
Yönetmen Debbie Lum, Amerikan eğitim sisteminin en rekabetçi noktalarından birine, San Francisco’daki Lowell Lisesi’ne kamerasını çeviriyor. Film, çoğunluğu Asya kökenli Amerikalı olan öğrencilerin, Stanford, Harvard veya Berkeley gibi dünyanın en seçkin üniversitelerine girebilmek için verdikleri insanüstü çabayı belgeliyor. Öğrenciler için sadece "iyi" olmak yeterli değil; binlerce benzer yeteneğe sahip aday arasından sıyrılmak için mükemmel bir akademik geçmişin yanı sıra sıra dışı bir kişisel hikayeye de ihtiyaçları var.
Belgesel, bir eğitim yılı boyunca farklı karakterdeki beş öğrenciyi takip ediyor. Notların, sınav sonuçlarının ve ders dışı aktivitelerin birer takıntıya dönüştüğü bu ortamda, gençlerin kimliklerini nasıl tanımladıklarını izliyoruz. Try Harder!, sadece bir sınav maratonunu değil, aynı zamanda sistemin yarattığı baskının genç ruhlar üzerindeki duygusal ve psikolojik maliyetini de derinlemesine inceliyor. Kabul mektuplarının beklendiği o gerilimli anlar, izleyiciyi de aynı heyecanın ve hayal kırıklığının ortağı yapıyor.
Bu yapımda rol alan "oyuncular", hayatlarının en kritik virajını dönmekte olan gerçek lise öğrencileridir. Alvan, Shea, Ian, Rachael ve Sophia; her biri farklı aile dinamikleri ve beklentilerle bu yarışın içinde yer alıyor. Özellikle Rachael’ın annesinin yüksek beklentileriyle mücadelesi veya Alvan’ın sempatik ama kaygılı duruşu, izleyicinin karakterlerle güçlü bir bağ kurmasını sağlıyor.
Okulun rehberlik öğretmenleri ve ebeveynler de bu ekosistemin bir parçası olarak kadrajda yer buluyorlar. Debbie Lum, bu gençlerin sahtelikten uzak, en savunmasız anlarını yakalayarak; bir belgesel olmanın ötesinde, samimiyetiyle kalbe dokunan bir gençlik portresi sunuyor. Öğrencilerin birbirleriyle olan rekabeti kadar dostlukları da hikâyenin insani yönünü güçlendiriyor.
Debbie Lum, konuyu ele alırken hem mizahi hem de düşündürücü bir ton yakalamayı başarıyor. Filmin kurgusu, gençlerin içindeki o bitmek bilmeyen enerjiyi ve hızı yansıtacak şekilde dinamik tutulmuş. Ancak bu hızın altında yatan "yeterli olamama" korkusu, sinematografik olarak çok iyi işlenmiş. Try Harder!, eğitim sistemine yönelik sert bir eleştiri getirirken, bunu doğrudan bir ders vermek yerine, öğrencilerin yaşadığı gerçek deneyimler üzerinden hissettirmeyi tercih ediyor.
Üniversite sınavı sürecindeki öğrenciler, çocuklarının geleceği için endişelenen ebeveynler ve eğitim sosyolojisine ilgi duyanlar için bu film bir başucu eseri niteliğinde. Eğer başarı odaklı modern dünyanın bireyler üzerindeki etkisini merak ediyorsanız, bu film önerisi size çok şey katacaktır. Ayrıca Z kuşağının çalışma disiplinini ve hayata bakışını anlamak isteyen eğitimciler için de ufuk açıcı bir deneyim sunuyor.
Bu film, başarının sadece sayılardan ibaret olmadığını ve sistemin "mükemmel öğrenci" arayışının gençlerin özgünlüğünü nasıl törpülediğini gösteriyor. Kendi hayatınızdaki sınav süreçlerini hatırlayacak, bazen gülecek bazen de o gençlerin omuzlarındaki yükü hissederek hüzünleneceksiniz. Try Harder!, bize başarısızlığın da hayatın bir parçası olduğunu ve bir üniversite kabul mektubunun bir insanın değerini belirleyemeyeceğini hatırlattığı için mutlaka izlenmeli.
Akademik Baskı: Seçkin üniversitelere girme çabasının yarattığı yoğun stres.
Kültürel Kimlik: Asya kökenli Amerikalı öğrencilerin model azınlık (model minority) mitiyle olan mücadelesi.
Ergenlik ve Aidiyet: Kimlik arayışının akademik başarı gölgesinde kalması.
Sistem Eleştirisi: Standartlaştırılmış testlerin ve kabul süreçlerinin adaletsizliği.
Eğitim sistemindeki rekabeti ve gençlik psikolojisini seviyorsanız, Spellbound veya yine lise hayatındaki politik mücadeleleri anlatan Boys State belgeselleri sizin için harika birer film önerisi olabilir. Ayrıca üniversite kabul skandallarını ele alan Operation Varsity Blues belgeseli de bu yapımla iyi bir ikili oluşturacaktır.
Film, çekildiği Lowell Lisesi’nin kabul kriterleri üzerine yapılan hararetli tartışmaların tam ortasında yayımlandı.
Yönetmen Debbie Lum, çekimler boyunca öğrencilerle o kadar yakınlaşmıştır ki, kabul mektupları açılırken o da öğrencilerle birlikte gözyaşı dökmüştür.
Yapım, Sundance Film Festivali'nde prömiyerini yapmış ve Amerikan eğitim sistemine tuttuğu dürüst ayna ile büyük övgü toplamıştır.
San Francisco'daki Lowell Lisesi, akademik başarıları ve mezunlarının Ivy League üniversitelerine kabul oranlarıyla bilinen, sınavla öğrenci alan çok prestijli bir devlet okuludur.
Belgesel, her bir öğrencinin başvuru sürecini ve nihai sonuçlarını (kabul veya ret) şeffaf bir şekilde izleyiciyle paylaşıyor.
Hayır, filmdeki sınav kaygısı, aile baskısı ve gelecek korkusu temaları, Türkiye dahil dünyanın pek çok yerindeki öğrenciler için oldukça evrensel ve tanıdık duygulardır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...