

François Marin, head teacher

Arthur, student

Damien, student

Esmeralda, student

Khoumba, student

Louise, student

Rabah, student

Souleyman, student
Agame, student
Angélica, student
Sınıf (Entre les murs), Paris’in kozmopolit ve zorlu bir mahallesindeki ortaokulda, bir ders yılı boyunca yaşananları mercek altına alıyor. Fransızca öğretmeni François Marin, farklı etnik kökenlerden ve sosyal sınıflardan gelen, hayata karşı öfkeli ve meraklı bir grup gençle orta yolu bulmaya çalışır. Marin’in amacı sadece dil bilgisi öğretmek değil, aynı zamanda bu gençlere kendilerini ifade edebilecekleri demokratik bir alan açmaktır.
Ancak sınıfın içindeki enerji her an patlamaya hazır bir barut fıçısı gibidir. Öğrencilerin sisteme duyduğu güvensizlik ve öğretmenin sabrının sınırları, basit bir kelime tartışmasından disiplin kuruluna kadar uzanan bir gerilime dönüşür. Film, dış dünyadan tamamen izole edilmiş gibi görünen o sınıfın içinde, aslında tüm Fransa’nın ve modern toplumun entegrasyon, saygı ve hiyerarşi gibi en büyük sorunlarını masaya yatırıyor.
Filmin en dikkat çekici özelliği, başroldeki François Bégaudeau’nun aslında kitabın yazarı ve eski bir öğretmen olmasıdır. Kendi deneyimlerinden yola çıkarak hem senaryoyu yazmış hem de kendisini oynamıştır. Bu durum, filme bir oyuncunun sergileyebileceği performanstan çok daha fazlasını; ham ve filtrelisiz bir gerçekliği katar.
Öğrenci kadrosu ise profesyonel oyunculardan değil, gerçek öğrencilerden oluşur. Esmeralda, Souleymane ve Wei gibi karakterleri canlandıran gençlerin doğaçlama yetenekleri, sınıf içindeki kaosu ve heyecanı belgesel tadında sunar. Gençlerin her bir çıkışı, bakışı ve itirazı, senaryo metninden öte gerçek bir yaşam mücadelesinin yansımasıdır.
Laurent Cantet’in yönettiği bu başyapıt, 2008 yılında Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazanarak sinema dünyasında büyük ses getirmiştir. Filmin neredeyse tamamının tek bir mekânda, yani sınıfta geçmesi, izleyici üzerinde klostrofobik bir etki yaratsa da Cantet’in dinamik kurgusu tempoyu her zaman yüksek tutar.
Belgeselvari çekim tekniği (cinéma vérité), izleyiciyi bir gözlemci gibi sıranın yanına oturtur. Film, klasik "idealist öğretmen" klişelerinden kaçınarak, eğitimin ne kadar yıpratıcı ve bazen de çaresiz bir süreç olduğunu dürüstçe gösterir. Marin’in hataları ve öğrencilerin sertliği arasındaki denge, filmin etik tarafsızlığını güçlendirir.
Eğitim sistemine dair eleştirel bir bakış açısı arayanlar ve toplumsal dinamikleri odağına alan sosyal dram türü tutkunları bu filmi mutlaka izlemelidir. Eğer büyük prodüksiyonlar yerine insan ilişkilerinin derinliğine odaklanan ödüllü filmler ilginizi çekiyorsa, Sınıf size unutulmaz bir deneyim sunacaktır. Sosyolojiye, dile ve gençlik psikolojisine meraklı izleyiciler için de zengin bir içerik barındırır.
Bu film, "öteki" ile iletişim kurmanın ne kadar zor ama bir o kadar da elzem olduğunu anlamak için izlenmelidir. Sınıf (Entre les murs), sadece bir okul hikâyesi değil; otoritenin sınırlarını, ifade özgürlüğünün bedelini ve modern dünyada aidiyet duygusunun karmaşıklığını anlatan bir mikro kozmostur. Hiçbir yapaylık içermeyen diyalogları ve sarsıcı finaliyle, izledikten sonra uzun süre üzerine konuşacağınız bir yapımdır.
Dil ve İletişim: Kelimelerin birer savunma mekanizması veya saldırı aracı olarak kullanılması.
Otorite ve Saygı: Öğretmen ve öğrenci arasındaki hiyerarşinin kırılganlığı.
Kültürel Çatışma: Göçmen çocukların Avrupa eğitim sistemi içindeki uyum ve kimlik mücadelesi.
Eğitim ve disiplin temasını farklı bir perspektiften işleyen Dead Poets Society (Ölü Ozanlar Derneği) klasik bir öneri olsa da, Sınıf'ın gerçekçiliğine daha yakın olan Monsieur Lazhar veya banliyö yaşamının sertliğini anlatan La Haine (Protesto) filmlerine de göz atabilirsiniz. Ayrıca yine bir sınıf içi gerilimi konu alan The Wave (Tehlikeli Oyun) politik alt metniyle benzer bir etki yaratabilir.
Film, François Bégaudeau’nun aynı adlı otobiyografik romanından uyarlanmıştır.
Çekimler başlamadan önce öğrencilerle aylar süren atölye çalışmaları yapılmış, sahnelerin çoğu bu süreçteki doğaçlamalardan beslenmiştir.
Altın Palmiye ödülünü oy birliğiyle kazanan yapım, bu ödülü 21 yıl aradan sonra Fransa’ya getiren ilk film olmuştur.
Evet, çekimler Paris'te gerçek bir okul binasında gerçekleştirildi ve atmosferin bozulmaması için doğal ışık ve gerçek sınıf ekipmanları kullanıldı.
Çünkü eğitim süreci bitmeyen bir döngüdür. Yönetmen, izleyiciye kesin bir çözüm sunmak yerine, sistemin içindeki cevapsız soruları ve bireysel kayıpları bırakmayı tercih etmiştir.
Film, karakterleri "iyi" veya "kötü" olarak yaftalamaz. Marin, öğrencileri için çabalayan ancak kendi önyargılarına ve insani zayıflıklarına yenik düşebilen gerçekçi bir figürdür.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...