

Matthias

Csilla

Ana
Mrs. Dénes

The Mayor
Tibi

The Catholic Priest

Mr. Baciu
Zsolt
Mrs. Baciu
R.M.N., Almanya’daki işinden ayrılıp Transilvanya’daki çok etnikli köyüne dönen Matthias’ın hikayesiyle açılıyor. Oğlu Rudi’nin sessizleşen dünyası ve eski sevgilisi Csilla’ya duyduğu özlemle boğuşan Matthias, köyün huzurlu görünen yüzeyinin altında yatan canavarla yüzleşmek zorunda kalır. Köydeki yerel fırın, iş gücü açığını kapatmak için Sri Lanka’dan iki işçi getirdiğinde, yıllardır bir arada yaşayan topluluklar arasındaki gizli nefret ve yabancı düşmanlığı aniden patlak verir.
Film, bir beyin taraması (nükleer manyetik rezonans) metaforu üzerinden, toplumun en derinlerinde saklı duran korkuları, önyargıları ve şiddet eğilimini röntgen çekermişçesine ortaya koyuyor. Cristian Mungiu, bireysel hikayelerden yola çıkarak Avrupa’nın göbeğindeki hoşgörüsüzlük duvarlarını ve rasyonalitenin nasıl bir anda yok olabileceğini gösteriyor. R.M.N. izle seçeneğini değerlendiren izleyiciler, her sahnesiyle gerilimi tırmanan, politik ve psikolojik bir gerilimin içine çekiliyor.
Filmin başrolünde yer alan Marin Grigore, Matthias karakterinin kaba, sessiz ve geleneksel erkeklik rolleri arasında sıkışmış doğasını büyük bir başarıyla yansıtıyor. Karakterin hem ailesiyle olan kopuk bağı hem de toplumsal olaylar karşısındaki tutumu, Grigore’nin minimal ama güçlü oyunuyla hayat buluyor. Csilla rolündeki Judith State ise, rasyonel düşüncenin ve merhametin sesi olarak, köyün kolektif çılgınlığına karşı duran güçlü bir kadın portresi çiziyor.
Köy halkını canlandıran yardımcı oyuncu kadrosu, gerçekçilik duygusunu pekiştiren en önemli unsurlardan biri. Özellikle kilisede geçen ve tek planda çekilen meclis sahnesinde, her bir oyuncu toplumsal histerinin farklı bir tonunu izleyiciye hissettirmeyi başarıyor.
Romanya Yeni Dalgası'nın öncüsü Cristian Mungiu, bu filmle sinematografik dehasını bir kez daha kanıtlıyor. Sabit kamera açıları, uzun ve kesintisiz çekimler izleyicinin olayların içinde bir gözlemci gibi yer almasını sağlıyor. Filmin anlatım dili, didaktik olmaktan uzak; aksine izleyiciyi kendi ahlaki pusulasıyla baş başa bırakan bir sertliğe sahip. Dram filmleri kategorisinde yer alsa da, filmin taşıdığı tekinsiz atmosfer onu yer yer bir psikolojik gerilime dönüştürüyor.
Toplumsal analizlerin yapıldığı, siyasi alt metni güçlü ve gerçekçi sinemadan hoşlananlar için bu yapım bir başyapıt niteliğinde. Eğer insan doğasının karanlık taraflarını ve kitle psikolojisinin yıkıcılığını sorgulayan hikayeler ilginizi çekiyorsa, R.M.N. sizi derinden etkileyecektir. Ayrıca, Avrupa sinemasının minimalist ve güçlü görselliğini seven festival filmleri takipçileri için de mutlaka izlenmesi gereken bir eser.
R.M.N., günümüz dünyasında giderek yükselen milliyetçilik, ırkçılık ve yabancı korkusu gibi temaları, küçük bir köy ölçeğinde ama evrensel bir dille anlattığı için izlenmeli. Filmin 17 dakikalık kesintisiz meclis sahnesi, sinema tarihinde ders olarak okutulabilecek bir diyalog ve mizansen başarısıdır. Kendi içimizdeki canavarla yüzleşmek ve modern dünyanın çelişkilerini görmek için bu film eşsiz bir fırsat sunuyor.
Yabancı Düşmanlığı ve Irkçılık: Toplumun "öteki" olarak gördüğü kişilere karşı geliştirdiği irrasyonel nefret.
Gelenek vs. Modernite: Köyün yerleşik değerleri ile dış dünyadan gelen değişim rüzgarlarının çatışması.
Korkunun Anatomisi: Bilinmeyene karşı duyulan korkunun, insanları nasıl canavarlaştırabileceği.
Bu filmin sunduğu toplumsal gerilimi ve gerçekçi dokuyu sevdiyseniz, Mungiu’nun diğer önemli eseri 4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün filmini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca bir topluluğun kolektif şiddetine odaklanan Onur Savaşı (The Hunt) ve sistem eleştirisiyle öne çıkan Sefiller (Les Misérables) de benzer temaları işleyen güçlü yapımlardır.
Filmin adı hem nükleer manyetik rezonansın (beyin taraması) kısaltmasıdır hem de Romanya’nın (România) sessiz harflerini temsil eder.
2022 Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye için yarışan film, eleştirmenler tarafından yılın en iyi yapımları arasında gösterilmiştir.
Filmdeki meclis sahnesi, hiçbir kesme yapılmadan tek bir planda çekilmiş ve oyuncuların tüm diyalogları büyük bir titizlikle koreografi edilmiştir.
Film, modern Avrupa toplumunun yüzeydeki medeniyet katmanının altında yatan ilkel korkuları, ırkçılığı ve toplumsal şiddet eğilimini sorgulamaktadır.
Beyin taraması, karakterlerin ve toplumun görünmeyen, derinlerde saklı kalmış dürtülerini ve hastalıklarını (nefret, korku, bencillik) görme çabasını simgeler.
Film, Romanya’nın Transilvanya bölgesindeki çok dilli ve çok kültürlü köylerde çekilerek bölgenin özgün atmosferini beyazperdeye taşımıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...