

Tom Greer

Jennifer Peters

Maggie Greer

Dr. Lionel Canter

Prophet

JJ the Blonde

Andrew Stone

Andre

Bobby Saunders

Miles Strickland
Yakın bir gelecekte teknoloji, insanların fiziksel olarak dış dünyaya çıkma zorunluluğunu ortadan kaldırmıştır. "Suret" adı verilen, estetik açıdan kusursuz, yüksek teknolojili robotlar, sahiplerinin zihinsel komutlarıyla sokaklarda dolaşmakta, işe gitmekte ve sosyalleşmektedir. İnsanlar ise evlerinin güvenli ortamında, özel koltuklarında bu makineleri yönetmektedir. Bu sistem sayesinde suç oranları düşmüş, kazalar azalmış ve dünya görünüşte daha güvenli bir yer haline gelmiştir. Ancak, daha önce hiç yaşanmamış bir olay dengeleri bozar: Bir suretin sokakta imha edilmesiyle birlikte, onu evinden yöneten sahibi de hayatını kaybeder.
FBI ajanı Greer, ortağı Peters ile birlikte bu imkansız görünen cinayeti araştırmaya başlar. Cinayetin izleri, suret teknolojisinin mucidi Dr. Lionel Canter ve bu sisteme karşı çıkan, robotları "insanlık dışı" olarak gören Peygamber lakaplı bir liderin yönettiği radikal bir gruba kadar uzanır. Ajan Greer, maskelerin arkasına saklanmış bu toplumda gerçeği bulmak için kendi güvenli bölgesinden çıkmak ve yıllardır görmediği gerçek dünyayla yüzleşmek zorunda kalacaktır. Film, teknolojinin insan ilişkilerini nasıl mekanikleştirdiğini sorgulayan derin bir anlatı sunuyor.
Bruce Willis, Ajan Greer rolünde iki farklı kimlikle karşımıza çıkıyor: Bir yanda kusursuz görünen, sarışın ve gençleştirilmiş sureti; diğer yanda ise yaşlanmış, yorgun ve oğlunun kaybıyla sarsılmış gerçek hali. Willis, özellikle "gerçek" Greer karakterinde sergilediği melankolik performansla aksiyon yıldızı imajının ötesine geçiyor. Radha Mitchell, Greer’ın ortağı Ajan Peters rolünde soğukkanlı bir performans sergilerken, Rosamund Pike (Maggie Greer), kocasından bile gerçek yüzünü saklayan, suret bağımlısı bir kadının trajedisini başarıyla yansıtıyor.
Filmin yan kadrosunda, suretlerin mucidi rolünde James Cromwell ve sistem karşıtı direnişin lideri "Peygamber" rolünde Ving Rhames yer alıyor. Bu iki isim, hikâyenin felsefi çatışmasını temsil eden kutuplar olarak filme ağırlık katıyor. Özellikle suretlerin mimiklerden arınmış, pürüzsüz görüntüleri ile insanların kusurlu gerçekliği arasındaki zıtlık, oyuncu yönetimindeki detaylarla güçlendirilmiş.
Terminatör 3 ve U-571 gibi yapımların yönetmeni Jonathan Mostow, bu filmde bir çizgi roman uyarlamasını derinlikli bir sosyal eleştiriye dönüştürüyor. Suretler, yüksek tempolu bir aksiyon filmi olmasının yanı sıra, günümüzün sosyal medya ve dijital kimlik kavramlarına çok önceden getirilmiş sert bir eleştiri niteliği taşıyor. Görsel efektlerin kullanımı, özellikle suretlerin yapay ve plastik görünümünü yansıtmakta oldukça başarılı. Film, sadece kimin katil olduğu sorusuyla değil, "İnsan kalmak nedir?" sorusuyla da izleyiciyi düşünmeye sevk eden bir tempoya sahip.
Modern dünyanın dijitalleşme sancılarını merak eden, bilim kurgu türünün teknolojik distopyalarından hoşlanan izleyiciler bu filmi kesinlikle kaçırmamalı. Bruce Willis hayranları için aktörün farklı bir yönünü görme fırsatı sunan yapım, aynı zamanda gizem odaklı polisiye hikâyeleri sevenleri de tatmin edecektir. Teknolojinin insan psikolojisi üzerindeki etkilerine ilgi duyanlar için Suretler, zengin bir analiz alanı sunuyor.
Suretler, günümüzde yaşadığımız "filtreli hayatlar" ve sanal kimliklerin gerçekliğin önüne geçmesi durumunu 2009 yılından öngören vizyoner bir yapım. Filmin, insanın fiziksel kusurlarıyla barışması ve gerçek dokunuşun yerini hiçbir makinenin tutamayacağı temasını işleme biçimi oldukça etkileyici. Kısa süresine rağmen (1 saat 29 dakika) sarkmayan temposu ve tutarlı dünyasıyla türünün nitelikli örneklerinden biri olması, izlenmesi için en büyük nedenlerden.
Kimlik ve Maskeler: İnsanların gerçek hallerini gizleyip hayal ettikleri versiyonlarla yaşama arzusu.
Teknoloji Bağımlılığı: Kolaylığın ve güvenliğin, özgürlüğü ve gerçekliği nasıl kısıtladığı.
Yas ve İzolasyon: Acılardan kaçmak için sanal dünyalara sığınmanın ruhsal sonuçları.
Toplumsal Direniş: Teknolojik dayatmalara karşı doğal yaşamı savunan radikal hareketler.
Bu filmin sunduğu fütüristik ve distopik atmosferi sevdiyseniz, benzer bir teknolojik gözetim temasını işleyen Azınlık Raporu (Minority Report) veya sanal gerçeklik sorgulaması yapan Başlat: Ready Player One filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca, makinelerin insan hayatındaki yerini sorgulayan Ben, Robot (I, Robot) Suretler ile benzer bir tona sahiptir.
Film, Robert Venditti ve Brett Weldele tarafından yaratılan aynı isimli grafik romandan sinemaya uyarlanmıştır.
Bruce Willis’in "suret" halini canlandırırken kullanılan dijital gençleştirme teknikleri, dönemine göre oldukça iddialı bir çalışmaydı.
Yönetmen Jonathan Mostow, suretlerin gerçek insanlardan ayırt edilebilmesi için sahnelerde özel bir renk paleti ve makyaj tekniği kullanmıştır.
Suretler, insanların hayalindeki "ideal" versiyonlar oldukları için yaşlanma belirtileri, sivilceler veya kusurlar barındırmazlar. Bu yapaylık, filmde insanların mükemmellik takıntısını simgeler.
Normal şartlarda bir suretin zarar görmesi sahibine zarar vermezken, bu cinayette kullanılan özel bir silahın suret üzerinden sahibinin beynini eriterek öldürmesi, sistemdeki büyük bir açığı ortaya çıkarır.
Ajan Greer, karısı Maggie ile gerçek bir bağ kuramadığını ve bir makineye aşık olduğunu fark ettiğinde, gerçeği aramak için robot bedeninden vazgeçerek kendi yaşlı ve kusurlu bedeniyle dışarı çıkar.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...