

Ana (niña)

Ana (adolescente)
María (niña)
María (adolescente)

Paula (niña)

Paula (adolescente)

Rita
Margarito (niño)
Margarito (adolescente)

Luz
Meksika’nın sarp dağlarında, kartellerin gölgesinde bir kasabada yaşamak, kız çocukları için her an bir av olma riskini taşımaktadır. Ana ve arkadaşları, saçlarının erkek çocuğu gibi kesildiği, toprağa kazılan gizli deliklerde saklandıkları bir çocukluk sürerler. Anneleri, onları dış dünyadan gelen görünmez ama somut bir tehditten korumak için sert ve disiplinli bir sevgiyle büyütür. Ancak büyüme sancıları, bu izole dağ köyünün sessizliğini bozmaya başladığında, saklanmak artık yeterli olmayacaktır.
Film, şiddetin doğrudan kendisinden ziyade, o şiddetin yarattığı sürekli korku iklimine odaklanıyor. Kızların kendi aralarındaki oyunlar, ilk aşk kıvılcımları ve çocuksu merakları, her an tepelerinde belirebilecek siyah jiplerin gürültüsüyle kesilir. Tatiana Huezo, izleyiciyi bu klostrofobik ama bir o kadar da doğayla iç içe olan atmosferin içine hapsederek, çocukluğun çalınışına dair lirik ve can yakıcı bir portre çiziyor.
Filmin başarısının temelinde, profesyonel olmayan genç oyuncuların sergilediği muazzam doğallık yatıyor. Ana karakteri çocukluk ve ergenlik dönemlerinde canlandıran oyuncular, karakterin içsel korkusunu ve direnişini kelimelere dökmeden, sadece bakışlarıyla yansıtmayı başarıyorlar. Özellikle anneleri canlandıran Mayra Batalla, çaresizlik ile otorite arasında sıkışmış bir kadının portresini büyük bir yetkinlikle çiziyor.
Oyuncu kadrosu, bölgenin yerel dokusunu ve o zorlu coğrafyanın sertliğini yüzlerinde taşıyor. Bu durum, filmin kurgu ile belgesel arasındaki o ince çizgide yürümesini sağlayarak inandırıcılığı en üst seviyeye taşıyor. Karakterlerin birbirine olan bağlılığı, filmin en karanlık anlarında bile bir dayanışma ruhu hissettiriyor.
Yönetmen Tatiana Huezo, belgesel kökenli olmasının avantajını bu kurgu filmde sonuna kadar kullanıyor. Drama türündeki yapım, estetik bir görselliği dehşet verici bir gerçeklikle harmanlıyor. Filmin temposu, dağ hayatının ağırlığını yansıtırcasına yavaş başlasa da, karakterlerin büyümesiyle birlikte gerilim tırmanıyor. Ses tasarımı, görünmeyen tehlikenin varlığını sürekli hatırlatarak izleyiciyi tetikte tutuyor. Bu, sadece bir kartel hikâyesi değil; aynı zamanda bir kadının dünyada var olma savaşıdır.
Sarsıcı, gerçekçi ve toplumsal derinliği olan hikâyelerden hoşlanan sinemaseverler bu yapımı mutlaka izlemeli. Eğer platform filmi arayışındaysanız ve festivallerden ödülle dönmüş, nitelikli bir eser arıyorsanız bu film tam size göre. Klasik suç filmlerinden sıkılan ve madalyonun diğer yüzündeki sivil acılara odaklanmak isteyen her izleyici için bu yabancı film bir başyapıt niteliğindedir.
Film, şiddeti göstermek yerine hissettirmeyi seçen nadir yapımlardan biri. Silahların patlamasından ziyade, o silahların patlamasından korkan bir çocuğun kalp atışlarını duyabiliyorsunuz. Meksika’nın yerel bir sorununu evrensel bir anne-kız dayanışması üzerinden anlatması, filmi zamansız kılıyor. Görsel dili o kadar güçlü ki, her kare bir fotoğraf karesi kadar estetik ve anlam dolu.
Çalınmış Çocukluk: Şiddet sarmalında oyun oynaması gereken yaşta saklanmayı öğrenen çocuklar.
Kadın Dayanışması: Erkek egemen ve şiddet odaklı bir dünyada kadınların birbirine tutunarak hayatta kalma çabası.
Görünmez Tehdit: Fiziksel olarak her an orada olmasa da zihinsel olarak hiç gitmeyen korku.
Büyüme Sancıları: Korunaklı (veya hapsedilmiş) bir dünyadan gerçek dünyaya geçişin acı veren evreleri.
Bu filmin yarattığı atmosferi sevdiyseniz, yine bir büyüme hikâyesini ve sert gerçekleri konu alan Moonlight veya çocukların gözünden savaşa bakan Beasts of No Nation gibi filmlere yönelebilirsiniz. Ayrıca aynı yönetmenin belgesel çalışmalarına veya Meksika sinemasının bir diğer güçlü örneği olan Roma filmine göz atabilirsiniz.
Film, Jennifer Clement'in çok satan "Prayers for the Stolen" romanından uyarlanmıştır.
Cannes Film Festivali'nde "Belirli Bir Bakış" bölümünde Özel Mansiyon ödülüne layık görülmüştür.
Yönetmen Tatiana Huezo, oyuncu seçimlerini yapmak için Meksika'nın köylerinde binlerce genç kızla görüşmeler yapmıştır.
Çekimler sırasında bölgenin coğrafi zorlukları ve iklim koşulları, filmdeki gerçekçilik duygusunu pekiştirmiştir.
Film bir romandan uyarlanmıştır ancak anlatılan olaylar Meksika'nın Guerrero gibi kartel kontrolündeki bölgelerinde yaşanan acı gerçeklerin bir yansımasıdır.
Bu isim hem bölgedeki fiziksel yıkımı hem de karakterlerin iç dünyasındaki dönüşümün ve her şeyi değiştiren o kritik anların metaforik bir karşılığıdır.
Film fiziksel şiddeti doğrudan göstermek yerine, şiddetin psikolojik baskısını ve bıraktığı izleri derinlemesine işleyen bir yapıya sahiptir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...