

Ana
Sorin's Mother
Roxana
Sorin

Biris

Pai

Mäe
Geo

Silviu
Nicoleta
1972 yılının Bükreş’inde, Çavuşesku diktatörlüğünün en karanlık dönemlerinden birinde geçen hikaye, lise öğrencisi Ana’nın iç dünyasına odaklanıyor. Ana, erkek arkadaşı Sorin’in ailesiyle birlikte ülkeden kaçacağını öğrenmesiyle derin bir hüzne boğulur. Bir grup arkadaşıyla birlikte, rejimin yasakladığı Radio Free Europe’un "Metronom" adlı müzik programını dinlemek ve Batı müziği eşliğinde dans etmek için bir ev partisinde buluşurlar. Gençlerin tek amacı, dönemin ruhunu yansıtan rock şarkılarıyla kısa bir süreliğine de olsa özgürlüğü hissetmektir.
Ancak bu masum eğlence, gizli polis teşkilatı Securitate’nin baskınıyla kabusa dönüşür. Gençlerin özgürlük hayalleri, sorgu odalarının soğuk duvarları ve ihanetin ağır yüküyle sınanacaktır. Metronom, kişisel bir aşk acısının nasıl politik bir direnişe ve toplumsal bir trajediye dönüştüğünü anlatan etkileyici bir dram filmi örneğidir.
Filmin başrolünde Ana karakterini canlandıran Mara Bugarin, ilk büyük rolünde olağanüstü bir performans sergiliyor. Bugarin, karakterinin çocuksu saflığı ile rejimin baskısı altında olgunlaşmak zorunda kalan vakur duruşunu başarıyla dengeliyor. Sorin rolündeki Serban Lazarovici, gitmekle kalmak arasındaki sıkışmışlığı izleyiciye hissettirirken; sorgu memuru rolündeki Vlad Ivanov, her zamanki gibi soğukkanlı ve tekinsiz oyunculuğuyla filmin gerilim dozunu artırıyor.
Yönetmen Alexandru Belc, oyuncu yönetiminde doğallığı ön plana çıkararak, 70'li yılların Romen gençliğini karikatürize etmeden, tüm gerçekliğiyle beyaz perdeye taşıyor.
Cannes Film Festivali’nde Belirli Bir Bakış bölümünde En İyi Yönetmen ödülünü kazanan Alexandru Belc, bu ilk uzun metrajında Romen Yeni Dalgası’nın mirasını başarıyla sürdürüyor. Film, dar çerçeve oranı ve uzun sekans çekimleriyle izleyiciyi o dönemin klostrofobik atmosferine hapsediyor. "Metronom" programından yayılan Janis Joplin ve Jimi Hendrix ezgileri, baskıcı rejimin gri sessizliğiyle müthiş bir tezat oluşturuyor. Yönetmenlik, izleyiciyi bir gözlemci gibi değil, o korku dolu sorgu odasındaki bir tanık gibi hissettirmeyi başarıyor.
Siyasi tarihle harmanlanmış kişisel hikayeleri, dönem atmosferini iliklerine kadar hissettiren yapımları ve Avrupa sinemasını sevenler için bu film mutlaka izlenmeli. Eğer bağımsız sinema örneklerinden ve toplumsal baskı altında bireyin duruşunu inceleyen hikayelerden keyif alıyorsanız, Metronom sizi derinden etkileyecektir. Aynı zamanda müzik ve özgürlük arasındaki kopmaz bağı merak eden her sinema sever bu yapımı listesine eklemeli.
Film, sadece bir diktatörlük eleştirisi değil, aynı zamanda gençliğin ölümsüz enerjisine bir saygı duruşu niteliğinde. Özgürlüğün ne kadar kırılgan olduğunu ve bir mektubun, bir şarkının ya da bir dansın totaliter bir rejim için nasıl birer tehdit unsuruna dönüşebileceğini çarpıcı bir şekilde gösteriyor. Teknik yetkinliği ve duygusal dürüstlüğü, onu son yılların en dikkat çekici dönem filmlerinden biri yapıyor.
Baskı ve Özgürlük: Devletin en mahrem alanlara kadar sızan denetim mekanizması.
Gençlik ve İsyan: Yasaklanan müziğin ve Batı kültürünün bir direniş sembolüne dönüşmesi.
İhanet ve Sadakat: Korku ikliminde dostluğun ve aşkın girdiği çetin sınavlar.
Zamanın Ruhu: 1970'ler Romanya'sının sosyal ve siyasal dokusu.
Bu filmin yarattığı politik gerilimi ve atmosferi sevdiyseniz, şu yapımlara da göz atabilirsiniz:
4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün: Romen sinemasının baskı ve çaresizlik üzerine kurulu en güçlü dram örneklerinden biri.
Başkalarının Hayatı: Gözetleme kültürü ve bireysel vicdan üzerine unutulmaz bir başyapıt.
Soğuk Savaş: İdeolojilerin gölgesinde kalmış imkansız bir aşk hikayesi.
Film, adını o dönem Romanya'da gizlice dinlenen efsanevi radyo programı Metronom'dan alır.
Yönetmen Alexandru Belc, aslında bir belgeselci kökenli olduğu için filmin görsel dilinde yüksek bir gerçekçilik hakimdir.
Filmdeki parti sahnesi, dönemin gençlik ruhunu yakalamak adına uzun provalar ve gerçek plaklar kullanılarak çekilmiştir.
Film, 1970'li yılların Romanya'sında yaşanan genel toplumsal baskıları ve gençlerin Securitate ile olan gerçek mücadelelerini temel alan kurgusal bir hikayedir.
Politika filmin zeminini oluştursa da odak noktası Ana'nın duygusal yolculuğu ve ilk aşkın yarattığı heyecan ile acıdır; dolayısıyla insani yönü çok daha ağır basar.
Film orijinal olarak Rumence çekilmiştir ve dönemin dil yapısını, lehçesini yansıtmaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...