
Nazlı, üniversiteyi kazanıp büyüdüğü köyden ve annesinden kurtulmak, kendisine yepyeni bir hayat kurmak isteyen hırslı bir genç kadındır. Annesi Ayşe ise, hayatını sadece kızına adamış, onun okuması ve mutlu olması için her türlü fedakârlığı yapan, geleneksel ve saf sevgi dolu bir kadındır.
Nazlı, annesinin kendisi için yaptıklarını birer "ayak bağı" olarak görür ve üniversite için evden ayrıldıktan sonra geçmişine sırtını döner. Ancak hayat, planladığı gibi gitmez. Yıllar sonra, büyük umutlarla gittiği şehirden ve yaşadığı hayattan yorgun düşmüş bir şekilde annesinin yanına döndüğünde, hem annesiyle hem de kendi iç dünyasıyla büyük bir hesaplaşmaya girer. Film, "Anne sevgisi ne kadar uzağa gidersen git seni bekler mi?" sorusunu merkeze alarak, izleyiciyi anne-kız ilişkisinin en derinlerine götürüyor.
Filmin duygusal yükünü iki güçlü kadın oyuncu omuzluyor:
Sumru Yavrucuk (Ayşe): Türk tiyatro ve sinemasının usta ismi, fedakâr anne rolünde devleşiyor. Ayşe’nin o sessiz direnişini ve koşulsuz sevgisini izleyiciye iliklerine kadar hissettiriyor.
Özge Gürel (Nazlı): Genç bir kadının hırslarını, hatalarını ve yaşadığı büyük pişmanlığı başarıyla yansıtıyor. Sumru Yavrucuk ile kurdukları anne-kız kimyası filmin en güçlü yanı.
Sercan Badur ve Itır Esen: Yardımcı rollerde hikâyenin dramatik yapısını destekleyen performanslar sergiliyorlar.
Yönetmen Mustafa Kotan, hikâyeyi duygusal bir tonla işlerken izleyiciyi ağlatmaktan çekinmiyor. Sinematografik açıdan köyün huzurlu atmosferi ile şehrin soğukluğu arasındaki tezat, Nazlı’nın içsel yolculuğunu simgeliyor. Film, yer yer klasik Türk draması klişelerine başvursa da, özellikle finaline doğru vites yükselten duygusal temposuyla izleyiciyi etkisi altına almayı başarıyor. Anlatım dili oldukça samimi ve her izleyicinin kendi annesiyle olan ilişkisinden bir parça bulabileceği kadar evrensel.
Babam ve Oğlum veya Annemin Yarası gibi aile bağlarını odağına alan dram filmlerini sevenler.
Hafta sonu koltuğuna kurulup, duygusal bir deşarj yaşamak ve biraz ağlamak isteyenler.
Kendi annesiyle olan bağını sorgulayan veya annesine duyduğu özlemi hatırlamak isteyen her sinemasever.
Koşulsuz Sevgi: Annenin, evladı ne yaparsa yapsın ona açtığı kucak.
Pişmanlık ve Affetme: Geç kalınmış sözlerin ve telafi edilmeye çalışılan yılların ağırlığı.
Hayaller ve Gerçekler: Şehrin ışıltılı vaatlerine karşı köyün ve ailenin sunduğu gerçek huzur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...