

Arturo

Alessandro

Annamaria

Esra

Martina

Filippo

Elena Muscara

Sandro
Mina

Ginevra
Film, on beş yıldır birlikte olan Arturo ve Alessandro çiftinin hikâyesine odaklanır. Uzun yılların getirdiği yorgunlukla ilişkileri bir krizin eşiğindedir; tutku azalmış, yerini sessiz bir çatışmaya bırakmıştır.
Bu durağanlık, Alessandro’nun eski sevgilisi ve en yakın arkadaşı olan Annamaria’nın hayatlarına girmesiyle altüst olur. Annamaria, bir sağlık sorunu nedeniyle hastaneye yatmak zorundadır ve iki çocuğunu birkaç günlüğüne bu çifte emanet eder. Başta sadece geçici bir durum gibi görünen bu misafirlik, Arturo ve Alessandro’nun hayatlarını, sorumluluk duygularını ve birbirlerine olan bağlarını kökten sorgulamalarına neden olur. Çocukların varlığı, çiftin sönmek üzere olan ilişkisine beklenmedik bir ışık ve kaos getirir.
Özpetek, karakterlerin iç dünyasını yansıtacak çok güçlü bir kadro ile çalışmıştır:
Stefano Accorsi (Arturo): Sabırlı ve daha entelektüel olan tarafı büyük bir derinlikle canlandırıyor.
Edoardo Leo (Alessandro): Daha dürtüsel ve duygusal olan partner rolünde oldukça ikna edici.
Jasmine Trinca (Annamaria): Performansıyla İtalya'nın en prestijli ödüllerinden olan David di Donatello'yu kazanmıştır.
Serra Yılmaz: Özpetek filmlerinin vazgeçilmez ismi, yine o kendine has enerjisiyle hikâyeye dahil oluyor.
Ferzan Özpetek bu filmde, klasikleşmiş "kalabalık sofralar ve sırlar" temasını daha hüzünlü ve olgun bir noktaya taşıyor. "Şans Tanrıçası" filmde hem mistik bir hikâyeye hem de bir bakış açısına atıfta bulunur: "Birisini sevdiğinizde, ona o kadar uzun ve derinden bakmalısınız ki görüntüsü kalbinize kazınsın; böylece o gittiğinde bile sizinle kalır." Filmin müzikleri, özellikle Sezen Aksu’nun "Aldatıldık" şarkısının İtalyanca versiyonu ve ana tema müzikleri atmosferi büyüleyici kılıyor.
İnsan ilişkilerinin karmaşıklığını, aile kavramının sadece kan bağıyla sınırlı olmadığını ve uzun süreli ilişkilerin nasıl evrildiğini merak eden her sinemasever izlemeli. Eğer "Bir Ömür Yetmez" veya "Karşı Pencere" gibi Özpetek filmlerini seviyorsanız, bu film sizi tam kalbinizden vuracaktır.
Çünkü bu film sadece bir "ilişki dramı" değil; aynı zamanda hayatın karşımıza çıkardığı beklenmedik şansları nasıl değerlendirdiğimizle ilgili. Görsel estetiği, Roma sahneleri ve Palermo’nun güneşli ama hüzünlü sokakları arasında geçen hikâye, izleyiciye adeta bir duygu banyosu yaptırıyor. Aşkın, alışkanlığa yenik düştüğü noktada yeniden nasıl filizlenebileceğini görmek umut verici.
Seçilmiş Aile: Kan bağından ziyade sevgi bağıyla kurulan yuva.
Hafıza ve Aşk: Birini gerçekten "görmek" ve onu kalbinde saklamak.
Sorumluluk: Kendi hayatının karmaşasından çıkıp başkaları (çocuklar) için var olabilmek.
Mucizeler: Hayatın en sıkıştığı anda sunduğu "şans" kapıları.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...