
Film, babalarından devraldıkları bir tekstil fabrikasını işleten iki kardeşin, bir gece ansızın karşılaştıkları trajik bir olayla altüst olan hayatlarını konu alıyor. Otoriter bir baba figürünün gölgesinde büyümüş olan kardeşler, yaptıkları ölümcül bir hata sonrası kendilerini içinden çıkılması güç bir vicdan muhasebesinin ortasında bulurlar. Bir yandan işledikleri suçu örtbas etmeye çalışırken, diğer yandan kasabanın dar ve boğucu sosyal yapısı içinde hayatta kalmaya çalışırlar.
Cihan Sağlam, bu ilk uzun metrajlı filminde "erkeklik", "aile bağları" ve "otorite" kavramlarını masaya yatırıyor. Hikâye ilerledikçe, sadece bir suçun gizlenmesini değil, aynı zamanda karakterlerin kendi geçmişleri ve babalarıyla olan hesaplaşmalarını da izliyoruz. Kasabanın tekinsiz atmosferiyle birleşen bu gizem, izleyiciyi bir ailenin nasıl adım adım çözüldüğüne tanıklık etmeye davet ediyor.
Filmin en güçlü yanlarından biri, karakterlerin psikolojik derinliğini başarıyla yansıtan oyuncu kadrosudur. Esra Bezen Bilgin, hikâyenin kilit noktalarından birinde yer alan güçlü ve vakur duruşuyla dikkat çekerken; Onur Dikmen ve Serdar Orçin (kardeş rollerinde), suçluluk duygusuyla sarsılan karakterlerin iç dünyasını oldukça gerçekçi bir şekilde yansıtıyor.
Sevinç Erbulak ve Nihan Okutucu gibi deneyimli isimler de kadroda yer alarak, kasaba yaşamının farklı katmanlarını temsil eden karakterlerle anlatıyı zenginleştiriyor. Oyuncuların performansları, abartıdan uzak ve minimalist bir dille kurgulanmış olup, yönetmenin yarattığı klostrofobik atmosfere editoryal bir derinlik katıyor.
Yönetmen Cihan Sağlam, Uzun Zaman Önce ile Türk sinemasında "suç ve ceza" temasını Anadolu taşrasına çok iyi yediren bir işe imza atıyor. Filmin görsel dili, kasabanın boğucu ve herkesin birbirini tanıdığı atmosferini hissettirmekte oldukça başarılı. Dram ve gizem unsurları, karakterlerin sessizlikleri ve bakışları arasına gizlenmiş. Filmin temposu, bir sırrın ağırlığını hissettirecek kadar ağır ama gerilimi her an diri tutacak kadar dikkatli kurgulanmış.
Suçun psikolojik etkilerini, otoriter baba figürünün yarattığı travmaları ve taşra sıkıntısını işleyen yerli yapımlardan hoşlananlar bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer Nuri Bilge Ceylan sinemasındaki atmosferi veya Emin Alper filmlerindeki toplumsal gerilimi seviyorsanız, Uzun Zaman Önce size benzer bir tat sunacaktır. Bir ailenin çözülüşünü ve vicdanın o sağır edici sesini dinlemek isteyen her sinemasever bu eseri listesine almalı.
Film, sadece bir cinayet gizemi sunmuyor; aynı zamanda kuşaklar boyu aktarılan "sert erkeklik" mirasının bireyleri nasıl birer kurban haline getirdiğini gösteriyor. Filmi benzerlerinden ayıran en büyük fark, karakterlerin sadece dış dünyayla değil, en çok da kendi vicdanlarıyla ve geçmişleriyle olan kavgasına odaklanmasıdır. Sinematografik açıdan kasaba dokusunun soğuk ve karanlık kullanımı, hikâyenin trajedisini daha da güçlendiriyor.
Baba Otoritesi: Babanın fiziksel yokluğunda bile varlığını hissettiren baskıcı mirası.
Vicdan ve Suçluluk: İşlenen bir günahın karakterlerin ruhunda yarattığı geri dönülmez hasar.
Kardeşlik Bağları: Bir suçun gölgesinde dayanışma ve çatışma arasında gidip gelen ilişkiler.
Taşra Klostrofobisi: Küçük yerlerde yaşamanın getirdiği denetim ve kaçacak yer bulamama hissi.
Bu filmin yarattığı karanlık ve gizemli havadan etkilendiyseniz, Zeki Demirkubuz’un vicdanı sorgulayan Kader veya Masumiyet gibi yapımlarına bakabilirsiniz. Ayrıca taşradaki gerilimi ve suç temasını başarıyla işleyen Emin Alper imzalı Tepenin Ardı ve Abluka da bu türü sevenler için benzer bir yoğunluk taşıyacaktır.
Film, 26. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali'nde dünya prömiyerini yapmıştır.
Yönetmen Cihan Sağlam, senaryoyu oluştururken kendi çocukluğunda gözlemlediği aile içi dinamiklerden ve taşra yaşantısından esinlenmiştir.
Film, müzikleri ve ses tasarımıyla karakterlerin içsel huzursuzluğunu destekleyen başarılı bir teknik yapıya sahiptir.
Hayır, film bir suç içermekle birlikte bir polisiyeden ziyade karakterlerin iç dünyasına odaklanan bir psikolojik dram ve gizem filmidir.
Çekimler, Anadolu'nun tipik taşra dokusunu ve sanayi atmosferini yansıtan bir kasabada gerçekleştirilmiştir.
Film bir "ensemble cast" (kadro filmi) niteliği taşısa da Onur Dikmen ve Esra Bezen Bilgin hikâyenin merkezindeki en etkili karakterleri canlandırıyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...