
Suna

İmam

Muhtar

Suna's Mother

Gökçe
Mako

Yonca

Treasure Hunter

Belkıs
Filiz
Antik Neandria kentinin kalıntıları arasında, yoksulluk ve geleneklerin kıskacındaki bir köyde yaşayan Suna, atletizm tutkusuyla nefes alan genç bir kadındır. Koşmak, onun için sadece bir spor değil; yaşadığı coğrafyanın durağanlığından, annesinin beklentilerinden ve köyün dar sınırlarından kaçış biletidir. Suna, bir yandan yaklaşan büyük yarışlara hazırlanırken diğer yandan köyün hemen yanı başında planlanan taş ocağı projesine karşı verilen sessiz ama derin mücadeleye tanıklık eder.
Köy halkı, kutsal saydıkları toprakların ve tarihin talan edilmesi ile ekonomik vaatler arasında bölünmüş durumdadır. Suna’nın kişisel hırsları, köyün kaderiyle kesiştiğinde hikâye sadece bir başarı öyküsü olmaktan çıkıp, kolektif bir direnişin parçası haline gelir. Gençlik filmi dinamiklerini toplumsal bir meseleyle harmanlayan yapım, izleyiciyi Anadolu’nun sert ama büyüleyici atmosferinde bir keşfe çıkarıyor.
Suna karakterini canlandıran Deniz İlhan, ilk sinema deneyiminde karakterin içsel çatışmalarını ve fiziksel dayanıklılığını muazzam bir doğallıkla sergiliyor. Suna’nın her adımında hissettiği o özgürlük arzusunu, oyuncunun kararlı bakışlarında ve nefes alışverişlerinde hissetmek mümkün.
Köyün ileri gelenleri ve aile bireylerini canlandıran yan kadro, karakterlerin yerelliğini bozmadan evrensel bir dert ortaklığı kuruyor. Oyuncuların performansları, özellikle doğa ile olan fiziksel temas sahnelerinde filmin belgeselvari dürüstlüğünü pekiştiriyor. Ahmet Rıfat Şungar gibi deneyimli isimlerin varlığı da hikâyeye editoryal bir ağırlık katıyor.
Yönetmen Reha Erdem, kendine has sinematografik diliyle bu kez bir "ekolojik büyüme hikâyesi" kurguluyor. Filmin temposu, bir atletin kalp atışları gibi ritmik; kimi zaman hızlanan, kimi zaman doğanın sessizliğinde durulan bir yapıya sahip. Görüntü yönetimi, Neandria antik kentinin mistik dokusunu ve modern dünyanın yıkıcı araçlarını zıtlıklar üzerinden ustalıkla işliyor. Film, didaktik bir çevrecilik yerine, toprağın ve insanın ortak hafızasına vurgu yapan duygusal bir anlatım tercih ediyor.
Bağımsız sinema tutkunları ve Reha Erdem sinemasına aşina olanlar için bu yapım mutlaka görülmesi gerekenler listesinde. Eğer sosyal dram türündeki hikâyelerin, bireysel başarı öyküleriyle harmanlanmasından hoşlanıyorsanız, Neandria sizi tatmin edecektir. Ayrıca çevre bilinci yüksek izleyiciler ve kadınların toplum içindeki varoluş çabalarını izlemekten keyif alanlar için etkileyici bir seçenek sunuyor.
Neandria, sadece bir yarışa odaklanmıyor; o yarışın koşulduğu zeminin, yani toprağın kutsallığına dikkat çekiyor. Filmi benzerlerinden ayıran en büyük yön, ekolojik yıkımı bir arka plan öğesi değil, ana karakterin ruhsal gelişimiyle paralel giden bir organizma gibi işlemesi. Sinematografik olarak sunduğu görsel şölen ve alışılagelmiş Türk sineması kalıplarının dışındaki kurgu anlayışı, izleyiciye taze bir bakış açısı vaat ediyor.
Özgürlük ve Koşma: Fiziksel sınırları aşma isteğinin, ruhsal bir kurtuluşa dönüşmesi.
Ekolojik Direniş: Sanayileşme ve rant uğruna feda edilen tarihsel ve doğal mirasın savunulması.
Kadın Kimliği: Geleneksel bir toplumda genç bir kadının kendi yolunu çizme cesareti.
Tarih ve Hafıza: Antik kalıntılar ile günümüz yaşamı arasındaki kopmaz bağ.
Eğer Suna’nın bu direnç dolu yolculuğunu sevdiyseniz, bir kadının spor ve toplumla mücadelesini anlatan Mustang filmi ilginizi çekebilir. Benzer bir atmosferik anlatım ve doğa-insan ilişkisi için yönetmenin bir önceki işi olan Koca Dünya veya taşrada varoluş mücadelesini işleyen Sibel filmleri de listenizde yer almalı.
Film, çekim süreci boyunca sürdürülebilir film yapım tekniklerine dikkat edilerek "yeşil film" prensipleriyle hayata geçirilmiştir.
Başrol oyuncusu Deniz İlhan, rolüne hazırlanmak için uzun süre profesyonel atletizm antrenmanları yapmıştır.
Filmin çekildiği mekanlar, antik Neandria kentinin gerçek kalıntılarına ev sahipliği yapan Çanakkale’nin Ezine ilçesinde yer almaktadır.
Hayır, hikâye kurgusal olsa da Türkiye’nin pek çok bölgesinde yaşanan taş ocakları ve ekolojik yıkım projelerine karşı verilen gerçek mücadelelerden esinlenmiştir.
Neandria, Çanakkale sınırları içinde bulunan, Troas bölgesinin önemli antik kentlerinden biridir ve filmdeki ana mekânı temsil eder.
Film, geleneksel anlamda bir madalya kazanma öyküsünden ziyade, karakterin içsel özgürlüğünü kazanmasına ve doğayla kurduğu bağın zaferine odaklanıyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...