mottosuyla kriz yönetiminin simgesi haline gelen performansıyla hafızalara kazınıyor. Gary Sinise ise sağlık sorunları nedeniyle uçuşu kaçıran ancak yerdeki simülasyonlarda arkadaşlarının hayatını kurtarmak için ter döken Ken Mattingly rolünde hikayeye duygusal bir derinlik katıyor.
Yönetmen Ron Howard, filmi belgesel gerçekçiliğine yakın bir hassasiyetle yönetirken sinematik heyecanı bir an bile düşürmüyor. Uzay sahnelerinin çekimi sırasında oyuncuların gerçekten yerçekimsiz ortamı deneyimlemesi için NASA’nın eğitim uçaklarının kullanılmış olması, filme muazzam bir sahicilik katıyor. Tempo, teknik detaylarla boğulmak yerine bu detayları bir gerilim unsuru olarak kullanarak izleyiciyi sürekli tetikte tutuyor.
Uzay keşiflerine ilgi duyan ve gerçek yaşam öykülerinden etkilenen herkes bu başyapıtı izlemeli. İnsan iradesinin sınırlarını zorlayan dram filmleri sevenler için film, tam bir motivasyon kaynağıdır. Aynı zamanda kriz yönetimi, mühendislik ve takım çalışması temalı yapımları seven izleyici kitlesi için de ders niteliğindedir. 90'lı yılların kaliteli prodüksiyon anlayışını özleyenler için sinema tarihinin en iyi teknik başarılarından biri olarak kabul edilir.
Sonunu bilmenize rağmen her sahnesinde avuçlarınızın terleyeceği nadir filmlerden biridir. Sadece bir macera filmi değil, aynı zamanda eve dönüşün ve dayanışmanın kutsandığı duygusal bir yolculuktur. Görsel efektlerin günümüzdeki kadar dijitalleşmediği bir dönemde, pratik efektlerin ve titiz yönetmenliğin bir filmi nasıl zamansız kılabileceğinin en iyi örneğidir.
Ekip Çalışması: Farklı birimlerin tek bir amaç uğruna imkansızı başarması.
Kriz Yönetimi: Beklenmedik felaketler karşısında paniğin yerini soğukkanlı mantığa bırakması.
Bilimin Gücü: Kalem, kağıt ve temel fizik kurallarıyla hayat kurtaran çözümler üretilmesi.
Eve Dönüş: En uzak mesafelerden bile en güvenli sığınağa ulaşma arzusu.
Bu filmin yarattığı klostrofobik ve teknik gerilimi sevdiyseniz, Mars'ta mahsur kalan bir astronotu anlatan The Martian filmini mutlaka izlemelisiniz. Uzay yolculuğunun felsefi ve teknik boyutuna odaklanan First Man de benzer bir atmosfer sunar. Ayrıca, imkansız görevleri ve havacılık tutkusunu işleyen diğer başarılı dram filmleri listelerinde yer alan yapımlara da göz atabilirsiniz.
Filmdeki yerçekimsiz sahneler, NASA’nın astronotları eğittiği "Vomit Comet" adlı uçakta gerçek sıfır yerçekimi ortamında çekilmiştir.
Jim Lovell, filmde karakterini canlandıran Tom Hanks ile set süresince yakın çalışmış ve teknik konularda danışmanlık yapmıştır.
Ünlü "Houston, bir sorunumuz var" repliği gerçekte "Houston, bir sorun yaşadık" şeklindedir ancak film versiyonu kült haline gelmiştir.
Evet, film 1970 yılında gerçekleşen gerçek Apollo 13 görevi sırasında yaşanan olayları ve Jim Lovell'ın kaleme aldığı "Lost Moon" isimli kitabı referans alarak hazırlanmıştır.
Film, sinematik anlatım gereği küçük dramatik eklemeler yapsa da NASA uzmanları tarafından teknik doğruluğu en yüksek uzay filmlerinden biri olarak kabul edilir.
Hayır, yaşanan patlama nedeniyle görev iptal edilmiş ve asıl odak noktası astronotların Ay yüzeyine inmesi yerine Dünya'ya güvenle dönmesi olmuştur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...