

Jack Skellington (singing) / Barrel / Clown with the Tear away Face (voice)

Jack Skellington (voice)

Sally / Shock (voice)

Dr. Finkelstein (voice)

Mayor (voice)

Lock (voice)

Oogie Boogie (voice)
Santa Claus (voice)
Big Witch / WWD. (voice)

Corpse Kid / Corpse Mom / Small Witch (voice)
The Nightmare Before Christmas, her yıl korku dolu kutlamalar hazırlayan Cadılar Bayramı Kasabası'nın sevilen lideri Balkabağı Kralı Jack Skellington’ın hikayesini anlatıyor. Jack, sürekli aynı rutini tekrarlamaktan sıkılmış ve içsel bir boşluğa düşmüşken, tesadüfen Noel Kasabası’na giden bir kapıyı keşfeder. Noel’in renkli, neşeli ve sıcak atmosferi Jack’i büyülese de, o bu kavramı kendi karanlık penceresinden yorumlamaya başlar. Jack’in tek bir hedefi vardır: Bu yıl Noel’i kendisi devralacak ve "Noel Baba" rolünü üstlenecektir.
Ancak Jack'in iyi niyetli ama ürkütücü planları, işlerin hızla kontrolden çıkmasına neden olur. Geyiklerin yerine iskeletlerin, hediyelerin yerine ise korkutucu oyuncakların geçtiği bu yeni Noel, gerçek dünyada büyük bir kaosa yol açar. Jack’e gizliden gizliye aşık olan bez bebek Sally ise bu planın felaketle sonuçlanacağını sezen tek kişidir. Film, aidiyet, farklılıkları kabul etme ve tutkuların bazen yıkıcı olabileceği üzerine kurulu görsel bir şölen sunuyor.
Bu animasyon başyapıtında karakterlere can veren seslendirme kadrosu, filmin atmosferini tamamlayan en önemli unsurdur. Chris Sarandon, Jack Skellington’ın heyecanlı ve meraklı sesini başarıyla yansıtırken, karakterin o meşhur şarkılarını Danny Elfman bizzat seslendirmiştir. Elfman’ın vokalleri, Jack’in hüzünlü ve teatral yapısını mükemmel bir şekilde izleyiciye geçiriyor.
Catherine O’Hara, hüzünlü ve sağduyulu Sally rolüyle karakterin kırılganlığını ustalıkla seslendiriyor. Filmin asıl kötü adamı Oogie Boogie’ye ise Ken Page kendine has, ürkütücü ama bir o kadar da ritmik bir ses katıyor. Her bir karakter, seslendirme sanatçılarının performansı sayesinde sadece birer kukla olmaktan çıkıp, derinliği olan birer biyografi karakteri kadar gerçekçi birer figüre dönüşüyor.
Yapımcılığını Tim Burton’ın üstlendiği, yönetmenliğini ise stop-motion dehası Henry Selick’in yaptığı film, sinema tarihinin en özgün yapımlarından biridir. Sadece el emeğiyle hazırlanan kuklaların ve setlerin saniyede 24 kare hareket ettirilmesiyle çekilen bu eser, dijital teknolojinin henüz emekleme aşamasında olduğu bir dönemde görsel bir mucize yaratmıştır. Burton’ın karakteristik gotik estetiği ile Selick’in teknik ustalığı, filmi zamansız bir klasik haline getirmiştir.
Danny Elfman’ın bestelediği müzikler, filmi bir animasyon olmanın ötesine taşıyıp karanlık bir operaya dönüştürüyor. Karakterlerin duygusal değişimleri şarkılarla o kadar güçlü anlatılıyor ki, "This Is Halloween" veya "Jack's Lament" gibi eserler bugün bile kült statüsünü koruyor. Film, hem korku hem de neşe unsurlarını aynı potada eriterek izleyiciye alışılmadık bir duygu karmaşası yaşatıyor.
Animasyonun sadece çocuklar için olmadığını kanıtlayan bu yapımı, gotik sanatı ve alternatif hikaye anlatımını seven herkes izlemelidir. Görsel sanatlarla uğraşanlar için stop-motion tekniğinin zirvesini görmek adına eşsiz bir derstir. Hem Cadılar Bayramı hem de Noel ruhunu bir arada yaşamak isteyenler için harika bir aile filmi seçeneğidir. Tim Burton evreninin o tuhaf, karanlık ama bir o kadar da sevimli dünyasına girmek isteyen izleyiciler bu filme bayılacaktır.
Bu film, hayal gücünün sınır tanımadığının en somut kanıtı olduğu için izlenmelidir. The Nightmare Before Christmas, "kim olduğumuz" ve "kim olmaya çalıştığımız" arasındaki çatışmayı bir iskeletin üzerinden son derece dokunaklı bir şekilde anlatıyor. Her karesinde binlerce saatlik emek barındıran bu sanat eseri, günümüzün pürüzsüz CGI animasyonlarının aksine, elle dokunulabilir bir gerçeklik sunuyor. Hem müzikal kalitesi hem de felsefi derinliğiyle her izleyişte yeni bir detay keşfetmenizi sağlıyor.
Kimlik Arayışı: Kişinin kendi doğasından sıkılması ve başka biri olma arzusu.
Kültürel Çatışma: Korku temelli bir kültürün, neşe temelli bir kültürü (Noel) anlama çabasındaki absürtlükler.
Koşulsuz Sevgi: Sally’nin Jack’in hatalarına rağmen ona olan desteği ve sadakati.
Yaratıcılık ve Tutku: İyi niyetle yapılan eylemlerin, yanlış anlaşıldığında nasıl kaosa yol açabileceği.
Eğer Jack Skellington’ın bu gotik dünyasını sevdiyseniz, şu yapımları da listenize ekleyebilirsiniz:
Corpse Bride (Ölü Gelin): Tim Burton’ın yine stop-motion tekniğiyle çektiği, hüzünlü ve estetik bir aşk hikayesidir.
Coraline (Koralin ve Gizli Dünya): Henry Selick’in yönettiği, görsel olarak büyüleyici ama karanlık bir atmosfer sunan başarılı bir animasyondur.
Frankenweenie: Bir çocuğun köpeğini canlandırma çabasını anlatan, siyah-beyaz ve duygu yüklü bir aile filmi örneğidir.
Filmdeki karakterlerin hareketlerini sağlamak için yaklaşık 400 farklı Jack Skellington başı kullanılmıştır.
Bir dakikalık çekim süreci ortalama bir hafta sürmüştür; bu da filmin ne kadar büyük bir sabır eseri olduğunu gösterir.
Tim Burton, aslında filmi kendisi yönetmek istemiş ancak o sırada Batman Dönüyor çekimlerinde olduğu için koltuğu Henry Selick’e bırakmıştır.
Film, 1994 yılında En İyi Görsel Efekt dalında Oscar adaylığı alarak bu kategoride aday gösterilen ilk animasyon film olmuştur.
Bu tartışma yıllardır sürse de yönetmen Henry Selick bunun bir Cadılar Bayramı filmi olduğunu söylemiştir; ancak film her iki dönemin de vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir.
Filmde bazı ürkütücü tasarımlar olsa da, hikayenin kalbi ve karakterlerin sevimliliği bu korkuyu dengeler. Yine de çok küçük izleyiciler için ebeveyn gözetimi tavsiye edilir.
Burton filmin hikayesini yaratmış, karakterlerini tasarlamış ve yapımcılığını üstlenmiştir; ancak o dönemdeki yoğun programı nedeniyle yönetmenliği stop-motion uzmanı Henry Selick yapmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...