
Yalnızlık Bir Şarkıdır, hayatın sillesini yemiş bir gencin, küllerinden doğarak geçmişin hesabını sorma hikayesini anlatıyor. Tekin, aşırı tutucu ve baskıcı bir babanın gölgesinde büyümüş, bu yüzden sosyal hayatında içine kapanık ve özgüvensiz birine dönüşmüştür. Okul yıllarında bu zayıflığı nedeniyle arkadaşları tarafından sürekli alay konusu edilir.
Tekin’in kalbindeki en büyük yara ise sınıf arkadaşı Meltem’dir. Tekin ona umutsuzca aşıktır; ancak Meltem, Tekin’in bu saflığını ve zayıflığını ödüllendirmek yerine, onu en çok hor gören ve aşağılayan kişilerin başında gelir. Aradan geçen yıllar Tekin’i bambaşka birine dönüştürür. Yaşadığı acıları notalara döken Tekin, ünlü ve çok zengin bir ses sanatçısı olur. Şimdi, yıllar önce kendisini dışlayan o çevrenin ve Meltem’in karşısına devleşmiş bir figür olarak çıkma vaktidir. Ancak Tekin’in alacağı intikam, sadece maddi bir güç gösterisi değil, Meltem’in ona karşı hissettiği pişmanlığı iliklerine kadar hissettireceği psikolojik bir oyun olacaktır.
Filmin kadrosu, 80’li yılların popüler yıldızları ile karakter oyuncularını bir araya getiriyor:
Yaşar Alptekin (Tekin): Dönemin "jön" kavramını fiziksel özellikleriyle taşıyan Alptekin, karakterin eziklikten şöhrete uzanan değişimini başarıyla sergiliyor.
Arzu Aydın (Meltem): Tekin’in hayatındaki hem en büyük aşk hem de en büyük yıkım olan karakteri canlandırıyor.
Nihat Nikerel & İsmail Hakkı Şen: Kadronun deneyimli isimleri olarak filmin dramatik derinliğini artırıyorlar.
Diler Saraç: Türk sinemasının "anne" rollerindeki unutulmaz ismi, hikayeye duygusal bir sıcaklık katıyor.
Ümit Belen & Merih Akalın: Dönemin stilini ve sosyal sınıflarını yansıtan performanslarıyla kadroyu tamamlıyorlar.
Şoray Uzun: Kariyerinin ilk yıllarında yer aldığı bu yapımda, dikkat çeken bir performans sergiliyor.
1987 yapımı olan bu film, bir yandan melankolik bir aşk hikayesi sunarken diğer yandan 80'li yılların Türkiye’sindeki sınıfsal farklılıklara ve "yırtan" insanların (şöhret olanların) dünyasına ışık tutuyor. Filmin müzikal altyapısı, Tekin’in ruh halindeki o derin yalnızlığı ve şarkılara sığınışını destekler nitelikte. Dönemin video filmleri modasında çekilmiş olsa da, barındırdığı intikam teması ve karakter dönüşümüyle türdaşları arasında öne çıkıyor.
Bu yapım, özellikle "mazlumun zaferi" temalı hikayeleri sevenler ve 80'lerin o nostaljik, hafif puslu atmosferini özleyenler için ideal. Yaşar Alptekin’in mankenlikten sinemaya geçiş yaptığı yıllardaki popülerliğini görmek isteyenler ve Şoray Uzun gibi bugün çok tanınan isimlerin gençlik hallerine tanıklık etmek isteyen sinemaseverler bu dram filminden keyif alacaktır.
Film, izleyiciye "kimsenin kaderi sonsuza kadar aynı kalmaz" mesajını güçlü bir şekilde veriyor. Bir insanın aşağılanmasının, onun içindeki hırsı nasıl körükleyebileceğini ve bu hırsın bazen bir sanat eserine (şarkılara), bazen de soğuk bir intikama dönüşebileceğini görmek için izlenmeli. Nostaljik şarkıları ve dönemin kıyafetleriyle, izleyiciyi 1987 yılının o naif ama bir o kadar da acımasız dünyasına götürüyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...