

Nevena

Maria

Biliana

Yovan

Boris

Bosilka

Elica

Yoana
Young Nevena
Young Biliana
yüzyılın izole bir Makedon köyünde geçen hikaye, kadim ve korkutucu bir figür olan "Kurt-Yiyen" (Wolf-Eateress) Maria’nın, henüz bebek olan Nevena’yı sahiplenmesiyle başlar. Genç kız, on altı yaşına kadar bir mağarada dış dünyadan tamamen kopuk bir şekilde büyütülür. Ancak günü geldiğinde, Maria tarafından bir cadıya dönüştürülen Nevena, kanlı bir bedel karşılığında özgürlüğüne kavuşur.
İnsanlarla iletişim kurmayı bilmeyen ve dilsiz olan Nevena, merak duygusuyla köylere sızar. Kazara sebep olduğu ölümler sonrası kurbanlarının bedenlerine bürünerek onların hayatlarını tecrübe etmeye başlar. Bir anne, bir koca, bir çocuk veya bir genç kız olarak yaşamın her evresini deneyimleyen Nevena, vahşetin ve şefkatin iç içe geçtiği dünyada kendi kimliğini aramaktadır.
Filmin en dikkat çekici performansı, ana karakterin farklı bedenlere bürünmesi nedeniyle bayrağı birbirine devreden oyuncu kadrosundan geliyor. Noomi Rapace, Nevena’nın bir kadın bedenindeki şaşkınlığını ve dünyaya tutunma çabasını kelimelere ihtiyaç duymadan, sadece bakışlarıyla muazzam bir şekilde yansıtıyor.
Alice Englert ve Anamaria Marinca ise hikayenin duygusal ağırlığını omuzlayan diğer isimler. Özellikle Marinca, intikam hırsıyla dolu ama derinlerde büyük bir terk edilmişlik acısı yaşayan "Kurt-Yiyen" rolünde tüyler ürpertici bir kompozisyon çiziyor. Her bir oyuncu, karakterin dilsiz oluşu nedeniyle fiziksel oyunculuğun sınırlarını zorlayarak seyirciyle sessiz bir bağ kurmayı başarıyor.
Yönetmen Goran Stolevski, ilk uzun metrajlı filminde türler arası keskin bir geçiş yaparak korku elementlerini şiirsel bir anlatıyla birleştiriyor. Film, alışılagelmiş bir korku filmi olmanın çok ötesinde; Terrence Malick vari bir görsel estetikle insanın doğadaki yerini sorguluyor. El kamerası kullanımı ve doğal ışık tercihleri, izleyiciyi 19. yüzyılın çamurlu ve mistik atmosferine hapsediyor.
Temponun yavaşlığı, ana karakterin dünyayı ilk kez keşfeden bir çocuk gibi her detayı incelemesine paralel olarak ilerliyor. Ses tasarımı ve doğa seslerinin kullanımı, diyalog eksikliğini başarıyla doldurarak filmin ruhani havasını güçlendiriyor.
Bu film, sadece zıplatma sahneleri (jump scare) bekleyen ana akım izleyiciye hitap etmiyor. Daha çok hikayenin alt metinlerini okumayı seven, sinemanın sanatsal ve felsefi yönüne ilgi duyanlar için ideal bir seçim. Eğer sanat filmi estetiğiyle harmanlanmış, antropolojik bir keşif yolculuğuna çıkmak istiyorsanız bu yapım sizi tatmin edecektir. Ayrıca folk-horror (halk korkusu) türüne ilgi duyanlar için de benzersiz bir deneyim sunuyor.
You Won't Be Alone, korku türünün klişelerini yıkarak "canavar" kavramına içeriden ve oldukça şefkatli bir yerden bakıyor. Bir cadının kan dökme hikayesini değil, o cadının bir insan gibi hissetmeyi, sevmeyi ve acı çekmeyi öğrenme sürecini anlatıyor. Sinematografisindeki büyüleyici doğa manzaraları ve insanın çiğ doğasını tüm çıplaklığıyla sergilemesi, filmi son yılların en özgün yapımlarından biri kılıyor.
Varoluş ve Kimlik: Başkasının teninde yaşarken "ben" olabilmenin zorluğu.
Annelik ve Terk Edilmişlik: Karakterlerin eylemlerinin arkasındaki temel motivasyon olan sevgisizlik.
Doğa ve İnsan: Medeniyetin uzağında, insanın hayvani içgüdüleri ve hayatta kalma arzusu.
Kadınlık Deneyimi: Farklı yaş ve sosyal statülerdeki kadınların toplumsal rolleri.
Eğer bu filmin atmosferini sevdiyseniz, Robert Eggers'ın yönettiği ve bir ailenin tekinsiz ormandaki çöküşünü anlatan The Witch mutlaka listenizde olmalı. Benzer şekilde, bir genç kızın büyüme sancılarını kanibalizm üzerinden anlatan Raw (Grave), fiziksel dönüşümün psikolojik etkilerini incelemesi açısından yakın bir tondadır. Ayrıca doğa ile insan arasındaki mistik bağı vurgulayan A Ghost Story de benzer bir melankoli sunar.
Film, Sırbistan dağlarında oldukça zorlu hava koşullarında çekildi.
Yönetmen Stolevski, filmdeki dış ses (monolog) yapısını oluştururken eski Makedon lehçelerinden ve halk anlatılarından esinlendi.
Noomi Rapace, senaryoyu okur okumaz projeye dahil olmak istediğini belirtmiştir.
Direkt olarak tek bir efsaneye dayanmasa da Balkan folklorundaki cadı figürlerinden ve yerel batıl inançlardan yoğun bir şekilde esinlenerek kurgulanmıştır.
Filmde yer yer rahatsız edici ve kanlı sahneler bulunmaktadır; ancak bu sahneler görsel bir şovdan ziyade karakterin değişim sürecini ve doğanın vahşiliğini anlatmak için kullanılır.
Nevena'nın iç sesi, onun dünyayı anlama çabasını, nesneleri ve duyguları ilk kez isimlendirmesini yansıtan şiirsel bir anlatıdır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...