
Belgesel
Belgesel, James Nachtwey'i iki yıl boyunca Kosova'dan Endonezya'ya, Batı Şeria'dan Ruanda'ya kadar takip eder. Ancak bu sadece bir "macera" filmi değildir. Yönetmen Christian Frei, Nachtwey’in kamerasının üzerine yerleştirdiği özel bir mikro-kamera (micro-cam) sayesinde, izleyiciyi fotoğrafçının bakış açısına yerleştirir. İzleyici, deklanşöre basıldığı o kritik anda Nachtwey'in ne gördüğünü, nasıl nefes aldığını ve o sarsıcı kompozisyonları nasıl kurduğunu birebir deneyimler.
Film, Nachtwey'in neden bu işi yaptığını, insan acısını fotoğraflarken hissettiği suçluluk duygusunu ve "izleyicinin gözünü gerçeklere açma" misyonunu sorgular. Savaşın gürültüsü içinde Nachtwey'in alışılmadık sakinliği ve kurbanlara karşı gösterdiği derin saygı, filmin ana eksenini oluşturur.
Bu bir belgesel yapımı olduğu için odak noktasında James Nachtwey yer alır. Nachtwey, bir savaş muhabirinden ziyade, modern bir keşiş veya bir tanık gibidir. Filmde ayrıca CNN muhabiri Christiane Amanpour ve dünyaca ünlü fotoğraf editörleri, Nachtwey'in çalışmalarının etkisi ve etik sınırları üzerine görüşlerini bildirirler.
Yönetmen Christian Frei, Nachtwey'in özel hayatına ve çalışma disiplinine sızarken, onu bir kahraman gibi göstermek yerine, yaptığı işin psikolojik yükü altında ezilen ama görevinden vazgeçmeyen bir profesyonel olarak portreler.
War Photographer, görsel olarak büyüleyici ama içerik olarak sarsıcı bir başyapıttır. Filmin en büyük başarısı, savaşın vahşetini doğrudan göstermek yerine, bu vahşeti belgeleyen insanın "vicdanını" göstermesidir. Filmdeki o meşhur sessizlik anları, patlama seslerinden çok daha etkilidir. Nachtwey’in fotoğrafları siyah-beyaz birer sanat eseri gibi görünse de, belgesel bu görüntülerin ardındaki kanı, teri ve gözyaşını izleyiciye hissettirir. 2002 yılında En İyi Belgesel Oscar'ına aday olan bu yapım, medya etiği ve savaş fotoğrafçılığı denince akla gelen ilk eserdir.
Fotoğrafçılıkla ilgilenenler, gazeteciler, insani yardım çalışanları ve "gerçek" ile "etik" arasındaki o ince çizgiyi merak eden herkes bu belgeseli mutlaka izlemeli. Eğer görsel sanatların toplumsal değişim yaratma gücüne inanıyorsanız, bu bağımsız film sizin için bir rehber niteliği taşıyacaktır. Ancak savaşın ve yoksulluğun çıplak gerçeklerini içerdiği için izleyicinin duygusal olarak hazırlıklı olması gerekir.
Çünkü bu film, "Neden oradalar?" ve "Neden yardım etmek yerine fotoğraf çekiyorlar?" gibi klasik sorulara en dürüst cevabı veriyor. Nachtwey’in dediği gibi: "Eğer fotoğraflarınız yeterince iyi değilse, yeterince yakın değilsinizdir." Bu yakınlığın bedelini ve bir insanın tüm dünyayı sarsan tek bir kare için neleri göze aldığını görmek adına War Photographer benzersiz bir deneyim sunuyor.
Şahitlik Etme: Unutulmuş trajedileri dünyanın gündemine taşıma sorumluluğu.
Fotoğraf Etiği: Acı çeken birinin fotoğrafını çekmek ile ona yardım etmek arasındaki ahlaki ikilem.
Kişisel Fedakarlık: Sürekli ölüm ve yıkım içinde yaşamanın insan ruhunda bıraktığı izler.
Savaşın Estetiği: Dehşet verici olayların sanatsal bir dille belgelenmesinin yarattığı tezat.
Bu tür derinlikli ve biyografik belgesellerden hoşlanıyorsanız, şunlara da göz atabilirsiniz:
The Salt of the Earth (2014): Fotoğrafçı Sebastião Salgado'nun hayatını ve muazzam eserlerini konu alan bir görsel şölen.
McCullin (2012): Efsanevi savaş fotoğrafçısı Don McCullin'in kariyerini anlatan sarsıcı bir yapım.
A Thousand Times Good Night (2013): Başrolünde Juliette Binoche'un olduğu, kurgusal bir savaş fotoğrafçısının aile ve iş hayatı arasındaki çatışmasını anlatan bir drama.
Film için geliştirilen özel kamera düzeneği, izleyicinin Nachtwey'in göz hareketlerini takip etmesini sağlamak amacıyla tasarlanmıştır.
James Nachtwey, belgeselin çekildiği dönemde defalarca yaralanmış olmasına rağmen çekimlere ara vermemiştir.
Belgesel, Nachtwey'in o meşhur "Ben bir savaş fotoğrafçısıyım ama kalbimde bir barış savunucusuyum" felsefesini tüm dünyaya tanıtmıştır.
James Nachtwey hala çalışıyor mu? Evet, Nachtwey ilerlemiş yaşına rağmen dünyanın sıcak bölgelerinde çalışmaya ve önemli toplumsal olayları belgelemeye devam etmektedir.
Filmdeki müzikler neden bu kadar etkileyici? Filmin müzikleri, görüntülerle yarışmak yerine onları tamamlayan, genellikle minimalist ve meditatif bir yapıya sahiptir; bu da Nachtwey’in çalışma disipliniyle örtüşür.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...