

Virgil 'Bud' Brigman

Lindsey Brigman

Lieutenant Hiram Coffey

Catton ‘Catfish’ De Vries

Alan 'Hippy' Carnes

Jammer Willis

Lisa 'One Night' Standing

Bendix

Arliss 'Sonny' Dawson
Lew Finler
Bir Amerikan nükleer denizaltısının gizemli bir şekilde batmasının ardından, sivil bir petrol sondaj ekibi, donanma komandolarıyla birlikte kurtarma operasyonu için görevlendirilir. Okyanusun en derin ve karanlık noktalarından birinde (Cayman Çukuru) mahsur kalan ekip, sadece doğa şartlarıyla ve suyun muazzam basıncıyla değil, aynı zamanda orada yalnız olmadıkları gerçeğiyle yüzleşir.
Fırtına nedeniyle yüzeyle bağları kopan mürettebat, derinliklerde "insan dışı" bir zekanın varlığını keşfeder. Ancak asıl tehlike suyun altındaki bu gizemli varlıklar değil, nükleer bir felaketi tetiklemek üzere olan paranoyak bir komutanın (Teğmen Coffey) zihnidir. Film, insan doğasının karanlığı ile bilinmeyenin büyüleyiciliği arasında gidip gelen, nefes kesici bir hayatta kalma mücadelesidir.
James Cameron, bu zorlu çekimler için fiziksel ve duygusal sınırlarını zorlayacak bir kadro kurmuştur:
Ed Harris (Bud Brigman): Ekibin lideri rolünde, sorumluluk ve fedakarlık duygusunu iliklerinize kadar hissettiren bir performans sergiliyor.
Mary Elizabeth Mastrantonio (Lindsey Brigman): Bud’ın ayrı olduğu eşi ve sert mizaçlı bir mühendis. Harris ile olan kimyası, filmin duygusal merkezini oluşturuyor.
Michael Biehn (Teğmen Coffey): Cameron’ın favori oyuncularından biri olan Biehn, yüksek basınç sinir bozukluğu (HPNS) nedeniyle yavaş yavaş akıl sağlığını yitiren askeri lideri muazzam bir tekinsizlikle canlandırıyor.
The Abyss, sinema tarihinde çekilmesi en zor filmlerden biri olarak kabul edilir. Oyuncular ve teknik ekip, çekimlerin büyük bölümünü terkedilmiş bir nükleer santralin devasa havuzlarında, suyun altında geçirmiştir. Film, görsel efekt dünyasında bir devrim yaratmıştır; özellikle suyun şekil değiştirerek bir yüz formuna büründüğü sahne (pseudo-pod), Terminator 2'deki T-1000 teknolojisinin atasıdır.
Cameron, izleyiciye okyanusun derinliklerindeki yalnızlığı ve klostrofobiyi hissettirmek için pratik efektler ile o dönem yeni gelişmekte olan CGI teknolojisini kusursuzca harmanlamıştır.
Sualtı atmosferine ilgi duyan, gerilimin yavaş yavaş tırmandığı bilim kurgu hayranları ve teknik işçiliğe önem veren her sinemasever bu filmi mutlaka izlemelidir. Eğer "bilinmeyen" ile kurulan ilk temas hikayelerini seviyorsanız, bu yapım sizin için bir kült niteliğindedir.
Bu film, sadece bir bilim kurgu değil, aynı zamanda insan ruhunun sınırlarını test eden bir dramdır. Özellikle filmin "Special Edition" (Genişletilmiş Versiyon) kopyası, orijinal versiyonda eksik kalan pek çok felsefi ve çevreci alt metni tamamlayarak hikayeyi bir başyapıt seviyesine taşır. Suyun altında nefes alabilen sıvı (perflorokarbon) deneyi gibi gerçek bilimsel teorilere dayanan sahneler, filmi hala güncelliğini koruyan bir gerçekçiliğe oturtur.
Gerçek Fare Deneyi: Filmdeki farenin sıvı içinde nefes aldığı meşhur sahne efekt değil, gerçektir. Sahne çekilirken hayvana zarar verilmemesi için veteriner gözetiminde çalışılmıştır.
Zorlu Şartlar: Ed Harris, çekimlerin zorluğu nedeniyle bir keresinde seti terk etmiş ve Cameron ile uzun süre konuşmamıştır. Ekip, çekim bittiğinde filmi "The Abuse" (İstismar) olarak adlandırmıştır.
Oscar Başarısı: Film, 1990 yılında "En İyi Görsel Efekt" dalında Oscar kazanmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...