
Film, Almodóvar'ın profesyonel sinemaya geçmeden önce Madrid'in "La Movida Madrileña" olarak bilinen karşı kültür hareketinin tam kalbinde ürettiği işlerden biridir. Belirli bir senaryo ya da doğrusal bir olay örgüsü içermez. Bunun yerine, adından da anlaşılacağı üzere cinselliği, arzuyu, toplumsal tabuları ve insan bedenini kural tanımaz, absürt ve provokatif bir dille ele alır.
Film, cinselliğin mekanikleşmesini, gelip geçici doğasını ve toplumun bu konudaki ikiyüzlü tutumunu ironik sahnelerle hicveder. Almodóvar bu dönemde, Franco sonrası İspanya'sının kazandığı yeni özgürlüğü sonuna kadar kullanmış; punk estetiği, kitsch öğeler ve marjinal karakterlerle bezeli bir görsel kolaj sunmuştur. Film, aslında yönetmenin ileride çekeceği büyük yapımlardaki "özgür ruhlu kadınlar" ve "toplumsal normlara meydan okuyan bireyler" temasının ham bir prototipidir.
Almodóvar’ın bu erken dönem Super 8 filmlerinde kadro, genellikle profesyonellerden değil, yönetmenin yakın arkadaş çevresinden ve Madrid gece hayatının ikonik figürlerinden oluşur:
Olwen (Olga Magaña): Almodóvar'ın o dönemdeki yakın dostlarından ve ilk "oyuncularından" biri.
Pedro Almodóvar: Yönetmen, bu filmde hem kamera arkasında hem de bazı sahnelerde performansçı olarak yer almıştır.
Madrid Yer Altı Figürleri: Sanatçılar, drag queenler ve punk hareketinin temsilcileri, filmin o kaotik ve enerjik atmosferini tamamlayan isimsiz kahramanlardır.
Sexo va, sexo viene, sinematografik bir başarıdan ziyade bir kültürel patlama örneğidir. Super 8 kameranın yarattığı pürüzlü görüntü ve sessiz çekilen sahnelerin üzerine sonradan eklenen absürt ses kayıtları, filme avangart bir hava katar. Almodóvar, bu çalışmasında cinselliği bir tabu olmaktan çıkarıp, eğlenceli, kaotik ve hatta gülünç bir oyun alanına dönüştürür. Görsel anlatımındaki cesaret, onun ileride "kadınların yönetmeni" ve "duyguların ustası" olarak anılacağının ilk işaretlerini taşır.
Bir Almodóvar koleksiyoneri iseniz veya sinema tarihinin en özgün dillerinden birinin nasıl inşa edildiğini merak ediyorsanız bu kısa film sizin için paha biçilemez. Deneysel sinema, video sanatı ve 70'lerin "punk" ruhuna ilgi duyan izleyiciler, filmin kural tanımaz yapısından çok keyif alacaktır. Ayrıca, İspanya'nın geçiş dönemi sosyolojisini merak edenler için de görsel bir belge niteliğindedir.
Bu film, "saf yaratıcılığın" bir ürünüdür. Teknik imkanların kısıtlı olduğu bir dönemde, sadece cesaret ve hayal gücüyle nasıl bir ifade alanı yaratılabileceğini gösterir. Almodóvar’ın 1980’deki ilk uzun metrajlı filmi Pepi, Luci, Bom'a giden yolun en önemli duraklarından biridir. Yönetmenin bugün bile vazgeçmediği renk kullanımı ve marjinal karakterlere duyduğu sevginin en saf halini görmek için izlenmelidir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...