
Dram

Meral

Tolga

Faruk

İhsan

Pelin

İhsan'ın Eşi

-
-
-
-
Yeşil Bir Dünya, beton yığınları arasında sıkışmış şehir hayatından uzaklaşıp, doğayla barışık bir yaşam sürme hayali kuran insanların ve onların bu yoldaki mücadelesinin öyküsüdür. Film, bir yandan hızla kirlenen çevreye ve yok edilen ormanlara dikkat çekerken, diğer yandan küçük bir çocuğun doğayla kurduğu derin ve masum bağı merkezine alır. Bu çocuk için ağaçlar, kuşlar ve temiz bir gökyüzü sadece birer manzara değil, korunması gereken en değerli mirastır.
Hikâye, çocukların büyüklerin dünyasındaki doymak bilmeyen hırslara karşı verdiği sessiz ama anlamlı direnişi işler. Doğayı sadece bir kâr aracı olarak gören yetişkinlerle, dünyayı yeşil tutmaya çalışan küçük ellerin çatışması, filmin duygusal dokusunu oluşturur. 1990 yapımı bu eser, Türkiye'de çevre bilincini odağına alan ilk sosyal dram örneklerinden biri olarak, izleyiciyi "Yarınlara ne bırakacağız?" sorusuyla yüzleştiren naif bir çocuk ve doğa filmi niteliğindedir.
Filmin başrolünde, o dönem çocuk oyuncu olarak büyük bir sempati toplayan ve doğa sevgisini izleyiciye en samimi haliyle geçiren genç yetenekler yer alıyor. Onlara Yeşilçam'ın usta isimleri eşlik ederek hikâyenin dramatik ağırlığını dengeliyorlar. Özellikle doğayı savunan bilge bir karakter tiplemesiyle karşımıza çıkan oyuncular, filmin editoryal mesajını güçlendiriyor.
Yardımcı oyuncu kadrosu, bir kasaba veya köy hayatının doğallığını yansıtan performanslar sergiliyor. Oyuncular arasındaki uyum, filmin didaktik (öğretici) bir yapıya bürünmek yerine, samimi bir mahalle/köy hikâyesi gibi akmasını sağlıyor. Bu ekip çalışması, filmin sonunda verilen "Yeşil bir dünya mümkün" mesajının inandırıcılığını perçinliyor.
Faruk Turgut'un yönettiği Yeşil Bir Dünya, çekildiği dönemin çok ilerisinde bir vizyona sahiptir. Film, sadece bir çocuk filmi kategorisine hapsedilemeyecek kadar güçlü bir toplumsal eleştiri barındırır. Sinematografik açıdan doğanın eşsiz güzellikleri ile sanayinin grileşen yüzü arasındaki tezatlık, görsel bir dil olarak başarıyla kullanılmıştır. Tempo, doğanın ritmine uygun şekilde sakin ama izleyiciyi çevre sorunları konusunda tetikte tutacak bir ciddiyete sahiptir. Müzikler, sahnelerin duygusal ve çevreci mesajını destekleyerek nostaljik bir etki yaratır.
Doğa sevgisi aşılamak isteyen aileler ve çocukları için bu film harika bir seyir deneyimidir. 90'lı yılların naif sinema dilini seven, ekolojik dengenin korunmasına önem veren ve "insan-doğa" ilişkisi üzerine kafa yoran her yaştan izleyici bu yapımdan etkilenecektir. Eğer nostaljik, samimi ve umut dolu bir aile dramı arıyorsanız, Yeşil Bir Dünya listenizde mutlaka yer almalı.
Film, bize bugün yaşadığımız iklim krizi ve çevre sorunlarının temellerinin o yıllarda nasıl atıldığını gösterdiği için izlenmelidir. Yeşil Bir Dünya, sadece ağaç dikmeyi değil, doğaya bir ruhu varmışçasına saygı duymayı öğretir. Benzerlerinden, konuyu bir çocuk gözünden anlatarak saf ve manipülasyondan uzak bir bakış açısı sunmasıyla ayrılır. Hem hüzünlü hem de ilham verici olan bu yapım, doğaya karşı olan borcumuzu hatırlatan bir vicdan muhasebesidir.
Çevre Bilinci: Doğanın korunması ve sürdürülebilir bir yaşamın önemi.
Çocukların Dünyası: Yetişkinlerin hatalarını çocukların temiz yüreğiyle düzeltme çabası.
Modernite ve Yıkım: Şehirleşmenin ve kontrolsüz sanayileşmenin doğal hayat üzerindeki tahribatı.
Bu filmin sunduğu doğacı ve naif atmosferi sevdiyseniz, 90'ların diğer toplumsal içerikli çocuk filmleri ilginizi çekebilir. Benzer bir masumiyet taşıyan Arkadaşım Şeytan veya doğa/insan çatışmasını işleyen klasik yerli dramlar bu yapımla benzer duyguları paylaşır. Ayrıca çevre bilinci aşılayan modern animasyon ve belgeseller bu filmden sonra izlenebilecek iyi alternatiflerdir.
Film, Türkiye'de "Çevre Bakanlığı"nın henüz yeni kurulduğu (1991 öncesi) bir dönemde çekilerek bu konudaki toplumsal talebi yansıtmıştır. Çekimler için özellikle henüz betonlaşmamış, yeşilin her tonunun görülebildiği bakir bölgeler tercih edilmiştir. Film, yayınlandığı dönemde okullarda toplu halde izletilmiş ve birçok çocuğun doğa sevgisiyle tanışmasına vesile olmuştur.
Hayır, film çocukları merkezine alsa da yetişkinlerin doğaya verdiği zararı ve sistem eleştirisini de barındıran evrensel bir dramdır.
Çekimler, 1990 yılının o meşhur doğal dokusunu yansıtan, İstanbul’un kırsal kesimlerinde veya doğası bozulmamış çevre illerde gerçekleştirilmiştir.
Film, "Doğa bize atalarımızdan miras değil, çocuklarımızdan emanettir" felsefesiyle, her bireyin çevresini korumakla yükümlü olduğu mesajını vermektedir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...