

Nina Borowski

George Hanson

Sidney Miller

Rodney Fraser

Vince McBride

Dr. Robert Joley

Constance Miller

Frank Hanson
Paul James

Dr. Goldstein
Nina Borowski, New York’ta yaşayan, enerjik ve sevgi dolu bir sosyal hizmetler görevlisidir. Bir partide tanıştığı anaokulu öğretmeni George ile kısa sürede çok yakın arkadaş olur. George, sevgilisinden yeni ayrılmıştır ve Nina’nın evindeki boş odaya taşınır. İkili arasında kusursuz bir uyum ve derin bir sevgi başlar; birlikte yemek yapar, dans eder ve hayatın tüm zorluklarını paylaşırlar.
Ancak hikaye, Nina’nın erkek arkadaşından hamile olduğunu öğrenmesiyle karmaşık bir hal alır. Nina, bebeğini geleneksel bir baba figürüyle değil, en iyi arkadaşı olan George ile büyütmek istediğine karar verir. Aralarındaki tek engel, George’un eşcinsel olması ve Nina’nın ona olan duygularının zamanla arkadaşlıktan romantik bir aşka dönüşmesidir. The Object of My Affection, "Doğru insan, yanlış zaman ve imkansız şartlar" temasını son derece zarif bir dille işliyor.
Jennifer Aniston (Nina): Friends dizisindeki başarısının ardından sinema dünyasında kendini kanıtladığı bu rolde, hayal kırıklıklarını ve umudu aynı anda taşıyan, izleyicinin hemen bağ kurabileceği samimi bir performans sergiliyor.
Paul Rudd (George): George karakterine kattığı nezaket ve içtenlik, filmin duygusal merkezini oluşturuyor. Paul Rudd’un Aniston ile olan ekran uyumu, aralarındaki platonik ama güçlü bağı inandırıcı kılan en büyük unsur.
Alan Alda ve Allison Janney: Yan rollerde, hikayeye entelektüel bir mizah ve derinlik katarak kadroyu zenginleştiriyorlar.
Yönetmen Nicholas Hytner, Wendy Wasserstein’ın romanından uyarlanan bu filmde, romantik komedi kalıplarını kullanarak aslında oldukça ciddi bir dram sunuyor. Film, eşcinselliği ve farklı aile yapılarını 90’lı yılların perspektifinde oldukça cesur ve yargısız bir şekilde ele alıyor. New York’un sonbahar atmosferi, filmin o melankolik ama umutlu tonuna mükemmel bir fon oluşturuyor. Film, "Aşk her şeyi yener mi?" klişesine sığınmak yerine, hayatın sunduğu gri alanları keşfetmeyi tercih ediyor.
Jennifer Aniston ve Paul Rudd hayranları için bu film gerçek bir hazine. Klasik romantik komedilerin ötesinde, karakterlerin gerçekten gelişim gösterdiği ve zor kararlar aldığı daha gerçekçi hikayeleri sevenler bu filmi çok sevecektir. Ayrıca dostluk ve aşk arasındaki o ince çizgiyi merak edenler için dokunaklı bir tercih.
Film, aşkın pek çok türü olduğunu ve bazen birini çok sevmenin ona sahip olmak anlamına gelmediğini çok dürüst bir şekilde anlatıyor. Aniston ve Rudd’un gençlik hallerini izlemek büyük bir keyif verirken, filmin sunduğu "modern aile" tartışmaları günümüzde bile geçerliliğini koruyor. Sizi hem gülümsetecek hem de boğazınızda küçük bir düğüm bırakacak kadar içten bir yapım.
Platonik Aşk: Birine karşı duyulan tutkunun, o kişinin cinsel yönelimi veya hayat tercihleri nedeniyle karşılıksız kalması.
Modern Aile: Biyolojik babalık yerine, duygusal bağlılığın ebeveynlikte öncelikli olması.
Fedakarlık: Sevdiğin kişinin mutluluğu için kendi arzularından vazgeçebilme olgunluğu.
Eğer bu duygusal karmaşayı ve samimi dostluk hikayesini sevdiyseniz; Julia Roberts’ın başrolde olduğu My Best Friend's Wedding (En İyi Arkadaşım Evleniyor), yine Paul Rudd’un yer aldığı The Perks of Being a Wallflower (Saksı Olmanın Faydaları) veya daha modern bir perspektif için The Kids Are All Right filmlerini izleyebilirsiniz.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...