
Gerilim
Sanrı, hayatının merkezine oturan açıklanamaz olaylar ve zihninin ona oynadığı oyunlarla köşeye sıkışan genç bir kadının hikayesini odağına alıyor. Kendi halinde sürdürdüğü yaşamı, bastırılmış anıların ve anlam veremediği sanrıların gün yüzüne çıkmasıyla bir kabusa dönüşür. Film, izleyiciyi karakterin iç dünyasındaki karmaşaya ortak ederek, neyin gerçek neyin ise zihinsel bir illüzyon olduğunu sorgulatan bir atmosfer inşa ediyor.
Olay örgüsü ilerledikçe, ana karakterin yaşadığı korku sadece bireysel bir sarsıntı olmaktan çıkıp, çevresindeki gerçekliği de bükmeye başlar. Geçmişten gelen gizemli bir bağın tetiklediği bu süreç, izleyiciyi klostrofobik bir gerilimin içine hapsederken; her köşe başında bekleyen belirsizlik, hikayenin merak unsurunu diri tutuyor.
Filmin yükünü sırtlayan Neşe Erkal, karakterinin yaşadığı psikolojik çözülmeyi ve derin korkuyu oldukça ikna edici bir performansla yansıtıyor. Erkal’ın yüzündeki çaresizlik ve şüphe dolu bakışlar, seyircinin karakterle empati kurmasını sağlıyor. Halit Şahin ise hikayeye dahil olduğu an itibarıyla dengeleyici bir rol üstlenirken, Nehir Kamalı kilit noktalardaki varlığıyla gizem dozunun artmasına katkı sunuyor.
Oyuncu kadrosu, sınırlı mekanda geçen ve duygu yoğunluğuna dayanan bu tür bir yapımda, abartıdan uzak ama tekinsiz bir atmosfer yaratmayı başarıyor. Özellikle oyuncuların arasındaki sessiz gerilim, diyaloglardan daha fazla şey anlatıyor.
Onur Bilgin’in yönetmen koltuğunda oturduğu Sanrı, düşük bütçeli ancak atmosfer odaklı bir yerli gerilim denemesi olarak öne çıkıyor. Yönetmen, görsel dili kullanarak izleyicide bir güvensizlik hissi yaratmayı amaçlamış. Filmin temposu, bir bulmacanın parçalarını birleştirir gibi ağır ama kararlı bir şekilde yükseliyor. Anlatım dili, doğrudan korkutmak yerine huzursuz etmeyi tercih eden bir yapıda.
Psikolojik derinliği olan ve karakter odaklı hikayelerden hoşlanan izleyiciler için Sanrı uygun bir tercih olacaktır. Özellikle gerilim filmleri içinde gizem ve belirsizlik temasını sevenler, bu yapımın yarattığı tekinsiz dünyadan keyif alabilirler. Klasik bir korku filminden ziyade zihinsel bir labirentte kaybolmak isteyen sinemaseverler hedef kitleyi oluşturuyor.
Sanrı, yerli sinemada sıkça gördüğümüz doğaüstü şablonların dışına çıkmaya çalışan yapısıyla dikkat çekiyor. Filmi benzerlerinden ayıran en büyük özellik, korku unsurunu dışsal bir varlıktan ziyade, insan zihninin karanlık dehlizlerinde aramasıdır. Az karakter ve yoğun atmosferle kısıtlı imkanların nasıl bir gerilim aracına dönüştüğünü görmek adına izlenmeye değer.
Gerçeklik Algısı: Görünenin ötesindeki gerçeği sorgulama ve zihnin yanıltıcılığı.
Geçmişle Yüzleşme: Bastırılmış anıların günün birinde beklenmedik bir şekilde ortaya çıkması.
Yalnızlık ve İzole Olma: Bireyin korkularıyla baş başa kaldığında yaşadığı savunmasızlık.
Eğer Sanrı’nın yarattığı o tekinsiz ve psikolojik ağırlıklı havayı sevdiyseniz, psikolojik gerilim türündeki "Görünmeyen Misafir" (The Invisible Guest) veya atmosferik anlatımıyla dikkat çeken "Sahipli" gibi yapımlara göz atabilirsiniz. Zihinsel karmaşayı merkezine alan bu tür yerli filmler, benzer bir seyir zevki sunacaktır.
Sanrı, 2022 yılında vizyona girmiş ve sınırlı bir dağıtım ağıyla izleyiciyle buluşmuştur. Çekimlerin büyük bir kısmı kapalı mekanlarda gerçekleştirilerek karakterin yaşadığı hapsolmuşluk hissi pekiştirilmiştir. Yapım, minimalist yaklaşımıyla türün meraklıları arasında butik bir iş olarak değerlendirilmektedir.
Sanrı, saf bir korku filminden ziyade psikolojik unsurların ağır bastığı bir gerilim filmidir. Jump-scare gibi unsurlar yerine atmosfer ve gizemle seyirciyi etkilemeyi hedefler.
Hikaye daha çok karakterin zihinsel durumu ve algı bozuklukları üzerine kuruludur; ancak anlatım tarzı izleyiciyi bu konuda sürekli şüphede bırakmaktadır.
Film, yaklaşık 1 saat 14 dakikalık süresiyle oldukça kompakt ve hızlı tüketilebilen, hikayesini gereksiz uzatmadan anlatan bir yapıya sahiptir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...