
Belgesel
Belgesel, resmi adı School of the Americas olan ancak eleştirmenler ve kurbanlar tarafından "Katiller Okulu" olarak adlandırılan askeri eğitim merkezine odaklanır. Film, bu okuldan mezun olan askerlerin; El Salvador, Guatemala ve Şili gibi ülkelerde gerçekleştirilen katliamlarda, işkencelerde ve suikastlarda nasıl başrol oynadığını belgelerle ortaya koyar. Özellikle 1989 yılında El Salvador'da altı Cizvit rahibinin öldürülmesi olayının arkasındaki faillerin çoğunun bu okulda eğitim almış olması, belgeselin ana çıkış noktalarından biridir.
Peder Roy Bourgeois ve aktivistlerin okulun kapatılması için verdikleri sivil mücadeleyi takip eden yapım, Amerikan dış politikasının "arka bahçesi" olarak gördüğü Latin Amerika'daki antidemokratik müdahalelerini sorgular. Arşiv görüntüleri ve hayatta kalanların tanıklıklarıyla desteklenen film, sadece askeri bir eğitim merkezini değil, bir devletin soğuk savaş dönemindeki etik dışı stratejilerini de masaya yatırır.
Bu bir belgesel olduğu için profesyonel oyuncular yerine gerçek hayatın özneleri karşımıza çıkar. Filmin anlatıcılığını, toplumsal duyarlılığıyla tanınan ünlü oyuncu Susan Sarandon üstlenmiştir. Sarandon’ın vakur ve etkileyici sesi, belgeselin trajik tonunu pekiştirir. Filmin en önemli figürü ise eski bir deniz subayı olan ve sonradan barış aktivistine dönüşen Peder Roy Bourgeois'dır. Bourgeois, okulun kapısında gerçekleştirdiği protestolar ve vicdani duruşuyla hikâyenin ahlaki pusulası görevini görür.
Robert Richter tarafından yönetilen bu yapım, politik belgesel sinemanın en cesur örneklerinden biridir. Film, propaganda yapmaktan ziyade, resmi hükümet belgelerini ve BM raporlarını kullanarak sarsıcı bir gerçeklik inşa eder. Sadece 18 dakika sürmesine rağmen, izleyiciyi yoğun bir suçluluk duygusu ve adalet arayışıyla baş başa bırakır. Sinematografik açıdan ham ve doğrudan bir dili vardır; zira amacı estetik kaygı değil, gizlenen bir gerçeği gün yüzüne çıkarmaktır.
Siyasi tarihle ilgilenenler, insan hakları savunucuları ve Amerikan dış politikasının karanlık dehlizlerini merak eden her sinemasever bu kısa belgeseli izlemelidir. Toplumsal vicdan ve etik üzerine kafa yoran izleyiciler ile belgesel türünün toplumsal değişimdeki gücüne inananlar için bu yapım bir başvuru kaynağıdır.
Bu belgesel, "terörle mücadele" adı altında verilen eğitimlerin nasıl birer baskı aracına dönüşebileceğini anlamak için kritik bir öneme sahiptir. Kısa süresine sığdırdığı devasa bilgi ve duygu yüküyle, izleyiciye dünyadaki güç dengelerini sorgulatan bir perspektif sunar. 1995 yılında Oscar adaylığı alarak bu tartışmalı konuyu dünya gündemine taşımayı başarmış olması da filmin tarihsel önemini artırır.
Devlet ve Suç: Bir devlet kurumunun başka ülkelerdeki suç şebekelerini dolaylı yoldan beslemesi.
Vicdani Direniş: Peder Roy Bourgeois üzerinden, sisteme karşı bireysel ve dini sorumlulukla duruş sergilemek.
İnsan Hakları İhlalleri: Latin Amerika’daki kirli savaşların ve askeri diktatörlüklerin arkasındaki eğitim desteği.
Şeffaflık ve Hesap Verilebilirlik: Gizli askeri harcamaların ve eğitimlerin demokratik bir toplumda sorgulanması.
Eğer Amerikan dış politikası ve Latin Amerika’daki müdahaleler ilginizi çekiyorsa, Oliver Stone imzalı Salvador (1986) veya John Pilger’ın sarsıcı belgeseli The War on Democracy bu temanın en güçlü örnekleridir. Ayrıca daha genel bir sistem eleştirisi için Michael Moore’un Bowling for Columbine gibi kült filmler kategorisindeki belgesellerini de listenize ekleyebilirsiniz.
Film, 1995 yılında En İyi Kısa Belgesel Film dalında Akademi Ödülü (Oscar) adaylığı almıştır.
Belgeselin yayınlanmasının ardından kamuoyunda oluşan baskı sonucunda, okulun adı 2001 yılında "Western Hemisphere Institute for Security Cooperation" (WHISEC) olarak değiştirilmiştir; ancak aktivistler müfredatın değişmediğini savunmaktadır.
Okulun mezunları arasında Panama diktatörü Manuel Noriega gibi pek çok tartışmalı lider bulunmaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...