
Belgesel
Belgesel, "Irak'ta ne yanlış gitti?" sorusuna yanıt arıyor. Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesinden sonraki ilk aylar içinde alınan üç kritik karara odaklanıyor: Irak ordusunun tamamen lağvedilmesi, "Baasçılıktan Arındırma" politikasıyla devlet bürokrasisinin çökertilmesi ve Bağdat'ın yağmalanmasına seyirci kalınması.
Yönetmen Charles Ferguson, bu kararların nasıl alındığını ve sahadaki uzmanların uyarılarının Washington'daki siyasetçiler tarafından nasıl görmezden gelindiğini adım adım belgeliyor. Film, zafer ilanının ardından başlayan direnişin, iç savaşın ve bugün hâlâ etkileri süren bölgesel istikrarsızlığın tesadüf olmadığını; aksine devasa bir yönetim zafiyetinin ürünü olduğunu savunuyor.
No End in Sight, 2008 yılında En İyi Belgesel Film dalında Oscar adaylığı kazanmış ve Sundance'te Jüri Özel Ödülü almıştır. Filmin en güçlü yanı, duygusal bir ajitasyondan kaçınarak tamamen rasyonel bir analiz sunmasıdır. Charles Ferguson, o dönem görevde olan üst düzey bürokratlar, diplomatlar ve generallerle yaptığı röportajlarla, "içeriden" bir perspektif sunar. Belgesel, bir savaşın nasıl başlatılacağından ziyade, barışın nasıl yönetilemeyeceğine dair çarpıcı bir kanıttır. Bu yapım, siyasi belgesel türünün en başarılı yapımları arasında yer alır.
Yakın tarihe ilgi duyanlar, uluslararası ilişkiler ve strateji üzerine düşünenler ile "gerçeklerin perde arkasını" merak eden her bilinçli izleyici bu belgeseli mutlaka izlemeli. Eğer Inside Job veya Taxi to the Dark Side gibi yapımlardan etkilendiyseniz, bu film sizin için Orta Doğu denklemini tamamlayan bir parça olacaktır. Siyasetin sahadaki gerçeklerden koptuğunda ne kadar yıkıcı olabileceğini görmek isteyenler için başarılı bir belgesel deneyimidir.
Bu belgeseli izlemek için en büyük sebep, karmaşık bir siyasi süreci inanılmaz bir berraklıkla anlatmasıdır. Film, izleyiciyi sadece bilgilendirmekle kalmıyor; aynı zamanda liyakatin, sahadaki bilginin ve öngörünün bir devlet yönetimi için ne kadar hayati olduğunu gösteriyor. Bir ülkenin kaderinin, binlerce kilometre uzaktaki ofislerde alınan hatalı kararlarla nasıl karardığına şahit olmak sarsıcı bir deneyimdir.
Yönetim Zafiyeti: Uzman görüşlerinin ideolojik körlük nedeniyle göz ardı edilmesi.
Ordu ve Bürokrasi: Bir devletin omurgasını oluşturan kurumların yok edilmesinin sonuçları.
İşgal ve Kaos: Güvenlik boşluğunun radikal gruplar için nasıl bir zemin hazırladığı.
Sorumluluk: Alınan hatalı kararların bedelini sadece siyasetçilerin değil, milyonlarca masumun ödemesi.
Irak Savaşı ve Amerikan dış politikası üzerine daha derin bir dalış yapmak isterseniz, aynı yönetmenin finans krizini anlatan Inside Job belgeseli veya işkence politikalarını inceleyen Taxi to the Dark Side harika tercihlerdir. Kurgusal ama gerçekçi bir anlatım için Green Zone (Yeşil Bölge) veya işgalin ilk günlerini askerlerin gözünden anlatan Generation Kill dizisi de keyifli seyirler sunacaktır.
Belgeseldeki pek çok röportaj, Bush yönetiminde bizzat görev yapmış kişilerin itiraflarını ve hayal kırıklıklarını içerir.
Yönetmen Charles Ferguson, bir dış politika uzmanıdır ve bu belgeseli hazırlamak için 200'den fazla saatlik çekim yapmıştır.
Film, ABD'nin Irak'taki sivil yöneticisi L. Paul Bremer'in orduyu dağıtma kararının, direnişi (insurgency) tetikleyen "en büyük hata" olduğunu savunur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...