
Bir grup suçlu, yüksek mevkideki bir babanın 12 yaşındaki balerin kızını kaçırarak şehirden uzak, izole bir malikaneye kapatır. Görevleri oldukça basittir: Fidyeyi alana kadar kıza bir gece boyunca göz kulak olmak. Ancak gece ilerledikçe, bu görkemli evin duvarları arasında saklanan karanlık sırlar bir bir ortaya çıkmaya başlar. Kaçırdıkları çocuğun sadece savunmasız bir kurban olmadığını fark ettiklerinde ise her şey için çok geçtir.
Suçlular, dış dünyayla bağlantısı kesilmiş bu malikanede, Abigail adındaki bu küçük kızın aslında asırlık bir avcı olduğunu ve kendilerinin de bu oyunun birer parçası haline getirildiğini anlarlar. Film, klasik bir suç hikayesi olarak başlayıp, kanlı bir hayatta kalma mücadelesine dönüşen temposuyla izleyiciyi av ve avcının yer değiştirdiği vahşi bir atmosfere sürüklüyor.
Filmin merkezinde, Abigail karakterine hayat veren Alisha Weir yer alıyor. Weir, masum bir çocuk ile korkunç bir canavar arasındaki geçişleri o kadar doğal ve ürpertici bir performansla sergiliyor ki, filmin tüm enerjisini sırtlamayı başarıyor. Balerin estetiği ile birleştirdiği vahşet sahneleri, karakteri ikonik kılıyor.
Gruptaki "mantıklı ses" Joey rolünde izlediğimiz Melissa Barrera, korku türündeki yetkinliğini bir kez daha kanıtlıyor. Karakterinin geçmişiyle Abigail arasındaki kurulan bağ, filme duygusal bir derinlik katıyor. Dan Stevens ise grubun sert ve güvenilmez üyesi Frank rolünde, her zamanki karizmatik ama tekinsiz tavrıyla hikayeye dinamizm katıyor. Kadroda ayrıca Kathryn Newton, Kevin Durand ve geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz Angus Cloud gibi isimler, karakterlerinin klişelerden sıyrılan eğlenceli yorumlarıyla dikkat çekiyor.
"Ready or Not" ve son "Scream" filmleriyle tanıdığımız yönetmenler Matt Bettinelli-Olpin ve Tyler Gillett, Abigail ile korku-komedi dengesini ustalıkla kuruyorlar. Film, 1930'ların klasik Universal Canavarları atmosferini, modern ve oldukça kanlı bir korku filmi estetiğiyle birleştiriyor. Anlatım dili oldukça akıcı; ilk yarıdaki gizemli hava, ikinci yarıda yerini tam anlamıyla bir "kan banyosu" ve kaos ortamına bırakıyor. Görsel yönetmenlik, malikanenin gotik yapısını Abigail’in zarif ama ölümcül dans figürleriyle harika bir şekilde harmanlamış.
Türler arası geçişlerden keyif alanlar ve "kara mizah" dozajı yüksek gerilim filmi sevenler için bu yapım biçilmiş kaftan. Eğer saf korkudan ziyade, içinde zekice kurgulanmış aksiyon sahneleri ve şaşırtıcı ters köşeler barındıran yapımlardan hoşlanıyorsanız, Abigail sizi kesinlikle tatmin edecektir. Ayrıca vampir mitolojisine taze ve modern bir bakış açısı arayanların vampir filmi listelerine mutlaka eklemesi gereken bir iş.
Abigail’i benzerlerinden ayıran en büyük özellik, türün klişeleriyle oynamaktan çekinmemesi. Bir balerin kızın zarif dönüşlerini bir parçalama sahnesine dönüştüren koreografileri izlemek hem estetik hem de sarsıcı bir deneyim sunuyor. Film, sadece bir "canavar filmi" olmakla kalmıyor, aynı zamanda karakterlerin kendi içsel çatışmalarını ve güvenilirliklerini sorgulayan başarılı bir alt metin de sunuyor. 2024 filmleri arasında eğlence dozajı en yüksek, en kanlı ve sürprizli yapımlardan biri olması izlemek için yeterli bir sebep.
Av ve Avcı Paradoksu: Güç dengelerinin kimin elinde olduğunun her an değişebilmesi.
Aile ve Sadakat: Karakterlerin kendi ailevi travmaları ve birbirlerine duydukları (veya duymadıkları) güven.
Masumiyetin Çarpıtılması: Çocuk figürünün bir dehşet nesnesine dönüşmesi ve bu kontrastın yarattığı huzursuzluk.
Hayatta Kalma İçgüdüsü: İmkansız bir durumda karakterlerin etik sınırlarını ne kadar zorlayabileceği.
Eğer Abigail’i sevdiyseniz, aynı yönetmen ekibinden çıkan ve benzer bir "kapalı alanda hayatta kalma" temasını işleyen Ready or Not (Saklambaç) kesinlikle ilginizi çekecektir. Ayrıca vampir türüne farklı bir soluk getiren 30 Days of Night veya bir grup suçlunun yanlış kapıyı çalmasını konu alan Don't Breathe gibi korku filmi önerileri, Abigail ile benzer bir adrenalin seviyesi vaat ediyor.
Film, aslında 1936 yapımı Dracula's Daughter filminin modern ve serbest bir uyarlaması olarak tasarlandı.
Alisha Weir, Abigail karakteri için aylar süren yoğun bir bale eğitimi aldı ve filmdeki dans sahnelerinin büyük çoğunluğunu kendisi gerçekleştirdi.
Filmde kullanılan yapay kan miktarı o kadar fazlaydı ki, çekimler sırasında oyuncuların temizlenmesi saatler sürüyordu.
Abigail’in babasının kim olduğu, vampir edebiyatı ve klasik sinemaya dair çok önemli bir referans barındırıyor.
Henüz resmi bir devam filmi duyurusu yapılmamış olsa da, filmin sonu ve yarattığı evren yeni hikayelere oldukça açık kapı bırakıyor.
Abigail karakteri, doğrudan bir halk efsanesinden değil, Universal’ın klasik korku külliyatındaki "Dracula'nın kızı" temasından esinlenerek modernize edilmiştir.
Evet, Abigail türün doğası gereği oldukça yüksek miktarda gore (kanlı sahneler) ve şiddet öğesi barındırıyor; ancak bu sahneler genellikle stilize ve editoryal bir eğlence anlayışıyla sunuluyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...