

Mahir

Zafer
Cemre

Osman
Doğu

Murat
-
-
-

-
Film, izleyiciyi 1970’li yılların Türkiye’sine, siyasi kutuplaşmanın ve çatışmaların zirve yaptığı döneme götürüyor. Hikâyenin merkezinde, farklı siyasi görüşlere sahip olmalarına rağmen birbirlerine derin bir aşkla bağlanan iki gencin, Mahir ve Belgin’in öyküsü yer alıyor. 12 Eylül darbesine giden süreçte yaşanan olaylar, bu imkânsız aşkın üzerine karabasan gibi çöker.
Yıllar sonra, bu yarım kalmış aşkın izleri günümüze taşınır. Mahir, geçmişin hayaletleriyle ve hiç sönmeyen aşkıyla hesaplaşırken; film hem bir dönemin siyasi panoramasını çiziyor hem de "Sevda, ideolojiden büyük müdür?" sorusunu sorduruyor. Yeşilçam tadında bir duygusallıkla, yakın tarihin sert gerçeklerini (öğrenci olayları, işkenceler ve kayıplar) harmanlayan yapım, geçmişin yaralarının kolay kapanmadığını vurguluyor.
Filmin başrollerini Ahmet Yenilmez ve Burak Yenilmez paylaşıyor. Filmin hem senaryosunu yazan hem yöneten hem de başrolünü üstlenen Ahmet Yenilmez, karakterin olgunluk dönemindeki acısını ve vakur duruşunu ekrana taşıyor. Ona, genç kadroda Hümeyra Şiddeti eşlik ederken; usta oyuncu kadrosunda Şevki Doğan ve Mehmet Ali Tuncer gibi isimler yer alıyor. Ahmet Yenilmez'in kendi tarzını ve dünya görüşünü filme yansıtması, yapımı kişisel ve samimi bir "dava ve aşk" hikâyesine dönüştürüyor.
Sevdam Gözlerinde Kaldı, sadece bir kurgu değil, aynı zamanda yönetmen Ahmet Yenilmez’in toplumsal hafızaya düştüğü bir not niteliğinde. Film, dönemin kaotik yapısını anlatırken belirli bir tarafgirlikten ziyade, "vatan" ve "insan" ekseninde birleştirici bir dil kurmaya çalışıyor. Prodüksiyon kalitesi olarak mütevazı bir yapım olsa da, anlattığı hikâyenin ağırlığı ve duygusal yoğunluğuyla öne çıkıyor. Özellikle 70’li yılların atmosferini yansıtan kostümler ve mekan seçimleri, izleyiciyi o sancılı günlere geri götürüyor.
Türkiye’nin yakın tarihine, özellikle 70’ler ve 80 darbesi sürecine ilgi duyanlar için bu film anlamlı bir seyirlik sunuyor. Eğer "Babam ve Oğlum" veya "Vizontele Tuuba" gibi dönem dramlarını seviyorsanız, bu filmin yarattığı nostaljik ve hüzünlü atmosfer sizi etkileyecektir. Siyasi çatışmaların insan hayatlarını nasıl parçaladığını bir aşk hikâyesi üzerinden izlemek isteyenler ve Ahmet Yenilmez’in anlatım tarzını sevenler için ideal bir tercih.
Bu film, toplumsal kutuplaşmanın bireyler üzerindeki yıkıcı etkisini hatırlatması bakımından önemli. Mahir ve Belgin’in aşkı, aslında Türkiye’nin kaybolan bir neslini ve yitirilen masumiyetini temsil ediyor. Filmin bittiğinde hissettirdiği o "keşke" duygusu, izleyiciyi kendi tarihiyle yüzleşmeye davet ediyor. Ayrıca, yerli sinemada nadir görülen bir naiflikle aşkı ve bağlılığı işlemesi, günümüzün hızlı tüketilen ilişkilerine karşı bir "eski toprak" duruşu sergiliyor.
Yarım Kalan Aşk: Koşullar ne olursa olsun unutulamayan, gözlerde ve yürekte kalan sevdalar.
Siyasi Çatışma ve Darbe: İdeolojik kavgaların bir nesli nasıl tükettiği.
Vefa ve Sadakat: Yıllar geçse de geçmişe ve verilen sözlere sahip çıkmak.
Toplumsal Barış: Geçmişin acılarından ders çıkararak ortak bir paydada buluşma arzusu.
Bu tarz dönem dramlarını ve siyasi arka planlı aşk hikâyelerini sevdiyseniz, Hatırla Sevgili (Dizi), Eve Dönüş (2006) veya Eylül Fırtınası gibi yapımlara göz atabilirsiniz. Daha geniş bir perspektiften Türkiye’nin değişimini izlemek isterseniz Beynelmilel de harika bir alternatif olabilir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...