Trainspotting Konusu

İskoç edebiyatının kült romanından uyarlanan filmde Edinburgh’da yaşayan Renton ve arkadaş grubunun eroin bağımlısı olması ve bunun için yaptıkları konu edinir. Defalarca uyuşturucuyu bırakmayı denemiş ve her seferinde başarısızlıkla sonuçlanmıştır.  Mağazadan çalmış olduğu ürünler için peşinden gelen polislerden kaçmaya çalışırken bir arabaya çarpar. Bu sahneden sonra Renton’un sesinden hayatın tanımı hakkında sorular ve cevaplar dinlemeye başlarız.

Bir meslek edinmeyi ve kariyer hedefinden vazgeçen Renton, kendisi gibi eroin bağımlısı arkadaşlarıyla bir serüvenin içine girmiştir. Begbie, sürekli olarak kavga çıkaran, şiddet bağımlısı alkolik bir karakterdir. Ve sürekli olarak çevresindeki insanları korkutup otoriter bir yapı oluşturmaya çalışmıştır. Öte yandan Spud hayattan çok fazla beklentisi olmayan, umutsuz ve izleyiciler tarafından sevimli bulunan bir eroin bağımlısıdır. SickBoy ise bağımlılığını kontrol edebildiğini düşünen ve egoist tavırlarıyla dikkat çeken bir hanım evladıdır.

Renton uyuşturucuyu bırakmaya karar vermiş ve ıstıraptan kıvranmaya başlamıştır. Bununla başa çıkmak için kendini bir odaya kilitler. Daha sonra SickBoy’da Renton’un aldığı kararı alır ve birlikte vakit geçirmeye başlarlar. İş görüşmelerinde sürekli olarak başarısız olan Renton soluğu yeniden arkadaşlarıyla sürekli olarak Begbie’nin sorun çıkardığı barda alırlar. Ağır doz uyuşturucudan bir hastane kapısına bırakılır. Daha sonra ailesi onu evlerine götürüp odaya kilitlerler. İyileşme süreci sonrasında bulunduğu yerden uzaklaşmaya karar verir Londra’da bir emlak ofisinde çalışmaya başlar. Daha sonra arkadaşları onun peşini bırakmazlar ve kendi yarattıkları problemlerin içerisine onu da çekerler.

Renton’dan para isteyip yüksek miktarda uyuşturucu satın almak istediğini söylerler ve onu ikna etmeyi başarırlar. Bahsettikleri plan gerçekleşir ve çok para kazanmışlardır. Bunu kutlamak için gittikleri otelde yine kavga çıkarmayı başarmışlardır. Otelde herkes uyuduğu esnada para dolu çantayla birlikte Renton orayı terk eder. Spud onun bu yaptığını görür fakat sesini çıkarmaz, giderken sadece Spud’a hak ettiği payı bırakır. Öfkesinden sağa sola zarar vermeye başlana Begbie polisler tarafından tutuklanır ve Renton sonunda arkadaşlarından kurtulmayı başarmıştır. Film bir çok ülkede uyuşturucuya özenip özendirmeme konusunda tartışma yaratsa da eleştirmenlerden tam not almıştır.

Trainspotting Oyuncuları, Yönetmeni ve Ekibi

Ewen Bremner

Daniel "Spud" Murphy

Ewan McGregor

Mark "Rent Boy" Renton

Jonny Lee Miller

Simon "Sick Boy" Williamson

Robert Carlyle

Francis "Franco" Begbie

Kelly Macdonald

Diane Coulston

Kevin McKidd

Thomas "Tommy" MacKenzie

Peter Mullan

Swanney "Mother Superior"

James Cosmo

Mr. Renton

Stuart McQuarrie

Gavin Temperley

Camera

Brian Tufano

Director of Photography

Directing

David Gilchrist

First Assistant Director

Production

Lesley Stewart

Production Manager

Writing

John Hodge

Screenplay

Editing

Art

Kave Quinn

Production Design

Tracey Gallacher

Art Direction

Costume & Make-Up

Robert McCann

Hairstylist

Rachael Fleming

Costume Design
İlk yorum yapan siz olun “Trainspotting”

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Henüz inceleme yok.