
11 Şubat 2026
Bad Bunny, platformunu "ICE dışarı" gibi kaba sloganlar yerine, sanatsal bir zarafetle harmanlanmış net mesajlar için kullandı. Sahnedeki her saniye, aslında bir kültür dersi niteliğindeydi.
Sahne tasarımı sadece bir arka plan değil, bir yaşam tarzıydı. Brooklyn’in efsane mekanı Toñitas’ın sahibi María Antonia Cay’in sahneye uçurulması, adanın New York’taki ruhunu temsil ediyordu. Bodega sahnesinde Jessica Alba, Karol G ve Pedro Pascal gibi dev isimlerin sadece kısa birer "cameo" olarak görünmesi, şovun tek yıldızının Benito ve onun kültürü olduğunun altını çizdi.
Şovun en dikkat çekici ama en derin mesaj içeren detaylarından biri, kıvılcımlar çıkaran elektrik direkleriydi. Bu, Porto Riko’nun özelleştirilen ve halkı sürekli karanlıkta bırakan kırılgan elektrik şebekesine yapılan doğrudan bir göndermeydi. Benito, Amerika’nın en parlak ışıkları altındayken, kendi halkının karanlıkta kalışını tüm dünyaya izletti.
Performansın en "tehlikeli" ve cesur anı, "God Bless America" nidası yükselirken, Porto Riko’nun bir dönem yasaklanmış olan orijinal bayrağının dalgalandırılmasıydı. Bu, sadece bir görsel tercih değil, tarihin tozlu raflarından çekilip çıkarılan bir direniş sembolüydü.
Şovun en duygusal anı kuşkusuz Benito’nun, Grammy ödüllerinden birini evinde televizyon başında kendisini izleyen küçük bir çocuğa vermesiydi. Bu sahneyle hem hayranlarına hem de kendisine tepki gösteren çevrelere son sözünü söyledi: "Beni durdurmaya çalışırken, aslında bir milyon yeni Bad Bunny yarattınız."
Bu performans, sadece reggaeton’un zaferi değil, Porto Riko’nun sesinin en gür çıktığı an olarak tarihe geçti.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...