
New York Masalı, intiharın eşiğine gelmiş bir genç kadın ile hayatını tesadüfler üzerine kurmuş bir adamın New York sokaklarında başlayan sıra dışı hikâyesini anlatıyor. Deniz, yaşadığı hayal kırıklıkları sonucu her şeyden vazgeçmişken, bir köprüde hayatını değiştirecek olan o karşılaşmayı yaşar. Kaderin bir oyunuyla bir araya gelen bu insanlar, New York’un o devasa ama bir o kadar da yalnızlaştıran silüeti altında birbirlerine tutunmaya çalışırlar.
Film, sadece iki ana karakterin değil, çevresindeki diğer beş arkadaşın da hayatlarına dokunarak genişleyen bir kurguya sahip. Her birinin kendi içinde yaşadığı dramlar, hayalleri ve New York gibi sert bir şehirde tutunma çabaları, yer yer kahkahalarla yer yer de duygusal anlarla işleniyor. "Hayaller şehri" olarak bilinen bu metropol, karakterler için bazen bir hapishaneye bazen de yeniden doğuşun simgesine dönüşüyor.
Filmin başrollerini Esin Varan ve Ahmet Bodur paylaşıyor. Esin Varan, karakterinin içsel dünyasındaki kırılganlığı ve New York’un sertliği arasındaki dengeyi başarıyla yansıtıyor. Ahmet Bodur ise enerjik performansı ve doğal oyunculuğuyla hikâyenin romantik ve komik tonunu dengeliyor.
Kadroda ayrıca Peyman Umay, Mert Öcal ve Didem Erol gibi isimler yer alıyor. Oyuncular, Amerika’da yaşayan Türklerin günlük yaşam pratiklerini ve kültürel çatışmalarını sahici bir dille aktarıyorlar. Her karakterin kendine has bir "New York hikâyesi" olması, oyuncu kadrosunun performansını daha renkli ve dinamik bir hale getiriyor.
Yönetmen Doğan Özmekik’in imzasını taşıyan bu yapım, Amerika’da tamamı Türk bir ekip tarafından çekilen ilk uzun metrajlı romantik komedi olma özelliğini taşıyor. Film, Hollywood estetiği ile Türk sinemasının samimi anlatım dilini bir potada eritmeye çalışıyor. Görsel yönetimi ve New York manzaralarıyla izleyiciye keyifli bir seyir sunan yapım, gurbette yaşamanın getirdiği melankoliyi mizahla harmanlayarak tempoyu sürekli canlı tutuyor.
Hafta sonu kafa dağıtmak isteyen, romantik hikâyelerden hoşlanan ve New York atmosferini seven herkes bu filmi keyifle izleyebilir. Özellikle yurt dışında yaşama hayali kuranlar veya gurbetteki Türklerin sosyal dinamiklerini merak eden sinemaseverler için bu yerli film samimi bir alternatif sunuyor.
Filmi benzerlerinden ayıran en büyük özellik, New York’u sadece bir dekor olarak değil, hikâyenin sekizinci karakteri gibi konumlandırmasıdır. Klasik bir "birleşen hayatlar" öyküsünü, Amerika’daki Türk toplumu üzerinden anlatması filme özgün bir kimlik kazandırıyor. Eğer hayatın içindeki tesadüflere ve mucizelere inanmak istiyorsanız, bu masalsı anlatım sizi mutlu edecektir.
İkinci Şans: Hayatın en karanlık anında bile yeni bir kapının açılabileceği inancı.
Yalnızlık ve Şehir: Modern metropollerde bireyin kalabalıklar içindeki yalnızlığı.
Kader ve Tesadüf: Planlanmamış karşılaşmaların hayatın akışını nasıl değiştirdiği.
Bu filmin sunduğu romantik ve tesadüf odaklı atmosferi sevdiyseniz, yine bir tesadüf eseri yolları kesişen insanların öyküsünü anlatan Aşk Tesadüfleri Sever filmine göz atabilirsiniz. Ayrıca bir şehri merkeze alan benzer yapılar için İstanbul Kanatlarımın Altında veya global ölçekteki New York, I Love You gibi projeler de ilginizi çekebilir.
Filmin çekimleri New York’un en ikonik bölgeleri olan Central Park, Times Square ve Brooklyn Bridge gibi mekanlarda gerçekleştirildi. Çekimler sırasında tüm ekibin Türk olması, yerel basında da ilgiyle karşılandı. Filmin senaryosu oluşturulurken, New York’ta yaşayan gerçek kişilerin hikâyelerinden ve şehirdeki Türk göçmenlerin yaşadığı gerçek durumlardan ilham alındığı belirtilmiştir.
Filmin tamamı Amerika Birleşik Devletleri’nin New York şehrinde, gerçek mekanlar kullanılarak çekilmiştir.
Evet, film bir Türk yapımıdır ve dili Türkçe’dir; ancak hikâyenin geçtiği mekan gereği zaman zaman İngilizce diyaloglara ve New York’un kozmopolit yapısına yer verilmektedir.
New York Masalı, dramatik unsurlarla başlasa da genel tonu itibarıyla bir romantik komedidir ve izleyicide pozitif bir etki bırakmayı amaçlar.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...