
Tezgah, Türkiye’nin en popüler isimlerinden üçünün; bir yazar, bir oyuncu ve bir müzisyenin, dışarıdan kusursuz görünen hayatlarının bir mutfak tezgahı üzerinde darmadağın oluşunu konu alıyor. Ülkenin tanınmış isimlerinden biri olan müzisyen, evine geldiğinde eşini (ünlü bir aktris) ve en yakın arkadaşını (ünlü bir yazar) mutfak tezgahında uygunsuz bir vaziyette yakalar. Bu şok edici an, sadece bir aldatma hikayesi değil, aynı zamanda sanatçı egolarının, sahte kimliklerin ve "sevgisizlik çağının" acımasız bir masaya yatırılışıdır.
Film, gece boyunca bu üç karakterin birbirine karşı kurduğu psikolojik pusuları ve ağzı bozuk olmayan ama ruhu yaralayan ağır diyalogları merkezine alıyor. Eski bir anne halısının üzerine dökülen sadece dökülen içecekler değil, karakterlerin yıllardır biriktirdiği nefret, kıskançlık ve samimiyetsizliktir. Kapalı kapılar ardında geçen bu gerilim dolu gece, izleyiciyi "sosyal medyada beğendiğimiz hayatlar gerçekten ne kadar gerçek?" sorusuyla baş başa bırakıyor.
Filmin başrollerini, aynı zamanda gerçek hayatta da yakın dost olan ve bu enerjiyi sahneye kusursuz bir uyumla taşıyan üç dev isim paylaşıyor. Damla Sönmez, popüler bir aktrisi canlandırırken, kariyeri ile gerçek duyguları arasında sıkışmış bir kadının çaresizliğini ve savunma mekanizmalarını ustalıkla sergiliyor. Rıza Kocaoğlu, aldatılan müzisyen rolünde; yaralı erkeklik gururu, ego ve öfke patlamalarını kariyerinin en çarpıcı performanslarından biriyle taçlandırıyor.
Erkan Kolçak Köstendil ise hem yazar karakterine hayat veriyor hem de entelektüel kibrin arkasına saklanan bir "en yakın arkadaş" portresini başarıyla çiziyor. Ayrıca Şinasi Yurtsever, hikayeye dahil olduğu anlarda filme kendine has bir dinamizm katarak oyuncu kadrosunun zenginliğini tamamlıyor. Performanslar o kadar organik ve çiğ ki, izleyici kendisini o mutfaktaki dördüncü kişi gibi hissetmekten alıkoyamıyor.
Yönetmenliğini Erkan Kolçak Köstendil ve Kadir Çermik’in üstlendiği Tezgah, minimalist yapısına rağmen maksimalist bir etki yaratıyor. Film, beş farklı bölüme ayrılarak hikayesini bir tiyatro oyunu disipliniyle ama sinemanın sunduğu yakın plan gücüyle anlatıyor. Gerilim ve kara komedi türleri arasında ustalıkla gidip gelen yapım, özellikle Bilen Bilmen imzalı sanat yönetmenliğiyle dikkat çekiyor. Mutfaktaki her bir nesne, çalınan saksafon sesleri ve ışık kullanımı, karakterlerin ruh hallerindeki değişimlere hizmet ediyor. Sosyal medyanın sahte mutluluklarını ve sanat camiasının içsel çürümüşlüğünü eleştiren alt metinler, filmi sadece bir aldatma öyküsü olmaktan çıkarıp sosyolojik bir eleştiriye dönüştürüyor.
Psikolojik derinliği olan, diyalog odaklı ve tek mekanda geçen gerilimleri seven izleyiciler bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer gerilim ve kara komedi türünün iç içe geçtiği, karakterlerin maskelerinin tek tek düştüğü yapımlardan hoşlanıyorsanız Tezgah size aradığınız o huzursuz edici ama merak uyandıran atmosferi verecektir. Şöhret kültürüne eleştirel bir gözle bakmak isteyenler için de oldukça doyurucu bir yerli film seçeneği.
Tezgah, izleyiciye alışılagelmiş bir aldatma dramından çok daha fazlasını vaat ediyor. Filmi benzerlerinden ayıran en güçlü yönü, karakterlerin birbirlerine fiziksel şiddetten ziyade kelimelerle, zekice kurgulanmış "tezgahlarla" saldırması. Türk sinemasında az rastlanan kara komedi-gerilim dengesini başarıyla kurması ve oyuncuların adeta birer ustalık sınıfı (masterclass) tadındaki performansları, filmi 2024’ün en özgün işlerinden biri kılıyor.
Modern Çağın Sevgisizliği: İlişkilerin derinliğini yitirip birer gösteriye dönüşmesi.
İhanet ve Sadakat: Sadece aşkta değil, dostlukta ve sanatta da yaşanan kırılmalar.
Şöhret ve Ego: Başarının getirdiği kibrin insan ilişkilerini nasıl zehirlediği.
Hakikat ve Maske: Toplumsal statülerin ardına saklanan gerçek kişiliklerin deşifre olması.
Tek mekanda geçen gerilim dolu yüzleşmeleri seviyorsanız, bir akşam yemeğinin sırlar sofrasına dönüştüğü Cebimdeki Yabancı veya dünya sinemasından bu türün zirvesi kabul edilen Carnage (Acımasız Tanrı) filmlerini hatırlayabilirsiniz. Ayrıca, karakterlerin birbirini kelimelerle hırpaladığı korku ve dram unsurları barındıran oda tiyatrosu tadındaki yapımlar Tezgah ile benzer bir hissiyat uyandıracaktır.
Filmin senaryosu, aynı zamanda yönetmenlerden biri olan Erkan Kolçak Köstendil’e ait. Çekimler öncesinde oyuncuların uzun bir prova süreci geçirdiği ve karakterlerin geçmişlerini derinleştirmek için birlikte çalıştıkları biliniyor. Filmin müziklerinde Orçun Orçunsel’in imzası bulunurken, saksafonun öne çıktığı sahneler filmin kara film (film noir) havasını destekleyen en önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Ayrıca film, vizyona girmeden önce açık hava galalarıyla izleyiciyle buluşarak büyük ilgi topladı.
Hayır, film doğrudan bir sinema projesi olarak kaleme alınmıştır; ancak anlatım dili ve tek mekan kurgusu nedeniyle güçlü bir tiyatro estetiğine sahiptir.
Karakterler herhangi bir gerçek kişiyi temsil etmemekle birlikte, genel olarak sanat ve şöhret dünyasındaki tiplemelerin birer prototipi ve eleştirisi olarak kurgulanmıştır.
Evet, hikayenin tamamına yakını bir evin mutfağında, meşhur "tezgah" ve çevresinde gelişerek izleyicideki klostrofobik gerilim duygusunu pekiştiriyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...