

John Clayton / Tarzan

Captain Leon Rom

George Washington Williams

Jane Porter

Chief Mbonga

Prime Minister

Captain Kerchover

Mr. Frum

Muviro

Kwete
Tarzan Efsanesi, bildiğimiz köken hikâyesinin çok daha ötesine geçerek bizi John Clayton III (Lord Greystoke) ile tanıştırıyor. Artık vahşi doğayı geride bırakmış, eşi Jane ile Londra’da medeni bir hayat süren John, Kraliçe Victoria tarafından ticari temsilci olarak Kongo’ya davet edilir. Ancak bu davet, Belçika Kralı adına çalışan acımasız Leon Rom’un kurduğu karanlık bir tuzağın parçasıdır. Rom, bölgedeki elmas yataklarına ulaşmak için Tarzan’ı eski bir düşmanına teslim etmeyi planlamaktadır.
Başlangıçta bu görevi reddeden John, Kongo’daki halkın köleleştirildiğini öğrenince sadık dostu Amerikalı diplomat George Washington Williams ile yola çıkar. Ancak Afrika topraklarına adım attığı an, medeniyetin maskesi düşer ve eski içgüdüleri uyanır. Jane’in kaçırılmasıyla birlikte John Clayton, yeniden ormanların efendisi Tarzan’a dönüşmek zorundadır. Film, sömürgecilik karşıtı bir duruş sergilerken, doğanın insan ruhundaki bastırılamaz gücünü epik bir dille anlatıyor.
Alexander Skarsgård, Tarzan karakteri için gereken fiziksel heybeti ve melankolik derinliği başarıyla sunuyor; sadece kas gücüyle değil, bakışlarıyla da vahşi doğanın izlerini taşıyor. Margot Robbie, Jane Porter rolünde klasik "kurtarılmayı bekleyen kadın" imajından sıyrılarak, cesur, zeki ve boyun eğmeyen bir karakter ortaya koyuyor. Robbie’nin performansı, filme duygusal bir ağırlık kazandırıyor.
Kötü adam rolünde izlediğimiz Christoph Waltz, Leon Rom karakterine o kendine has tekinsiz nezaketini ve soğukkanlılığını katıyor. Samuel L. Jackson ise gerçek bir tarihi figürden esinlenen George Washington Williams rolüyle, hikâyeye hem politik bir perspektif hem de yerinde bir mizah dahil ediyor. Oyuncuların bu güçlü uyumu, filmi sıradan bir macera yapımı olmaktan çıkarıp karakter odaklı bir anlatıya dönüştürüyor.
Yönetmen David Yates, Harry Potter serisindeki görsel tecrübesini bu filmde Kongo’nun büyüleyici ama tehlikeli coğrafyasına taşıyor. Tarzan Efsanesi, CGI teknolojisini hayvan tasarımlarında ve aksiyon sahnelerinde oldukça etkileyici bir şekilde kullanıyor. Filmin en büyük başarısı, Tarzan’ın geçmişini flashbackler aracılığıyla yedirirken, güncel bir sömürgecilik eleştirisi yapabilmesidir. Temponun yer yer düştüğü anlar olsa da, özellikle ormandaki takip sahneleri ve finaldeki büyük çatışma, izleyiciye görsel bir şölen vaat ediyor. Epik müzikler ve geniş açılı çekimler, doğanın ihtişamını iliklerinize kadar hissettiriyor.
Doğa ile insanın amansız mücadelesini ve efsanevi kahraman hikâyelerini sevenler bu yapımı mutlaka izlemeli. Eğer görsel efektlerin ön planda olduğu, egzotik mekanlarda geçen bir aksiyon ve macera filmi arıyorsanız, Tarzan Efsanesi sizi tatmin edecektir. Ayrıca, klasik bir masalın modern ve siyasi bir bakış açısıyla nasıl yeniden yorumlandığını merak eden sinemaseverler için de editoryal açıdan ilgi çekici bir eserdir.
Bu film, Tarzan’ı sadece sarmaşıklarda sallanan bir figür olarak değil, vicdanı ve geçmişiyle hesaplaşan bir adam olarak ele alıyor. Afrika’nın sömürgeleştirilme sürecine dair gerçekçi detaylar barındırması, filmi benzerlerinden ayırıyor. Margot Robbie ve Alexander Skarsgård arasındaki kimya, aksiyonun ortasında bile hissedilen güçlü bir romantizm sunuyor. Görsel tasarımı ve ses miksajı ise sinema keyfini üst seviyeye taşıyor.
Doğa ve Medeniyet: İnsanın vahşi doğadaki kökleri ile modern toplumdaki yapay kimliği arasındaki çatışma.
Sömürgecilik Eleştirisi: Afrika topraklarının ve halklarının emperyalist güçler tarafından yağmalanması.
Sadakat ve Aşk: Tarzan ve Jane arasındaki bağın, her türlü coğrafi ve fiziksel zorluğu aşabilmesi.
Hayvan Hakları: Doğanın dengesinin bozulmasına karşı hayvanlar ve insanların kurduğu gizli ittifak.
Eğer bu filmin atmosferini sevdiyseniz, bir adamın doğadaki yaşam mücadelesini anlatan The Revenant (Diriliş) veya görsel dünyasıyla büyüleyen King Kong (2005) yapımlarına göz atabilirsiniz. Ayrıca yine vahşi doğa ve insan ilişkisini işleyen The Jungle Book (Orman Çocuğu) benzer bir izleme deneyimi sunacaktır.
Alexander Skarsgård, Tarzan vücuduna sahip olabilmek için çekimler öncesinde 4 ay boyunca çok ağır bir diyet ve antrenman programı uygulamıştır. Filmde yer alan hayvanların tamamı CGI teknolojisiyle üretilmiştir; ancak hareketleri gerçeğe yakın kılmak için gelişmiş animasyon teknikleri kullanılmıştır. Samuel L. Jackson’ın canlandırdığı George Washington Williams karakteri, Kongo’daki Belçika zulmünü dünyaya duyuran gerçek bir tarihi şahsiyettir.
Hayır, bu film Tarzan efsanesinin bilinen sonundan (Londra'ya gidişinden) sonrasını anlatan, orijinal bir yeniden yorumdur; ancak karakterin kökenlerine dair sahneler de içerir.
Filmdeki Kongo sahnelerinin büyük bir kısmı aslında İngiltere’deki stüdyolarda devasa yeşil ekranlar ve setler eşliğinde çekilmiş, ardından dijital olarak Afrika manzaralarıyla birleştirilmiştir.
Film genel bir macera atmosferine sahip olsa da, sömürgecilik ve şiddet içeren bazı sahneler nedeniyle ailelerin denetiminde izlenmesi önerilir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...