

Sweeney Todd

Mrs. Lovett

Judge Turpin

Beadle

Pirelli

Anthony

Lucy / Beggar Woman

Johanna

Toby
Baby Johanna
Benjamin Barker, güzel karısı ve kızıyla Londra’da yaşayan yetenekli bir berberdir. Ancak yozlaşmış Yargıç Turpin, Barker’ın karısına göz koyar ve onu haksız yere sürgüne gönderir. On beş yıl sonra "Sweeney Todd" adıyla ve intikam ateşiyle Londra’ya dönen adam, Fleet Sokağı’ndaki eski dükkânını yeniden açar. Ancak artık o, sadece sakal tıraş eden bir berber değil, usturasını adaleti kendi elleriyle dağıtmak için kullanan bir cellattır.
Todd’un yolu, alt kattaki dükkânda şehrin "en kötü böreklerini" satan Bayan Lovett ile kesişir. Lovett’ın Todd’a olan karşılıksız aşkı ve dükkânını kalkındırma planı, Todd’un kurbanlarını turtaların içine gizledikleri korkunç ama kârlı bir iş birliğine dönüşür. Tim Burton’ın karanlık vizyonuyla şekillenen bu yapım, aşkın ve nefretin insanı nasıl deliliğin sınırına itebileceğini sarsıcı bir görsellikle anlatıyor.
Johnny Depp, Sweeney Todd rolünde kariyerinin en melankolik ve korkutucu performanslarından birini sergiliyor. Sadece sesiyle değil, donuk bakışları ve bembeyaz yüzüyle intikamın vücut bulmuş hali gibi görünen Depp, bu rolüyle Oscar adaylığı kazanmıştır. Helena Bonham Carter, Bayan Lovett karakterine hem komik hem de trajik bir derinlik katarak Todd’un karanlığına mükemmel bir eşlikçi oluyor.
Yargıç Turpin rolünde Alan Rickman, soğukkanlı kötülüğü ve otoriter duruşuyla izleyicinin nefretini kazanırken, yardımcısı Beadle Bamford rolündeki Timothy Spall tekinsiz atmosferi tamamlıyor. Kadroda ayrıca Sacha Baron Cohen’in canlandırdığı rakip berber Pirelli karakteri, filme kısa ama etkileyici bir renk katıyor.
Tim Burton, Stephen Sondheim'ın ünlü sahne müzikalini beyaz perdeye taşırken gotik estetiğin sınırlarını zorluyor. Londra’nın gri, dumanlı ve kirli atmosferi, kurbanların kanının parlak kırmızısıyla tezat oluşturarak görsel bir şölen sunuyor. Film, bir müzikal olmasına rağmen Broadway’in parıltısından uzak, operatik bir trajedi havasında ilerliyor. Müziklerin diyaloglarla iç içe geçtiği yapım, sanat yönetimi ve kostüm tasarımı dallarında aldığı ödüllerle teknik başarısını tescillemiştir.
Tim Burton filmlerinin o kendine has karanlık ve masalsı havasını sevenler için bu film kaçırılmaması gereken bir eserdir. Eğer klasik müzikallerin dışında, içinde korku ve gerilim öğeleri barındıran psikolojik dram türündeki yapımlara ilgi duyuyorsanız bu film sizi tatmin edecektir. Johnny Depp ve Helena Bonham Carter ikilisinin kimyasını sevenler ile intikam temalı başarılı yapımlar arayanlar için de oldukça güçlü bir seçenek.
Bu filmi izlemek için en büyük sebep, müzikal türünün korku ve gotik öğelerle nasıl bu denli kusursuz harmanlanabileceğini görmektir. Sondheim’ın karmaşık besteleri, karakterlerin ruhsal çöküşünü her notada hissettiriyor. Ayrıca, filmin sonundaki trajik ters köşe, hikâyeyi sıradan bir intikam öyküsünden çıkarıp gerçek bir Yunan tragedyasına dönüştürüyor.
İntikamın Körlüğü: Adalet ararken asıl masumiyetini ve sevdiklerini kaybetme teması.
Sosyal Yozlaşma: Endüstriyel Londra’nın insanları tüketen ve "insan eti yiyen" bir sisteme dönüşmesi.
Takıntılı Aşk: Bayan Lovett’ın Todd’a, Todd’un ise geçmişine duyduğu yıkıcı bağlılık.
Sınıf Çatışması: Gücü elinde bulunduranların alt sınıfa uyguladığı zulüm.
Burton’ın benzer estetiğine sahip Hayalet Süvari (Sleepy Hollow) veya Corpse Bride (Ölü Gelin) bu filmi sevenler için ilk durak olmalı. Müzikal ve dramın iç içe geçtiği sarsıcı bir hikâye için Sefiller (Les Misérables), intikamın soğukluğu içinse Oldboy alternatif olarak düşünülebilir. Ayrıca gotik atmosferiyle Dracula (1992) da keyifli seyirler sunacak yapımlar arasındadır.
Johnny Depp, çekimler sırasında sesini korumak için şarkı provalarını gizlice yapmış ve yönetmen Tim Burton bile Depp’in şarkı söyleyip söyleyemeyeceğini çekimler başlayana kadar tam olarak bilmemiştir.
Filmde kullanılan kanın rengi, Tim Burton’ın isteği üzerine eski korku filmlerini andırması için kasten çok parlak ve yapay bir kırmızı tonda seçilmiştir.
Sacha Baron Cohen, Pirelli rolü için seçmelere katıldığında yönetmene "Fiddler on the Roof" müzikalinden şarkılar söylemiştir.
Sweeney Todd karakteri, 19. yüzyıl "Penny Dreadful" adı verilen ucuz korku hikâyelerine dayanan bir şehir efsanesidir. Gerçekte yaşayıp yaşamadığına dair kesin bir kanıt yoktur ancak Londra folklorunun en bilinen figürlerinden biridir.
Evet, film bir Tim Burton yapımı olmasına rağmen "R" (+18) kategorisindedir. Şiddet sahneleri stilize edilmiş olsa da intikam sahneleri oldukça sert ve kanlıdır.
Evet, filmdeki tüm oyuncular kendi şarkılarını seslendirmişlerdir. Johnny Depp bu film için özel şan dersleri almış ve performansıyla müzikal yeteneğini kanıtlamıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...