
Suç, Dram, Gizem

Ricky Roma

Shelley Levene

Blake

George Aaronow

Dave Moss

John Williamson

James Lingk

Larry Spannel

Detective

Policeman
Chicago’daki sönük bir emlak ofisinde çalışan dört deneyimli satıcı için sıradan bir gece, merkez ofisten gelen Blake adındaki bir motivasyon konuşmacısının duyurusuyla bir kabusa dönüşür. Şirket, yeni bir satış yarışması başlatmıştır: Birinciye bir Cadillac, ikinciye bir set mutfak bıçağı, üçüncü ve dördüncüye ise kapı dışarı edilmek (kovulmak) düşmektedir.
Satış yapabilmek için gerekli olan "Glengarry" isimli değerli müşteri listesine (lead) ulaşmak, bu adamlar için bir ölüm kalım meselesine dönüşür. Zaman daralırken ve üzerlerindeki baskı artarken; yalanlar, manipülasyonlar, hırsızlıklar ve ihanetler havada uçuşmaya başlar. Film, kapitalizmin en sert halini, bir grup erkeğin çaresizlik ve öfke dolu bir gecesi üzerinden, sinema tarihinin en keskin diyaloglarıyla anlatıyor.
Film, sinema tarihinin en görkemli erkek oyuncu kadrolarından birine sahiptir. Al Pacino, karizmatik ve başarılı satıcı Ricky Roma rolüyle Oscar adaylığı kazanırken; Jack Lemmon, eski günlerini arayan çaresiz Shelly Levene rolünde kariyerinin en sarsıcı performanslarından birini sergiliyor. Alec Baldwin, filmin başında sadece 7 dakikalık bir sahnede görünmesine rağmen, o meşhur "Kahve sadece satıcılar içindir!" (Coffee is for closers) tiradıyla sinema tarihine geçmiştir. Kadroda ayrıca Ed Harris, Alan Arkin, Kevin Spacey ve Jonathan Pryce gibi dev isimler yer alarak her sahnede oyunculuk dersi veriyorlar.
David Mamet’in Pulitzer ödüllü oyunundan bizzat kendisi tarafından senaryolaştırılan film, bir "tiyatro estetiği" ile sinemanın dinamizmini birleştiriyor. James Foley’nin yönetmenliği, ofisin klostrofobik atmosferini ve yağmurlu Chicago gecesinin kasvetini izleyiciye iliklerine kadar hissettiriyor. Film, neredeyse tamamen diyaloglar üzerine kurulu olmasına rağmen, bir aksiyon filminden daha yüksek bir gerilime sahip. 1992 yılının en güçlü yapımlarından biri olan bu eser, modern iş dünyasının ruhsuzluğunu eleştiren bir başyapıt olarak kabul ediliyor.
Satış, pazarlama ve iş dünyasında çalışanlar için bu film bir "kutsal kitap" niteliğindedir. Ancak sadece iş dünyasıyla sınırlı kalmayıp, güçlü diyaloglara dayalı, karakter odaklı ve psikolojik gerilimi yüksek filmleri seven her sinemasever bu yapımı izlemeli. Eğer Al Pacino ve Jack Lemmon gibi devlerin karşılıklı döktürdüğü sahneleri görmek istiyorsanız, Glengarry Glen Ross tam size göre.
Bu film, dilin nasıl bir manipülasyon aracına dönüşebileceğini ve çaresizliğin insanı ne kadar alçaltabileceğini gösterdiği için izlenmelidir. Alec Baldwin'in açılış sahnesi, bugün hala dünyanın dört bir yanındaki işletme okullarında ve satış eğitimlerinde bir "vaka analizi" olarak izletilmektedir. Her bir oyuncunun teslim ettiği mükemmel tiratlar ve Mamet’in o kendine has, ritmik ve sert diyalog tarzı (Mamet-speak) için bile defalarca izlenmeye değerdir.
Kapitalizmin Vahşeti: "Ya satarsın ya gidersin" felsefesinin insan onurunu nasıl ezdiği.
Erkeklik ve Başarı: Bir erkeğin değerinin sadece kazandığı para ve yaptığı satışla ölçülmesi.
Çaresizlik ve Ahlak: Hayatta kalma içgüdüsünün, ahlaki değerlerin önüne geçmesi.
İletişim ve Manipülasyon: Kelimelerin, insanları kandırmak ve yönetmek için birer maske olarak kullanılması.
Eğer bu filmin sert iş dünyası atmosferini sevdiyseniz, The Wolf of Wall Street (Wall Street Kurdu), Wall Street (1987) veya diyalog ağırlıklı yapısıyla 12 Angry Men (12 Öfkeli Adam) filmlerine göz atabilirsiniz.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...