
Belgesel
Troublesome Creek: A Midwestern, Iowa’nın uçsuz bucaksız mısır tarlaları arasında, Jordan ailesinin 125 yıllık aile çiftliğini ayakta tutma çabasına odaklanan samimi bir belgeseldir. Yönetmen Jeanne Jordan, kamerasını bizzat kendi ailesine çevirerek, babası Russ ve annesi Mary Jane’in yaşlılık dönemlerinde karşılaştıkları büyük ekonomik krizi mercek altına alır. Banka borçları ve modern tarım ekonomisinin acımasız dişlileri arasında sıkışan aile, iflasın eşiğine gelmişken topraklarını ve miraslarını korumak için sıra dışı bir plan yapmak zorunda kalır.
Belgesel, sadece bir mülkiyet mücadelesini değil, aynı zamanda Amerikan rüyasının orta batıdaki yansımasını ve bu rüyanın nasıl bir kabusa dönüşebileceğini anlatır. Ailenin tüm eşyalarını açık artırmayla satmaya karar verdiği o duygusal anlar, aslında bir devrin kapanışını ve toprağa bağlı yaşam biçiminin dönüşümünü simgeler. Jordan ailesinin bu süreçteki metaneti, birbirlerine olan bağlılıkları ve yer yer sergiledikleri ironik yaklaşım, filmi kuru bir ekonomik rapor olmaktan çıkarıp derinlemesine bir aile portresine dönüştürüyor.
Bu yapım bir belgesel olduğu için "oyuncular" aslında Jordan ailesinin gerçek fertleridir. Filmin anlatıcılığını ve yönetmenliğini üstlenen Jeanne Jordan, hikâyeyi içeriden bir bakışla ama editoryal bir mesafeyle aktarmayı başarır. Filmin asıl kahramanları olan Russ ve Mary Jane Jordan, doğallıkları ve toprak insanına has o bilge duruşlarıyla izleyicinin kalbini kazanıyor.
Özellikle baba Russ Jordan’ın, hayatı boyunca emek verdiği makinelerin ve arazinin elinden gidişini izlerken sergilediği vakur duruş, bir "performans" değil, hayatın ta kendisidir. Ailenin diğer üyeleri ve açık artırmaya katılan komşular da, Amerikan orta batı kültürünün karakter yapısını tüm gerçekliğiyle yansıtan figürler olarak filmde yer alırlar.
Jeanne Jordan ve Steven Ascher ikilisi, son derece kişisel bir hikâyeyi evrensel bir temaya dönüştürmeyi başarmışlar. Filmin temposu, kırsal yaşamın sakinliğini yansıtırcasına ağır ama bir o kadar da sürükleyici ilerliyor. 1996 yılında Sundance Film Festivali’nde Büyük Jüri Ödülü kazanan ve Oscar’a aday gösterilen bu yapım, sinema dilindeki sadelikle başarısını perçinliyor. Yönetmenlik, izleyiciyi bir röntgenci gibi değil, ailenin sofrasındaki bir misafir gibi hissettirerek duygusal etkiyi maksimize ediyor.
Toprakla kurulan bağı, aile içi dayanışmayı ve gerçek yaşam öykülerini seven sinemaseverler için bu film eşsiz bir deneyimdir. Eğer toplumsal değişimlerin bireyler üzerindeki etkisini inceleyen kaliteli belgesel yapımlarına ilgi duyuyorsanız, Troublesome Creek mutlaka listenizde olmalı. Amerikan taşra hayatının gerçekçi bir panoramasını görmek isteyenler ve ekonomik zorluklar karşısında insan onurunun nasıl korunduğunu merak edenler için ilham verici bir tercih olacaktır.
Bu belgesel, istatistiklerin ötesine geçerek bir ailenin ruhunu ve geçmişini nasıl korumaya çalıştığını gösterdiği için izlenmelidir. Bir "western" filmi gibi kurgulanan anlatısı, geleneksel yaşam tarzının modern finans dünyasıyla çarpışmasını sarsıcı bir dille sunuyor. Ailenin açık artırma sahnesindeki o trajik ama onurlu duruşu, modern sinemanın en etkileyici gerçek anlarından biri olarak kabul edilir. İyimserliğini asla kaybetmeyen anlatımıyla, zorluklar karşısında mizahın nasıl bir kalkan olabileceğini kanıtlıyor.
Miras ve Aidiyet: Toprağın sadece bir mülk değil, kuşaklar arası bir bağ ve kimlik unsuru olduğu vurgulanır.
Ekonomik Mücadele: Küçük çiftçilerin dev bankalar ve değişen dünya düzeni karşısındaki çaresizliği işlenir.
Aile Bağları: Büyük kriz anlarında ailenin nasıl bir sığınak haline geldiği anlatılır.
Değişim ve Kabulleniş: Eski bir yaşam biçiminin sona erişi ve yeni şartlara uyum sağlama zorunluluğu temalaştırılır.
Kırsal yaşamın zorluklarını ve aile bağlarını ele alan bir başka etkileyici yapım olan Country (1984) bu belgeselle benzer temalar taşır. Belgesel türünde ise tarım dünyasının endüstriyel dönüşümünü eleştirel bir dille sunan Gıda Ltd. (Food, Inc.) modern bir bakış açısı sunabilir. Amerikan orta batısındaki yaşamı ve ekonomik sıkıntıları daha karanlık bir tonda işleyen Roger ve Ben (Roger & Me) de türün meraklıları için ilginç bir karşılaştırma noktası olabilir.
Film, 1996 yılında En İyi Belgesel dalında Akademi Ödülü'ne (Oscar) aday gösterilmiştir.
Yönetmen Jeanne Jordan, filmi çekmeye karar verdiğinde aslında ailesinin bu kadar büyük bir krizin eşiğinde olduğunu tam olarak bilmiyordu; süreç çekimler sırasında derinleşti.
Filmin adı, ailenin çiftliğinin yanından geçen gerçek bir derenin isminden gelmektedir ve mecazi olarak "baş dertte" anlamını da taşır.
Sundance Film Festivali'nde hem Jüri Özel Ödülü'nü hem de İzleyici Ödülü'nü alarak nadir görülen bir başarıya imza atmıştır.
Evet, film herhangi bir kurgu veya oyuncu içermeyen, Jordan ailesinin yaşadığı gerçek iflas tehlikesini ve kurtuluş mücadelesini anlatan bir belgeseldir.
Hayır, film aynı zamanda Amerikan orta batı kültürünü, mizah anlayışını ve yaşlanmakta olan bir çiftin hayata karşı tutunuşunu anlatan derinlemesine bir karakter çalışmasıdır.
Spoiler vermeden söylemek gerekirse, film bir ailenin teslim olmak yerine yaratıcı ve onurlu bir çözüm yolu bularak geleneklerini nasıl dönüştürdüğünü gösteren umut verici bir finale sahiptir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...