
Masal, adının aksine pembe hayallerden uzak, hayatın içinden gelen sert ve çıplak bir gerçeği beyazperdeye taşıyor. Hikâye, geçmişin yüklerinden kurtulmaya çalışan ve kendilerine yeni bir başlangıç arayan bir grup karakterin trajik ama bir o kadar da insani öyküsüne odaklanıyor. Şehrin kaosunda kendi seslerini duyurmaya çalışan bu insanlar, kaderin cilvesiyle hiç beklenmedik bir noktada bir araya gelirler. Her birinin heybesinde farklı bir acı, farklı bir "masal" vardır; ancak gerçekler hepsini ortak bir paydada buluşturur.
Film, bireylerin kendi içsel dünyalarındaki çatışmaları toplumsal yozlaşma ve adalet arayışı temalarıyla harmanlıyor. Bir yanda hayalleri yıkılmış bir adamın sessiz çığlığı, diğer yanda sistemin çarkları arasında sıkışmış hayatlar... Masal, izleyiciye "Kendi masalımızı yazmak ne kadar elimizde?" sorusunu sordururken, karakterlerin birbirlerinin yaralarına dokunuşunu etkileyici bir dille aktarıyor. Bu dram filmi, bir kaçış değil, aksine hayatın tam merkezine yapılan cesur bir yolculuk niteliği taşıyor.
Filmin başrollerinde yer alan Gökhan Mumcu, Tayfun Sav ve Tolga Yüce, karakterlerin yaşadığı duygusal boşluğu ve derin üzüntüyü büyük bir ustalıkla yansıtıyor. Gökhan Mumcu, canlandırdığı karakterin içsel dinginliğini ve yeri geldiğinde patlama noktasına gelen öfkesini dengeli bir performansla sunuyor.
Tayfun Sav ve Tolga Yüce ise filmin editoryal gücünü artıran yan karakterlerle hikâyeyi zenginleştiriyorlar. Özellikle karakterler arasındaki diyalogların doğallığı ve oyuncuların bu diyaloglara kattığı ruh, filmin izleyici üzerindeki etkisini katlıyor. Oyuncu kadrosunun samimiyeti, Masal’ın bir kurgudan ziyade yaşayan bir anlatı gibi hissedilmesini sağlıyor.
Yönetmen Arin Arjen Öztürk, ilk uzun metrajlı denemesi olan bu yapımda, görsel estetik ile hikâye anlatıcılığını başarılı bir şekilde birleştiriyor. Filmin temposu, bir dramın gerektirdiği ağırlığı taşırken, izleyiciyi içine çeken atmosferik çekimlerle desteklenmiş. Yönetmen, karakterlerin yalnızlığını vurgulamak için şehir peyzajlarını ve dar mekanları birer anlatı aracı olarak kullanıyor. Türk sinemasının bağımsız dram türü örnekleri arasında yer alan yapım, toplumsal meselelere bakış açısıyla özgün bir duruş sergiliyor.
Bu film, özellikle karakter analizlerine dayalı ve psikolojik derinliği olan hikâyeleri seven izleyiciler için tasarlanmış. Hayatın içinden gelen, süssüz ve gerçekçi bir anlatı arayan sinemaseverler, Masal’ın dünyasında kendilerinden bir parça bulacaklardır. Eğer aksiyon dolu sahneler yerine, insan ruhunun labirentlerinde dolaşan ve iz bırakan bir aile filmi ya da dram arıyorsanız, bu yapım listenizde yer almalı.
Masal, modern dünyanın insanı nasıl yabancılaştırdığını ve bu yabancılaşmanın ancak empatiyle aşılabileceğini gösterdiği için izlenmeli. Filmi benzerlerinden ayıran yönü, acıyı estetize etmek yerine olduğu gibi sunması ve izleyiciyi vicdani bir hesaplaşmaya davet etmesidir. Ayrıca, bağımsız bir Türk yapımı olarak sunduğu sinematografik kalite ve oyuncuların adanmışlığı, yapımı izlenmeye değer kılan diğer unsurlar arasında.
Yabancılaşma: Modern şehir hayatında bireyin kendi özüne ve çevresine uzaklaşması.
Umut ve Hayal Kırıklığı: En kötü senaryoda bile bir çıkış yolu arama içgüdüsü.
Kader: Tesadüflerin insan hayatını kökten değiştirme gücü.
Yüzleşme: Geçmişin hatalarıyla hesaplaşma ve arınma süreci.
Eğer Masal’ın hüzünlü ve gerçekçi dokusunu sevdiyseniz, Türk sinemasının ödüllü yönetmenlerinden Zeki Demirkubuz veya Nuri Bilge Ceylan’ın erken dönem dram filmleri sizin için iyi birer alternatif olabilir. Karakterlerin kesişen hayatlarını konu alan yapısı itibarıyla Kader veya Üç Maymun gibi filmler de benzer bir seyir zevki sunacaktır.
Film, Erik Sanat yapımcılığında düşük bir bütçeyle ama büyük bir sanatsal kaygıyla hayata geçirilmiştir. Çekimler sırasında yönetmen Arin Arjen Öztürk’ün, oyuncuların doğaçlama yapmalarına alan tanıdığı ve bu sayede sahnelerdeki gerçekçilik duygusunun artırıldığı bilinmektedir. 2016 yılında vizyona giren yapım, vizyon takvimindeki diğer büyük bütçeli filmlerin aksine, fısıltı gazetesiyle kendi izleyici kitlesini yaratmayı hedeflemiştir.
Film, toplamda 1 saat 43 dakikalık süresiyle karakterlerin dünyasına derinlemesine dalmak için yeterli bir zaman dilimi sunuyor.
Hikâyenin geçtiği atmosferi yansıtmak adına çekimlerin büyük bir bölümü İstanbul'un farklı semtlerinde gerçekleştirilmiştir.
İçerdiği psikolojik temalar ve dramatik yapısı nedeniyle genellikle 13 yaş ve üzeri izleyici kitlesi için uygun görülmektedir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...