Gazeteci Lloyd Vogel, hayata karşı öfke dolu ve şüpheci yaklaşımıyla tanınan, kalemini adeta bir silah gibi kullanan başarılı bir yazardır. Esquire dergisi için Amerika’nın en sevilen televizyon figürlerinden biri olan Fred Rogers ile bir profil röportajı yapması istendiğinde, bu görevi küçümseyerek kabul eder. Lloyd için Bay Rogers, yetişkinlerin dünyasında yeri olmayan, fazla iyimser ve yüzeysel bir figürden ibarettir.
Ancak ikili bir araya geldiğinde, Fred Rogers’ın çocuklara hitap eden o dingin ve anlayışlı tavrı, Lloyd’un yıllardır içinde biriktirdiği baba figürüne dair travmaları ve öfkeyi tetikler. Film, sıradan bir röportajın nasıl derin bir içsel yolculuğa dönüştüğünü ve Bay Rogers’ın sarsılmaz nezaketinin, en katı kalpleri bile nasıl yumuşatabileceğini ustalıkla anlatıyor. Bu bir biyografi filminden ziyade, insan ruhuna dokunan bir şifa öyküsüdür.
Fred Rogers rolünde karşımıza çıkan Tom Hanks, karakterin sadece ses tonunu ve jestlerini kopyalamakla kalmıyor, onun ruhundaki o eşsiz huzuru ekrana yansıtıyor. Hanks'in performansı, Rogers’ın ikonik hırkasını giydiği andan itibaren izleyiciyi büyüleyen bir samimiyete sahip.
Lloyd Vogel karakterine hayat veren Matthew Rhys, içsel çatışmalar yaşayan, huysuz ve yaralı bir adamı canlandırırken Tom Hanks ile müthiş bir kontrast oluşturuyor. Lloyd’un babası Jerry rolünde izlediğimiz Chris Cooper ise, pişmanlık ve gurur arasında sıkışmış karakteriyle hikâyenin duygusal yükünü başarıyla sırtlıyor.
Yönetmen Marielle Heller, filmi Fred Rogers’ın televizyon programının estetiğiyle harmanlayarak oldukça yaratıcı bir anlatım dili kurmuş. Şehirler arası geçişlerde kullanılan maket görselleri, izleyiciye adeta bir çocuk programının içindeymiş hissi veriyor. Temposu düşük görünse de, her sahnenin altında yatan psikolojik derinlik filmi sürükleyici kılıyor. Dram türündeki bu yapım, günümüzün kaotik dünyasında unuttuğumuz empati kavramını yeniden hatırlatıyor.
Hayatın koşturmacası içinde yorulmuş, insani değerlere dair inancını tazelemek isteyen herkes bu filmi listesine almalı. Özellikle baba-oğul çatışmalarını konu alan yapımlardan hoşlananlar ve psikolojik derinliği olan filmler arayan izleyiciler için Mahallede Güzel Bir Gün oldukça tatmin edici bir tercih olacaktır. Aile bağlarını ve affetme temasını merkezine alan bu film, yetişkinler için çekilmiş bir "duygusal eğitim" dersi niteliğindedir.
Bu film, Hollywood’un alışılagelmiş büyük aksiyonları veya karmaşık entrikaları yerine, sadece "iyi bir insan olmanın" ne kadar devrimsel bir eylem olabileceğini gösterdiği için izlenmeli. Fred Rogers gibi gerçek bir figürün felsefesini, didaktik olmadan, sanatsal bir dille anlatması filmi rakiplerinden ayırıyor. Tom Hanks’in Oscar adaylığı getiren performansını görmek bile tek başına yeterli bir sebep.
Bağışlama: Geçmişin yüklerinden kurtulmak için en yakınlarımızı bile affetmenin gerekliliği.
Duygusal Farkındalık: Öfke, hüzün ve hayal kırıklığı gibi duyguların kabul edilmesi ve sağlıklı yollarla dışa vurulması.
Nezaket: Dünyayı daha yaşanılır kılanın büyük kahramanlıklar değil, küçük ve içten nezaket gösterileri olduğu.
Eğer bu filmin yarattığı o huzurlu ve düşündürücü atmosferi sevdiyseniz, Robin Williams'ın unutulmaz performansıyla Can Dostum (Good Will Hunting) veya bir öğretmenin öğrencileri üzerindeki etkisini anlatan Ölü Ozanlar Derneği filmlerini izleyebilirsiniz. Ayrıca Fred Rogers’ın hayatını daha yakından tanımak isterseniz Won't You Be My Neighbor? adlı belgesel de harika bir tamamlayıcı olacaktır.
Film, Tom Junod’un 1998 yılında Esquire dergisinde yayımlanan "Can You Say... Hero?" adlı gerçek makalesinden esinlenmiştir.
Tom Hanks, çekimler sırasında Fred Rogers’ın gerçek eşi Joanne Rogers ile vakit geçirerek karaktere hazırlanmıştır.
Filmdeki stüdyo sahneleri, orijinal "Mister Rogers' Neighborhood" programının çekildiği stüdyoda, aslına uygun olarak yeniden inşa edilen dekorlarla çekilmiştir.
Evet, Fred Rogers hayatı boyunca çocukların duygusal gelişimi için çalışmış ve özel hayatında da filmde yansıtılan o sabırlı ve nazik tavrını korumuştur.
Ana karakter Lloyd Vogel kurgusal bir isim olsa da, hikâye yazar Tom Junod'un Fred Rogers ile tanıştıktan sonra hayatının değişmesini konu alan gerçek olaylara dayanmaktadır.
Tom Hanks, bu filmdeki performansıyla 2020 yılında "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" dalında hem Oscar hem de Altın Küre'ye aday gösterilmiştir.
Toplam 1 adet

Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...