
New York’un göbeğinde, sıradan bir günde insanlar aniden oldukları yerde durur ve tuhaf davranışlar sergilemeye başlar. Sebebi bilinmeyen bir olay zinciri, kısa sürede büyük bir kaosa dönüşür. The Happening, izleyiciyi daha ilk dakikalardan itibaren "Neler oluyor?" sorusuyla baş başa bırakarak, kaçışın imkansız göründüğü bir atmosfer inşa eder.
Fen bilgisi öğretmeni Elliot Moore ve eşi Alma, bu açıklanamayan felaketten kurtulmak için kırsal bölgelere doğru yola çıkarlar. Ancak The Happening evreninde tehlike sadece şehirlerde değil, rüzgarın estiği her yerdedir. Film, karakterlerin hayatta kalma çabasını anlatırken aynı zamanda doğa ile insan arasındaki kopuk ilişkiyi de masaya yatırıyor.
M. Night Shyamalan’ın imzasını taşıyan bu yapımda, alışık olduğumuz canavarlar ya da uzaylı istilaları yok. The Happening, korkuyu tamamen görünmez ve somutlaştırılamayan bir güç üzerinden kurguluyor. Rüzgarın yapraklar arasındaki hışırtısı, bir anda en büyük korku kaynağına dönüşerek izleyicinin sinir uçlarıyla oynuyor.
Hayatta kalma içgüdüsü mü yoksa fedakarlık mı? The Happening boyunca karakterlerin verdiği kararlar, izleyiciye "Ben olsam ne yapardım?" sorusunu sorduruyor. Felaket karşısında birleşmek yerine dağılan topluluklar ve bireysel korkular, filmin dramatik yükünü artırırken gerilimi bir an bile düşürmüyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...