
Dublin’de geçen hikâye, uzun zaman önce terk ettiği oğlunun ölüm haberini alan orta yaşlı Margaret (Rachel Griffiths) etrafında döner. Margaret, bu trajik haberle başa çıkmaya çalışırken, mahallesinde yaralı bir şekilde bulduğu evsiz ve hırçın genç Joe (Barry Keoghan) ile tuhaf bir bağ kurar.
İkili arasındaki ilişki; anne-oğul şefkati ile tekinsiz bir erotizm arasındaki o belirsiz ve tehlikeli çizgide gidip gelir. Margaret, kaybettiği oğlunun boşluğunu Joe ile doldurmaya çalışırken, Joe da hayatında hiç görmediği bir sığınağı Margaret’ta bulur. Mammal, yas sürecinin ne kadar çarpık yollara sapabileceğini gösteren, klostrofobik bir dramdır.
Film, özellikle iki başrol oyuncusunun riskli ve cesur performanslarıyla ayakta duruyor:
Rachel Griffiths: Margaret rolünde, duygularını içine hapseden ama bedeniyle her şeyi anlatan muazzam bir oyunculuk sergiliyor.
Barry Keoghan: Joe rolünde, kariyerinin başındaki o "tekinsiz ve vahşi genç" aurasını en saf haliyle sunuyor. (The Killing of a Sacred Deer ve Banshees of Inisherin filmlerindeki başarısının sinyallerini bu filmde veriyor.)
Michael McElhatton: (Game of Thrones'un Roose Bolton'ı) Margaret'ın eski eşi Matt rolünde, geçmişin hayaletlerini temsil eden soğuk bir karakter çiziyor.
Mammal, ana akım sinemanın "yas" ve "aile" kalıplarını yıkan bir yapım. Yönetmen Rebecca Daly, diyalogdan ziyade sessizliğe ve fiziksel temasın (veya temas eksikliğinin) yarattığı gerilime odaklanıyor. Filmin adı olan "Memeli", insanın en temel hayvani içgüdülerine —besleme, korunma, dokunma— bir gönderme niteliği taşıyor.
Editoryal bir not olarak; film oldukça yavaş ilerleyen (slow-burn) bir tempoya sahip ve bazı sahneleri ahlaki açıdan izleyiciyi rahatsız edebilir. Ancak Barry Keoghan hayranları için, onun o kendine has "evcil olmayan" enerjisini görmek adına mutlaka izlenmesi gereken bir iş.
Barry Keoghan'ın Yükselişi: Bugünün en büyük yıldızlarından birinin, ham ve işlenmemiş yeteneğine şahitlik etmek için.
Kederin Anatomisi: Yasın sadece ağlamak olmadığını, bazen garip takıntılara dönüştüğünü görmek için.
İrlanda Sineması: Dublin’in puslu ve gri atmosferini, karakterlerin ruh haliyle birleştiren başarılı sinematografi için.
Eğer bu tarz rahatsız edici ama derinlikli dramları seviyorsanız, The Killing of a Sacred Deer (Kutsal Geyiğin Ölümü) veya yasın sınırlarını zorlayan Rabbit Hole (Mutluluğun Peşinde) filmlerine göz atabilirsiniz.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...