
Dram
Suriye’deki savaştan kaçarak İstanbul’a sığınan bir anne ve kızının tek hayali, Avrupa’ya giderek yeni bir hayat kurmaktır. Ancak bu umut dolu yolculuk, onları kaçakçılar ve suç şebekelerinin eline düşürür. Diğer yanda, hayatın sillesini yemiş, vicdanıyla hesaplaşan eski bir cerrah ve karanlık işlerin göbeğinde bir adam yer almaktadır.
Tüm bu karakterlerin yolları, şehrin çeperindeki terkedilmiş devasa bir sanayi binasında kesişir. Bina, sadece fiziksel bir mekan değil; aynı zamanda herkesin kendi geçmişinden, suçlarından veya çaresizliğinden kaçtığı bir hapishanedir. Organ ticareti üzerine kurulan bu karanlık pazarlıklar sırasında, mülteci bir ailenin yaşam mücadelesi, orada bulunan herkesin insanlığını son bir kez test edecektir. Film, "bir insanın hayatı ne kadar eder?" sorusunu merkeze alarak, yeraltı dünyasının acımasızlığını editoryal bir sertlikle gözler önüne seriyor.
Filmin başrollerinde tecrübeli isimler yer alıyor. Cerrah karakterine hayat veren Levent Ülgen, her zaman görmeye alışık olduğumuz komedi rollerinin aksine, burada vicdan azabı çeken, çökmüş bir adamı büyük bir başarıyla canlandırıyor. Kaan Turgut, Hakkı Ergök ve Konca Sarıyıldız gibi isimler de hikâyenin dramatik yapısını güçlendiren performanslar sergiliyorlar.
Özellikle Suriyeli mülteci anne ve kızın sessiz ama derin acısı, oyuncuların mimikleri ve atmosferin ağırlığıyla izleyiciye doğrudan geçiyor. Kadronun sergilediği bu çiğ ve doğal oyunculuk, filmin bir "suç filmi" olmaktan ziyade toplumsal bir tokat etkisi yaratmasını sağlıyor.
Korhan Uğur’un yönettiği yapım, Türk sinemasında sıkça işlenmeyen "organ mafyası" ve "mülteci krizi" temalarını birleştirerek cesur bir adım atıyor. Terkedilmiş, görsel dil olarak karanlık, klostrofobik ve soğuk bir atmosferi tercih ediyor. Mekan kullanımı (terkedilmiş bina), karakterlerin iç dünyasındaki ıssızlığı simgeliyor. Film, senaryo yapısı itibarıyla bir "vicdan muhasebesi" niteliğinde. Hikâye ağır ilerlese de, sondaki yüzleşme sahneleri izleyiciyi sarsmayı başarıyor.
Toplumsal gerçekçi sinemadan hoşlananlar, sistem eleştirisi yapan dramları sevenler ve vicdan temalı gerilimlerden etkilenenler bu filmi izlemeli. Eğer gerilim filmi izlerken aynı zamanda güncel bir trajediye tanıklık etmek istiyorsanız, Terkedilmiş size beklediğiniz sertliği sunacaktır. Saf eğlence arayanlardan ziyade, "insanlık nereye gidiyor?" diye soran izleyiciler için ideal.
Film, her gün yanımızdan geçip giden mültecilerin yaşadığı görünmez tehlikeleri ve paranın insan hayatı üzerindeki korkunç hakimiyetini dürüstçe anlattığı için izlenmeli. Levent Ülgen’in alışılagelmişin dışındaki performansı ve filmin son saniyesine kadar koruduğu o tekinsiz hava, yapıma özgün bir kimlik kazandırıyor.
Mülteci Dramı: Savaşın sadece fiziksel değil, sığınmacılar üzerindeki psikolojik ve hayati yıkımı.
Vicdan ve Suç: Geçmişteki hataların peşini bırakmadığı bir adamın son arınma çabası.
Organ Ticareti: İnsan hayatının bir "meta" haline getirilmesi üzerine kurulu vahşi düzen.
Klostrofobi: Hem mekanın hem de karakterlerin içindeki çıkmaz sokakların yarattığı baskı.
Bu tür karanlık ve gerçekçi suç dramlarını sevdiyseniz, Umut (Mülteci temalı klasik) veya organ ticareti üzerine kurulu olan İngiliz yapımı Dirty Pretty Things (Kirli Tatlı Şeyler) ilginizi çekebilir. Ayrıca vicdan ve kaçış temalı olan Gemide de benzer bir ağırlığa sahiptir.
Film, Türkiye’nin mülteci krizinin en yoğun tartışıldığı dönemlerden birinde çekilerek toplumsal bir yaraya parmak basmıştır.
Çekimlerin büyük bölümü gerçekten terkedilmiş bir fabrikada yapılmış, bu da oyuncuların performansına doğal bir gerginlik katmıştır.
Film, vizyona girdiğinde düşük bütçeli olmasına rağmen, hikâyesinin dürüstlüğüyle birçok eleştirmenden olumlu yorum almıştır.
Organ ticareti teması işlendiği için bazı rahatsız edici sahneler barındırsa da, film daha çok bu durumun yarattığı psikolojik gerilime ve etik tartışmalara odaklanıyor.
Terkedilmiş, hayatın sert gerçeklerine uygun bir sona sahip. Klasik bir mutlu sondan ziyade, izleyiciyi düşündüren ve hüzünlendiren bir finali tercih ediyor.
Levent Ülgen bu filmde, kariyerindeki en ciddi ve dramatik rollerden birini üstlenerek oyunculuk skalasının ne kadar geniş olduğunu kanıtlıyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...