

Lydia Lamont

Eileen Lamont

Miss Edith Mantel

Miss Martha Alvaro

Mr. Hopkins

Abbie Mortimer

Kenneth Lamont

Miss Pamela Charron

Susan

Janet
1969 yılının İngiltere'sinde, disiplinli bir kız lisesinde en yakın arkadaşlar olan karizmatik Abigail ve içine kapanık Lydia’nın hikâyesine odaklanıyoruz. Okulda beklenmedik bir trajedi yaşandığında, Lydia bu durumdan derinden etkilenir. Kısa bir süre sonra Lydia’da ve ardından diğer kızlarda açıklanamayan bayılma nöbetleri, titremeler ve tuhaf sanrılar baş gösterir.
Okul yönetimi ve doktorlar bu durumu tıbbi bir açıklama ile çözmeye çalışırken, olay gizemli bir "toplu histeri" salgınına dönüşür. The Falling, bir yandan bu tıbbi gizemi takip ederken, diğer yandan Lydia'nın soğuk annesiyle olan sorunlu ilişkisini ve genç kızların kadınlığa geçiş sancılarını şiirsel bir dille anlatır.
Film, bugün dünya çapında tanınan iki genç yeteneğin ve usta bir oyuncunun performansıyla parlıyor:
Maisie Williams: (Game of Thrones) Lydia rolünde, karakterinin kafa karışıklığını, isyanını ve hassasiyetini muazzam bir derinlikle yansıtıyor. Williams'ın bu filmdeki performansı, onun sadece bir aksiyon yıldızı değil, çok güçlü bir dram oyuncusu olduğunu kanıtlıyor.
Florence Pugh: Abigail rolünde, bu filmle sinema dünyasına muhteşem bir giriş yapıyor (ilk filmidir). Pugh’un ekrandaki doğal karizması ve enerjisi, karakterinin okuldaki etkisini izleyiciye anında geçiriyor.
Maxine Peake: Lydia’nın agorafobik ve mesafeli annesi rolünde, filmin gergin aile dinamiğini başarıyla sırtlıyor.
Kadroda ayrıca Joe Cole (Peaky Blinders) ve Greta Scacchi gibi isimler de yer alarak hikâyenin dokusunu zenginleştiriyor.
Yönetmen Carol Morley, filmi gerçek tarihteki toplu histeri vakalarından esinlenerek kurgulamıştır. The Falling, görsel olarak 60'lı yılların sonundaki o puslu, güneşli ama tekinsiz İngiliz kırsalını bir tablo gibi sunuyor.
Film, hızlı kurgu geçişleri, doğa görüntüleri (özellikle ağaçlar ve nehirler) ve yer yer psikedelik sahneleriyle klasik bir lineer anlatımın dışına çıkıyor. Müziklerini ise ikonik müzisyen Tracey Thorn (Everything but the Girl) yapmıştır ki bu da filmin melankolik atmosferini tamamlayan en önemli unsurlardan biridir.
Eğer Picnic at Hanging Rock (Hanging Rock'ta Piknik) veya The Virgin Suicides (Masumiyetin İntiharı) gibi atmosferik, gençlik sancılarını gizemle harmanlayan filmleri seviyorsanız bu yapım tam size göre. Özellikle Florence Pugh'un ilk oyunculuk deneyimini ve Maisie Williams'ın yeteneğini görmek isteyenler için The Falling izle önerisi, editoryal açıdan çok kıymetli bir keşif olacaktır.
Bu yapımı izlemek için en büyük sebep, ergenliğin o kontrol edilemez, "fırtınalı" doğasını çok özgün bir görsellikle anlatmasıdır. Film, bayılma nöbetlerini bir hastalık değil, baskıcı bir sisteme karşı bedenin verdiği bir "isyan" olarak ele alıyor. Florence Pugh ve Maisie Williams arasındaki kimya ise filmin duygusal motorunu oluşturuyor.
Toplu Histeri: Psikolojik bir durumun bir topluluk içinde fiziksel bir salgına dönüşmesi.
Kadınlığa Geçiş: Cinselliğin keşfi ve toplumsal tabuların yarattığı baskı.
Anne-Kız İlişkisi: Kuşaklar arası travmalar ve iletişim kopukluğu.
Yas ve Kayıp: Bir trajedinin ardından zihnin verdiği savunma tepkileri.
Bu tarz atmosferik ve psikolojik okul dramlarını sevdiyseniz, The Mary Whitehouse Experience veya Sofia Coppola imzalı The Virgin Suicides filmlerine göz atmalısınız. Ayrıca, Florence Pugh hayranıysanız onun yine tekinsiz bir topluluğu anlatan Midsommar (Ritüel) filmi de başarılı bir film alternatifidir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...