

Ángela

Chema

Bosco

Castro

Figueroa
Sena

Yolanda
Ángela's Father
Ángela's Mother
TV Presenter
Tez, Madrid’de sinema okuyan Angela’nın, görsel şiddet üzerine yazdığı bitirme tezi için yaptığı araştırmaların kontrolden çıkmasını konu alıyor. Angela, tezi için "snuff" filmler (gerçek cinayetlerin kaydedildiği videolar) dünyasını araştırmaya başlar. Bu karanlık yolda ona, şiddet içerikli videolara saplantılı olan sınıf arkadaşı Chema eşlik eder. Ancak sıradan bir araştırma olarak başlayan süreç, profesörü Figueroa’nın okul kütüphanesinde bir video izlerken ölü bulunmasıyla kabusa dönüşür.
Angela, profesörünün ölümüne neden olan bu gizemli kaseti gizlice alır ve izlediğinde, kurbana uygulanan işkencelerin gerçek olduğunu fark eder. Daha da korkunç olanı, videodaki kurbanın iki yıl önce aynı okulda kaybolan bir öğrenci olmasıdır. Angela ve Chema, katilin okulun içinde olduğundan şüphelenerek tehlikeli bir takibe başlar. Bu süreçte karşılarına çıkan çekici ama tekinsiz Bosco, olayları daha da karmaşık hale getirir.
Film, izleyiciyi "kim suçlu?" sorusundan ziyade "insan neden şiddeti izlemekten zevk alır?" sorusuyla baş başa bırakıyor. Angela’nın hem korkup hem de merakına yenik düşerek karanlığa çekilmesi, insan doğasının röntgenci tarafını editoryal bir ustalıkla gözler önüne seriyor. Gerilim filmi unsurlarını bir dedektiflik hikayesiyle birleştiren yapım, son ana kadar gizemini koruyor.
Angela karakterini canlandıran Ana Torrent, masumiyet ile karanlık merak arasındaki ince çizgiyi performansı sayesinde harika yansıtıyor. Oyuncunun büyük ve anlamlı gözleri, karakterin dehşetini izleyiciye doğrudan geçiriyor. Chema rolünde izlediğimiz Fele Martínez, sinik ve aykırı karakteriyle filme hem derinlik hem de yer yer tekinsiz bir mizah katıyor.
Bosco karakterine hayat veren Eduardo Noriega ise, karizmatik ve bir o kadar da ürkütücü duruşuyla filmin gerilim dozunu yükselten en önemli isimlerden biri. Üç oyuncu arasındaki gerilimli üçgen, filmin atmosferini sürekli canlı tutuyor.
Yönetmen Alejandro Amenábar’ın henüz 23 yaşındayken çektiği bu ilk uzun metrajlı film, sinema tarihine muazzam bir giriş olarak geçti. Tez, şiddeti doğrudan göstermek yerine izleyicinin hayal gücünü tetikleyerek çok daha derin bir korku yaratmayı başarıyor. Filmin kurgusu, ses tasarımı ve gri atmosferi, seyirciyi sürekli bir klostrofobi içinde bırakıyor. Amenábar, televizyon ve sinemanın toplumsal şiddet üzerindeki etkisini sert bir dille eleştirirken, sinematografik bir başarıya imza atıyor.
Psikolojik derinliği olan, gizem dolu ve "neo-noir" esintileri taşıyan gerilim filmleri tutkunları bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer şiddetin felsefesine kafa yoran ve sürpriz finalleri seven bir izleyiciyseniz, bu yapım sizin için bir kült niteliği taşıyacaktır. Ayrıca İspanyol sinemasına ilgi duyanlar için bu film, türün en iyi örneklerinden biri olarak kabul edilir.
Film, şiddeti bir meta olarak tüketen modern topluma tutulan en keskin aynalardan biridir. Gösterilmeyen şiddetin, gösterilenden daha korkutucu olabileceğini kanıtlayan nadir yapımlardandır. Amenábar’ın dahi yönetmenliğinin temellerini görmek ve 90’lı yılların o tekinsiz atmosferini iliklerine kadar hissetmek için platform filmleri arasından sıyrılan bu eseri mutlaka keşfetmelisiniz.
Voyerizm (Röntgencilik): İnsanın yasak olanı izleme konusundaki bastırılamaz arzusu.
Şiddetin Metalaşması: Şiddetin bir eğlence aracı olarak paketlenip sunulması.
Güven ve İhanet: En yakınındakinin aslında kim olduğunu bilememe korkusu.
Medya Eleştirisi: Görüntülerin kitleleri manipüle etme gücü.
Eğer bu tarzdaki rahatsız edici gizem hikayeleri ilginizi çekiyorsa, Joel Schumacher imzalı 8mm filmi snuff film temasını daha aksiyon odaklı işlemektedir. Ayrıca Michael Haneke’nin Funny Games yapımı şiddet ve izleyici arasındaki ilişkiyi sorgulayan bir başka sert dram filmi örneğidir. Atmosferik bir gerilim arayanlar için David Fincher'ın Seven filmi de benzer bir karanlığa sahiptir.
Alejandro Amenábar, filmin çekimlerini kendi okuduğu üniversitenin (Complutense University of Madrid) koridorlarında ve bodrum katlarında gerçekleştirmiştir. Film, İspanya’nın Oscar’ı sayılan Goya Ödülleri’nde "En İyi Film" ve "En İyi Yönetmen" dahil 7 dalda ödül alarak büyük bir sükse yapmıştır. Bütçesi kısıtlı olmasına rağmen yarattığı etki, filmi dünya çapında bir fenomen haline getirmiştir.
Film, görsel olarak kanlı sahnelerden ziyade psikolojik gerilim ve gizem unsurlarına dayanır; izleyiciyi ruhsal bir gerginlik içinde bırakan tekinsiz bir yapıdır.
Snuff film, içinde gerçek cinayet, işkence veya intihar görüntülerinin bulunduğu, ticari amaçla çekildiği iddia edilen videolardır; film bu yeraltı dünyasının varlığını sorgular.
Profesör Figueroa’nın ölümü, Angela’nın teorik araştırmasını acı bir gerçeğe dönüştürür ve katilin akademik çevrenin tam kalbinde olduğunu işaret eder.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...